Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


''Seçim Vaadi'' Vergiye Takılmamalı...

Yayınlanma Tarihi : 05 - 11 - 2015 : 09:32
“Dördüncü dört yıllık istikrar dönemi”ne girerken, sıra geldi, seçim meydanlarında verilen sözlerin yerine getirilmesine... Seçmen “Al sana oy... Hadi bakalım yap...” dediğine göre, siyasetçinin de kaçışı yok gibi görünüyor ama, “Burası Türkiye” gerçeği, bir kez daha “1.300 liralık asgari ücret sözü” ile karşımıza çıkacak gibi görünüyor.
“1.500 liralık asgari ücret” CHP’nin 7 Haziran seçimi vaatleri arasında en popüler olanlarından birisiydi. Ağır geçim koşulları altında ezilen asgari ücretli vatandaş kesimi üzerinde, bu gün ellerine geçen paranın yüzde 50 daha fazlası anlamına gelen bu seçim vaadinin, seçmen çoğunluğu gözünde hiç bir “kıymeti harbiyesi”nin olmadığını seçim sonuçları ortaya koydu. CHP’nin oylarını kıpırdatmaya bile yetmedi.
Ancak 1 Kasım seçimleri öncesi iktidar partisinin “1.300 lira asgari ücret” vaadinin, seçmende karşılık bulduğunu düşünüyorum.
CHP’nin, “1.500 lira” sözü didik didik soruldu, “şöyle... şöyle.... şöyle yapacağızı da” tam bir mantık ve hesap silsilesi içinde anlatıldı, hatta “Ey işverenler... CHP sizin üzerinizden seçim vaadinde bulunuyor” şikayetleri de, “1.500 liralık asgari ücret vaadi işverene yansımayacak, bunu devlet işveren üzerindeki asgari ücret maiyetini düşürerek karşılayacağız” açıklamasıyla gerçekçiliğe oturtuldu.
 
İşçi Sendikaları Temsilcileri Nerede?
Ancak, AKP’nin son seçim vaatleri arasında yer alan “1.300 lira asgari ücret” sözde kalacak, hükümetin “asgari ücretten alınan vergiden fedakarlık etmemesine” takılacak gibi görünüyor. Görülüyor ki, “bu seçim vaadi”nin altı doldurulmamış.
Nitekim, ekonominin patronu Ali Babacan açık açık söylüyor; Asgari ücretin rakam belirlemesi bir hükümet işi değil, içinde hükümetin de bulunduğu çeşitli kurum temsilcilerinin işi...
Buradan şu anlamı çıkarabilmek zor değil; Hükümet, asgari ücret üzerindeki vergilerde düzenlemeye gitmedikçe, ağır girdi maliyetleri ile yaşam mücadelesi veren işveren kesimi, yüzde 30’luk bir asgari ücret maliyetini asla üstlenmeyecek, bir seçim vaadini öz bütçesinden gerçekleştirmeye yanaşmayacaktır.
Bu alandaki seçim sözlerinin gerçekleştirilmesinin takipçisi olma durumundaki işçi sendikaları temsilcilerinin sessizliği ise ayrı bir “Türkiye gerçeği” olarak karşımızdadır.
Dilerim hükümet kanadı, milyonlarca insanın yaşan standardını ilgilendiren asgari ücrette CHP formülünü uygulamakta bir sakınca görmez, bu alandaki umutları da söndürmez.
 
Hiç Bir Sisteme Karşı Değilim...
7 Haziran seçimleri öncesinde cılız da olsa “başkanlık sistemi” telaffuz edilmişti. 1 Kasım seçim stratejisi demetlerinden çıkarıldı. Ancak, seçim sonrasında en önemli gündem maddelerinden birisi de “başkanlık sistemi” olarak önümüze sürüldü. Ben şahsen, evrensel kurallara oturtulmuş hiçbir yönetim sistemine karşı değilim. İster ABD’nin başkanlık sistemi olsun, ister Fransa’nın yarı başkanlık... Hatta isterseniz, İngiltere’nin kraliyet sistemi. Hepsinin başım üzerinde yeri vardır.
Ancak, AKP sözcülerinin savunduğu, içinde neler barındırdığı bilinmeyen “sistem”ini tartışmak kadar, CHP’nin “başkanlık”a karşı çıkışını da anlamıyorum. Bu toplumsal sağduyunun, şu düşünülen “yönetim sistemi paketi”nin içini de görme hakkı bulunduğunu düşünüyorum.
Bunun “kişi üzerine kurulan bir sistem olmadığı”nı savunucularının ağzından net bir şekilde anladık da, ondan sonra geleceklerin, - hadi bizim nesli bir kenara bırakalım- çocuklarımızı nasıl yöneteceğini kavrayamadık.
Sayın başkanlık sistemi savunucuları; hadi bir iyilik edin de, bize “daha iyi” dediğiniz sistemin paketini bir açıp içini gösterin...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN