Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Yeniden Bir Seçim Yaşayabilirz

Yayınlanma Tarihi : 30 - 10 - 2015 : 12:05
BEN HABER GAZETESİ 37.SAYI
 
Siyasetten ekonomiye, yerel yönetimlerden kentin sorunlarına kadar gündeme dair merak ettiğiniz her şey Genel Yayın Yönetmenimiz Erol Yaraş’ın yorumlarıyla bu sayfada sizlerle buluşuyor. 
 
 
 
Türkiye kaotik bir ortamda seçime gidiyor. Siz bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ülkenin batısı kuzeyi güneyi her ne kadar sakin görünse de doğu ve güneydoğu pek sakin değil. Bütün endişe Güneydoğu’da sağlıklı oy verilip verilmeyeceği. Bu görev de hükümetin ve partilerin görevidir. Türkiye ne kadar zor dönemler de geçirse, belli bir sürede sakinleşmesini bilen bir ülkedir. Ben inanıyorum ki 1 Kasım sürecinde Türkiye sakin olacaktır. İnşallah yanılmam. Çünkü eğer o bölgede oy kullanılmazsa seçim sakat bir seçim olmuş olur. Hatta seçim iptaline kadar da gidebilir. Oradaki yaklaşık 1 milyon insan sağlıklı oy kullanamazsa şayet, bu seçime sağlıklı bir seçim denmez. Onun için Türkiye yeniden bir seçim yaşamak zorunda bırakılabilir. Bu yüzden umarım sağduyu galip gelir ve sağlıklı bir seçime gideriz. 
 
 
MHP 4.PARTİ OLABİLİR
Seçim sonrası Türkiye’yi nasıl bir dönem bekliyor, öngörünüz nedir? Koalisyon mu tek parti iktidarı mı?
Ben hemen hemen aynı tabloyla karşılaşacağımızı düşünüyorum. Yanlı yansız, taraflı tarafsız bütün anketleri analiz ettiğiniz zaman görünen o ki pek farklı bir tablo çıkmayacak. Tabii farklı bir tablo çıkacak aslında ama koalisyonun dışında farklı bir tablo çıkmayacak. Bu ülke yeniden koalisyonu deneyecek. Ama değişen şu olabilir; parti sıralaması yaparsak MHP 4. parti olabilir.
 
 
Eğer koalisyon kararı çıkarsa sandıktan sizce bu kez partiler bir koalisyon kurmayı başarabilirler mi?
Başarmak zorundalar. Ekonomik anlamda geldiğimiz noktada Türkiye’nin bir 3-4 ay daha yeni bir seçime tahammülü yok. Bunu düşünmek bile bu ülkeye kötülük demektir. Elbette “Madem aynı tablo çıkacaksa 7 Haziran’dan sonra neden koalisyon yapmadık?” tartışması olabilir ama Türk toplumu bu sefer siyasi iradeye diyor ki “uzlaş”… Bu ülkede kan dökülmesinin önüne geçilecekse, kamplaşmanın keskin uçları törpülenecekse, uzlaşma olacaksa, insanlar artık birbirleriyle yaşamak zorunda olduklarına inanacaksa o zaman uzlaşın diyor vatandaş. Onun için mutlaka koalisyon kurulmalı. 
 
MHP-HDP RTÜK’TE NASIL BİR ARAYA GELİYOR?
 
Hangi partiler koalisyona daha yakın? 
AK Parti birinci parti olacağı için, AK Parti – MHP ya da AK Parti – CHP koalisyonu olabilir. Böyle bir hükümete de 1-2 yıl ömür biçerim. MHP dışarıdan destekli bir HDP’ye “hayır” dediği sürece bir CHP-MHP koalisyonu beklenemez. Burada aslında MHP’nin tutarsızlıkları da var. Eğer MHP, HDP ile hiçbir ortamda bir araya gelmek istemiyorsa RTÜK’te nasıl bir araya geliyorlar? Son dönemde RTÜK’te 5 kişi muhalefetten, 4 kişi de iktidardan. Şu anda 5’i bir araya gelerek karar alıyorlar. E nasıl MHP, HDP ile bir araya gelip de AK Parti’nin tasvip etmediği kararları alabiliyor? Demek ki bir araya gelebiliyorlar. O zaman hükümet kurmada neden “bir araya gelmeyiz” diyorlar? MHP’nin bu çelişkileri ortadan kaldırması lazım. 
 
 
 
1 KASIM SEÇİMLERİNİ BOŞU BOŞUNA YAPIYORUZ
 
Siz koalisyon olabilir diyorsunuz ama bu kırmızı çizgiler ne olacak?
Onlar törpülenmek zorunda. Türkiye’nin artık bir anlamda kapris haline gelmiş o kurallara tahammülü yok. Herkes asgari müştereke inecek, herkes verebileceği kadar taviz verecek, bir masanın etrafında oturup hükümeti kuracaklar. Başka bir alternatifi yok. Bu ülke, başta ekonomi olmak üzere belli reformlarını yapacak ve ondan sonra da yeniden bir seçim yaşayabiliriz. Ama önce ülkeye bir nefes aldırmak zorundalar. Yoksa bu yıkıntının altından 4 parti de kalkamaz. En fazla kırmızı çizgiyi de MHP ortaya koyuyor. Bu çizgiler bana göre tutarsız. Tek tek bakarsak MHP’nin 4 şartına; birinci şartı olan Anayasa’nın değişmez 4 maddesini zaten AK Parti de tartışmıyor. MHP bunu niye söylüyor anlamış değilim. İkinci şartı, çözüm süreci… E zaten AK Parti “çözüm sürecini buzdolabına koydum, tanımıyorum artık” diyor. Üçüncüsü, 17-25 Aralık soruşturması. Bu, hükümetin işi değil ki. Bu, Meclis’in işi. Zaten bu kararı hükümet almayacak, bu kararı Meclis alacak. Bu önergeler Meclis’e geldiği zaman sen el kaldırabilirsin. Seni burada bağlayan bir şey yok. O yüzden bu da geçersiz bir bahane. Gelelim dördüncü şarta… Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin meşru sınırlara çekilmesi. Zaten sen Meclis’i doğru düzgün çalıştırırsan Cumhurbaşkanı kendi yasal sınırlarında durmak zorunda kalacak. Bu da hükümeti ilgilendirmiyor. O zaman sen artık 4 şart üzerinden ayak diretemezsin. 
 
Biz o zaman 1 Kasım seçimlerini boşuna mı yapıyoruz?
Bana göre boşu boşuna yapıyoruz. Bu 4 şart geçersiz şartlar. Bunu her MHP’liyle tartışabilirim. Bunda mantık var mı? MHP, ayakları yere basmayan 4 madde ileri sürüyor. Umarım seçimden sonra onların da ayakları yere basacak. MHP’nin bir de şunu düşünmesi lazım ülkenin geleceği açısından; MHP’de bir Kürt realitesi var mı artık? Var. Peki Kürt ile Türk beraber yaşamak zorunda mı bu ülkede? Evet zorunda. O zaman MHP’nin de bir Kürt politikasının olması lazım. Bunu toplumla paylaşması lazım. Ben MHP’nin Kürt politikasıyla ilgili hiçbir şey duymadım. Bu ülkede artık Kürt toplumunu yok saymak mümkün değil. Madem herkes lafa geldiğinde, Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle diyebiliyorsa, bu lafın gerekliliğindeki yaşam koşullarının ne olduğu artık deklare edilmek zorunda. Ben inanıyorum ki önümüzdeki Meclis daha sağduyulu bir Meclis olacak. En önemli görev de MHP’ye düşüyor. Çünkü MHP eğer milletvekili kaybederse –ki kaybedecek- 7 Haziran gecesinden başlayan yanlış politikalarının bedelini ödemiş olacak. Eğer 1 Kasım’dan sonra da yine bu uzlaşmaz tavrını ortaya koyarsa bu sefer MHP daha ağır bedel ödeyecek. 
 
Seçim sonrası için Bahçeli’nin ortaya attığı 5.parti kavramı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sayın Bahçeli’nin söylediği yeni bir şey değil. Son 4-5 yıldır merkez sağda bir parti olabilir şeklinde söylemler ortada dolanıyor. Elbette yeni partiler kurulabilir. Ama temeli ne olacak bu partinin, onu Sayın Bahçeli’nin söylemesi lazım. Eğer AK Parti bu seçimlerde yüzde 30’lu rakamlarda bir netice alırsa elbette ülkede yeni bir merkez sağ parti oluşabilir. Ama yeniden iktidarın ana ortağı olursa ve bir sonraki seçimlerde Türkiye’yi farklı hissettirirlerse o zaman yeni bir parti kurulmaz. Eğer bu dönemde de Sayın Bahçeli MHP’yi iktidar dışı bırakırsa, MHP Sayın Bahçeli’yi sorgulamaya başlar. 
 
 
CHP İZMİR’DE BİRKAÇ VEKİL DAHA ALIR
 
İzmir’de sonuç ne olacak sizce? Kimler kazanacak, kimler kaybedecek?
İzmir biliniyor zaten. Bugüne kadar eşit bir yarış olmuyor İzmir’de. Her zaman CHP’nin bir ağırlığı var. Ama her zaman söylüyorum bu ağırlık İzmirlinin CHP’ye isteyerek verdiği bir ağırlık değil. CHP’ye oy verenlerle konuşun birçoğu severek vermiyor oyunu.  Neden? Çünkü listeler yapılırken 6 tane kontenjan kondu bu şehre. O kontenjanlarda bir tane İzmirlinin görüşü alınmadı. CHP bu konuda bir dayatmacılık içinde yıllardır İzmirliye. Bundan dolayı İzmirli mutsuz ama yine de CHP İzmir’de oyunu alacaktır. Minimum 2 maksimum 3 milletvekilliği el değiştirecektir İzmir’de. Bunlar da bana sorarsanız CHP’ye gidecek. 
 
Siz bir basın mensubu olarak partilerin iletişimini nasıl buluyorsunuz? Yani siz hangi partiyle daha rahat diyalog kuruyorsunuz? Hangi partiyi daha içine kapanık görüyorsunuz?
Yılların verdiği geçmiş diyaloglarla iletişim kurmakta zorlandığım bir parti olduğunu söyleyemem. Ancak yine de MHP ile daha zor diyalog kurduğumu söyleyebilirim. Özellikle il yönetimi bazında pek bir tanışıklığımız yok. Bu durum da bizden kaynaklanmıyor. Çünkü arkadaşlarımız kendilerini çok davet ediyorlar ancak il yönetimi bu davetlere icabet etmiyor. Ama milletvekilliği aday bazında bir sıkıntı yok. Sayın Ahmet Kenan Tanrıkulu ve Sayın Senem Kılıç başta olmak üzere vekil adaylarımızla diyaloglarımız iyi. Ama il bazında pek iyi olduğunu söyleyemem.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN