Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Evrensel Cinayet Ayıbı

Yayınlanma Tarihi : 06 - 11 - 2015 : 09:06
Ülkemizde gazetecilerin susturulmasındaki siyasi talep katsayısının yüksekliği, kaynağını ve kanlı geleneğini imparatorluk basınından alıyor.
Osmanlıda işlenen basın cinayetlerine kurban giden gazeteciler, iktidarlarının eleştirilmesinden hoşlanmayan hırslı ve dengesiz kadroların kurbanıydılar.
Cumhuriyet döneminde de gazeteci susturmak isteyenlerin başvurdukları yollardan birisi de sinsi cinayetlerdi.
Aynı yöntemle basını susturmak ve göz korkutarak eleştirilerden kurtulmak iblisliği, siyasi tarihimizde gazetecilik meslek geleneğinden hiç eksik olmadı.
Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar nice yetişmiş meslek erbabı ve vatan evladı, hain pusularda sıkılmış kurşunların hedefinde can verdiler...
 
Son yıllarda öldürülen gazetecilerin geniş listesinden, birkaç ismi anmak için adlarını buraya yazıyorum. Bu isimleri yazarken, gerçekte, bütün meslek erbabının suikasta kurban gidenlerini rahmetle anıyorum.
Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Musa Anter, İzzet Kezer, Hırant Dink hain namluların hedefinde hayata veda ettiler. 
 
Gazeteci katliamı sadece ülkemize mahsus bir hainlik uygulaması değildir. Bütün dünya ülkelerinde onlarca, yüzlerce örneklerle kendini tekrarlayan bir musibet iptila haline gelmiştir.
İşte size bir örnek: Dünya üzerinde her beş günde bir gazeteci öldürülüyor...
Evet! Dünya üzerinde her beş günde bir gazeteci öldürülüyor.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, son 10 yıllık görevi sırasında 700’den fazla gazetecinin öldürüldüğünü belirterek, gazetecilere karşı işlenen suçların cezasız kalmamasını istemiş.
Evet, genel sekreterin bu iyi niyetli temennisi, hayatın gerçekleri içinde çaresizliğin ifadesinde, teselli aramak niyetinin ötesine geçen hiçbir içerik ve sonuç talebi taşımıyor.
Çünkü hiçbir ülkenin uygulamasındaki cinayetlerden, hiçbirinin durdurulması yolunda herhangi etkinlik sağlanamıyor.
Daha kötüsü bir etkinlik sağlayabilecek, tesir ve ihtimal değeri taşımıyor.
 
Genel Sekreter, bu açıklamayı, “Gazetecilere Karşı İşlenen Suçların Cezasız Kalmasının Önlenmesi Günü” münasebetiyle düzenlenen törende yapıyor.
Bütün dünyada gazeteciler, mesleklerini en hızlı, en doğru ve en gerçekçi değerlerle haberleştirilmek için çalışırlar.
Ancak kendilerine yönelen alçak tuzaklar ve tertipler nedense bir türlü nihayet bulmaz. Peki, o zaman bu tür toplantıların cinayet önlemede etkisi yok diye, bu hatırlatmaların kaldırılması düşünülür mü?
Hayır! Çünkü sinsi tuzaklar, küçük kurnazlıklar, kara niyetli cinayet tertipleri bu anmalardaki ayıplamalara bağlı olarak, giderek terbiye görür ve azalmaya başlar... Bu sadece bir umut ve hayırlı temenniden ibarettir...
 
İşin acı yanı ne biliyor musunuz sevgili okuyucularım.
Hem BM Genel Sekreteri, hem de UNESCO Genel Direktörü, gazetecilerin maruz kaldığı suikastların ve cinayetlerin işlendiği ülkelerde, pek özenli ve dikkatli bir takibin yapılmadığından, hatta savsaklandığından şikayet ediyorlar.
Ülkemizin geçmişinde, faili meçhul kalmış cinayetlerde, nice değerli gazetecileri kaybettik.
Böyle günlerde yapılan anma toplantılarının evrensel boyutunda, elbette ki önemli telkinler yapılıyor. Ama hiçbirinin bu hain girişimleri durduracak tesiri olmuyor.
Gazetecilere Karşı İşlenen Suçların Cezasız Kalmasının Önlenmesi gününde sadece dua edebiliyorum. Tanrının böyle felaketlerden, ülkemi korumasını diliyorum...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN