Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


CHP Nereye?

Yayınlanma Tarihi : 11 - 11 - 2015 : 15:59
BEN HABER GAZETESİ 38.SAYI
 
 
 
Elbette bu bir ‘vur abalıya’ yazısı değil! AK Parti’nin 1 Kasım zaferini kutlayıp, sonuçları demokrasinin vazgeçilemez anlayışıyla saygıyla karşılarken; özellikle ana muhalefet partisi CHP’nin neden oylarını çoğaltamadığına ilişkin düşünmek, bu ülkede yaşayan her yurttaşın hakkı. Bu noktada önemli olan, eleştirel bir bakışı sağduyu ile buluşturarak, konuyu daha dışarıdan, katkı veren bir yerden değerlendirebilmek. CHP 7 Haziran genel seçimlerinde yüzde 24. 94 civarında bir oy almıştı. 1 Kasım’da bu oran az bir artış ile yüzde 25.3’e çıktı. 2011 seçimlerinde de alınan sonuç yüzde 26 dolaylarındaydı. Bu tabloya baktığınızda CHP’nin yıllardır toplumun diğer yüzde 75’ine bir şekilde ulaşamadığını, onları etkileyemediğini görüyoruz. CHP, bunu nasıl başaracak, en azından yüzde 30’ları aşabilmeyi gelecekte başarabilecek mi? Sonuçta Kemal Kılıçdaroğlu, dürüst, güvenilir, çalışkan, nitelikli bir lider. Sorun bir lider sorunu mu yoksa CHP’nin topluma sunabildikleriyle mi ilgili. CHP toplumun bütününü kucaklayabilecek, bir Türkiye partisi olabilecek mi? 
Bu konuların her biri şu anda tartışılmaya başlandı, önümüzdeki günlerde, bu konular bir strateji tartışmasına dönüşecek. Bu da doğaldır. CHP'nin farklı yollarla hem kendi tabanı, hem de kendi dışındaki kitleler ile çok daha fazla temas etmesi gerektiği, CHP tabanını ve partiyi takip eden uzmanlarda genel ortak bir görüş. 
 
Elbette CHP, özellikle son birkaç yıldır, geleneksel tabanının biraz daha dışına çıkmış durumda. Ancak CHP’nin ürettiği, üretmeye çalıştığı, yenilikçi söylemleri, kitleler ile buluşturacak örgütlenme kanalları, henüz bir sistem olarak organize olmuş durumda değil. CHP’nin bir diğer sorunu da muhafazakar kesimlere seslenebilecek, onları yakalayabilecek politikaları tam üretememiş olması. Bu kesim ile CHP’nin temsil ettiği değerlerin barıştırılamaması da, başlı başına sorun sayılabilir. CHP’nin tamamen ‘evrensel sol değerler’ aracılığıyla, toplumun tüm kesimlerini, yeterince etkileyememesi, zaten derinlerde yatan bir sıkıntı. Yine CHP’nin elinde bulunan yerel yönetimlerin bir bölümünün halk nezdinde, bazen çok iyi sınavlar verememesi, hem evrensel sol değerler üzerinden, hem de etkin hizmet politikaları üzerinden, yurttaşları çok fazla etkileyememesi, CHP için engel sayılabilir. Bütün bunları aşmak için, ciddi örgütsel yenilenme, detaylı iletişim politikası hayata geçirilmesi gerekirken, CHP’nin toplumu etkileyen sosyal demokrat kişi ve eğilimlere, sivil toplum örgütlerine, il, ilçe, semt, mahalle bazında uzaklığı bile temel bir sorun. 
 
Geçmiş yıllarda AK Parti’nin yerel yönetimler üzerinden iktidara yürüdüğü bir daha hatırlanırsa; CHP’nin yerelde iktidarını simgeleyen İzmir başta olmak üzere, İstanbul’un CHP’li belediyelerinin iktidar olduğu birimlerde, oyların CHP lehine yükselişini inceleyerek, yerel politikaların daha çok önemsendiği yaklaşımları öne çıkarmak, partinin bir diğer ihtiyacı. 
Örgütün çizgisinde, yapısında, CHP’de parti içi siyaset yapma tarzlarında, ciddi reformlar gerçekleştirmek, CHP’nin uzun süredir temel ihtiyacı sayılabilir. Bu reformlar, parti içi huzursuzlukları gidermekte, insanları motive etmekte öncü rol oynayabilir. Parti içi gerçek anlamda demokrasi geliştirmek, partiyi hareketlendirecektir. CHP ideolojik açılımında, yenilenme sürecinde, bir yandan toplumun tüm kesimlerinden insanları ortak ilkeler çevresinde toparlarken, diğer yandan Kürt sorunu gibi hayati bir meselede, çözümü ya da çözümsüzlüğü, sadece AK Parti’ye ya da HDP’ye bırakarak, risk almama politikasını terk etmeli. Barış sürecinin inşasında, Kürt sorunun çözümünde, daha kalıcı, daha temel doğruları, çekinmeden evrensel sol değerler üzerinden söyleyebilmeli; bu yol ayrımında, sahici, barışçıl, devrimci, öncü bir rol üstlenebilmeli. Bunun gerçekleşebilmesi için, CHP hiçbir özeleştiriden kaçınmamalı, parti içi tartışmaları, örgütlü bir şekilde paylaşılır kılarak, kendi tabanına yaymalı, ortak bir sol söylem oluşturabilmeli. Şurası bir gerçek ki bugün Kürt sorununu barışçıl bir şekilde çözmeyi sürekli erteleyen Türkiye’nin, dünyaya gerçek anlamda entegrasyonu, Avrupa Birliği üyesi olabilmesi, değişen ortamlarda sürekli ertelenecek. Kürt sorunu, hep kıyısından ya da ortasından, Türkiye’yi sarsarak etkileyecek. 
Kısacası CHP'yi önümüzdeki günlerde ciddi ideolojik, örgütsel tartışmalar bekliyor. 
Bu tartışmaların sonuçları, gelecek dönemde CHP'nin Türkiye siyasetindeki yerini yeniden belirleyecek. İyimser, çalışkan, pozitif, yenilenmiş, inançlı, barışçıl, gerçekçi, toplumun tüm kesimleriyle barışan, Kürt sorununun çözümü konusunda öncülük yapan, solcu bir CHP de, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek. Bu konuda yazılacak çok şey var.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İki Nokta
(15 - 11 - 2016)
İmge Yeryüzü
(02 - 11 - 2016)
Dostların Sesi
(25 - 10 - 2016)
İyilik Duygusu
(31 - 08 - 2016)
Sessizlik İyidir
(08 - 07 - 2016)
Karma
(13 - 06 - 2016)
Anlam Arayışı
(23 - 05 - 2016)
Masallar, Gerçekler
(25 - 04 - 2016)
Eğer Bir Çocuk...
(12 - 04 - 2016)
Eco’nun izleri
(09 - 03 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN