Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Fazıl Say ile Gülse Birsel’in Mesajları Çok İyi Okunmalı

Yayınlanma Tarihi : 31 - 10 - 2015 : 09:26
Önce Fazıl Say hepimize onur veren bir ödül aldı.
Fransa’daki Cumhuriyet ve Laiklik Komitesi, “Uluslararası Laiklik Ödülü”nü ünlü piyanistimiz Fazıl Say’a verdi.
Say siyasilerin, sanatçıların, işadamlarının, belediye başkanının katıldığı törende yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:
 
— Türkiye’de laiklik konusunda her şey kötüye gidiyor.
— Laiklik benim memleketim Türkiye’de cesur lider Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet ile özdeşleşmiş bir kavramdır.
— Bizler için laiklik, bilimde, sanatta, sporda, dünyada var olmak isteyen Türkiye insanının, farklı inançları ve farklı etnik kökenlere sahip halkına, eşit insan hakları ve tüm inanışlara ve inançsızlara adil hak tanıyan bir adalettir.
— Hayyam’ın bir mısrasını tweet olarak attığım için ceza almıştım, çünkü hukuk işlemiyor.
—Çocuklarımız için artık çok şey yapmalıyız.
 
Fazıl Say’dan iki gün sonra, komedi yazarı ve komedyen Gülse Birsel, İngiltere’deki Türkiye Araştırmalar Merkezi tarafından dağıtılan “Toplumsal Başarı Ödülü”ne layık görüldü.
Birsel de, İngiliz parlamento üyelerinin, İngiliz işadamlarının ve gazetecilerin katıldığı törende şu konuşmayı yaptı:
***
— Komedi yazarı ve komedyen olarak işim zor.
—Çünkü, bu aralar Türkiye’nin keyfi yok.
— Ama bir dahaki sefere görüştüğümüzde umuyor ve diliyorum ki, ülkemiz barış ve birinci sınıf bir demokrasiye kavuşmuş olur.
 
Bu iki isim Türkiye’nin en az yüzde 80’inin çok sevdiği ve saygı duyduğu sanatçılardır.
Her ikisi de uluslararası ödül törenlerinde ülkemizdeki demokrasi eksikliğinden, keyifsizlikten, barış özleminden söz ediyor ve gelecekle ilgili umutsuzluklarını, endişelerini dile getiriyorlarsa..
O zaman..
Hem iktidara talip olanların, hem de oylarıyla iktidarı belirleyecek olan vatandaşların ciddi ciddi düşünmeleri gerekir.
İktidara talip olanlar; ekonomiden, yatırımlardan, projelerden ziyade “memleketin barış özlemini ön plana çekmek” zorundadırlar.
İktidarı oylarıyla belirleyecek olanlar ise; tercihlerini “ülkede barışı ve huzuru sağlayacaklardan yana” kullanmalılar.
 
Fazıl Say ile Gülse Birsel yalnızca iki kişi olarak görülebilirler.
Ancak, arkalarında toplumun büyük bölümünün durduğu ve aynı düşünceyi paylaştıkları unutulmasın.
Unutanlar hata ederler.
 
 
Keşke Kadın Gibi Yaşayabilsen
Trabzonspor’un “tuhaf” başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Trabzonspor sahasında Gaziantepspor ile 2-2 berabere kalınca çıldırdı, hakemleri 4 saat odasından çıkartmadı.
Futbol tarihimizde ilk kez böyle bir skandal yaşanırken, Hacıosmanoğlu bir de kadınlara saldırdı, onları aşağılayıcı sözler etti:
—Öleceksek de adam gibi öleceğiz, kadın gibi yaşamayacağız.
—Bizi kadın gibi yaşatmaya da kimsenin gücü yetmez.
 
Belli ki Trabzon başkanının kadınlara hiç saygısı ve sevgisi bulunmuyor, içinde de onlara karşı öfkeler patlıyor.
Takımının kötü gidişini ve zayıflığını bile “kadınlar gibi yaşamaya” benzetiyor.
Demek ki onun nezdinde kadınlar kötü, kadın gibi yaşamak ise berbat bir şey..
Kendisine Allah akıl fikir versin, bir an önce de aklını başına getirsin temennisinde bulunarak, kadınların güçleriyle ilgili bazı sözleri ona hatırlatmak isterim:
 
—Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir.
—Kadınların fazla kuvvetli sözcük kullanmadan, bütün duygularını anlatmakta eşsiz bir kabiliyetleri vardır.
—Kadınların gözleri keskin, zekaları uyanık, düşünceleri vesveseli olur.
—Gökyüzünün yarısını, kadınlar taşır.
—Kadınlar, aylarca sıkıntıya, tehlikeye katlanarak neslin çoğalmasına hizmet ettiklerinden, hayat kaynağıdırlar.
—Kadınlar, dünyaya getirdikleri çocukları sevgiyle büyütüp adam ettiklerinden, eğitim kaynağıdırlar.
—Kadınlar, her türlü sıkıntıya ve kedere dayandıklarından, sabır kaynağıdırlar.
—Kadınlar, dertlilere hastalara yardıma koştuklarından, merhamet ve ümit kaynağıdırlar.
 
Trabzonspor Başkanı bu evrensel sözlerin bazılarını aklında tutabilirse, hiç tanımadığı kadınlar hakkında bir daha öyle mantıksız ve aşağılayıcı laflar etmez ve bir daha bu kadar küçük düşmez.
 
 
Bebek Olsam Burada Burada Doğmak İsterdim
-Türkiye’deki bebek ölüm hızı oranı yüzde 11.1..
- İzmir’deki bebek ölüm oranı hızı yüzde 9.1..
- Bu konuda İzmir ülkede 54’üncü sırada..
 
Bu da demek oluyor ki..
İzmir bebek ölümlerini Türkiye geneline oranla çok daha fazla engelleyebiliyor, daha etkin rol üstleniyor, daha büyük başarı sağlıyor, bebekleri de daha çok yaşatıyor.
İşte bize kentimizle, hekimlerimizle, sağlık çalışanlarımızla övünebileceğimiz bir alan daha.
 
 
Ya Fener Sıkılırsa
- Fenerbahçe Teknik Direktörü Pereira, basın toplantısında takımın kötü futboluyla ilgili soru sorulunca “bu sorulardan sıkıldım artık” deyip, canlı yayını terk etmiş.
- O daha soruya tahammül edemeyip sıkılıyorsa, ya Fener taraftarı ne yapsın? Bu durumda onların tribünleri komple terk etmeleri gerekir!..
 
 
Her Ülkede Öyle Değil
- Tayland’da güzellik kraliçesi seçilen kızın, sokaklardan kağıt topladığı ve bunları satarak hayatını kazandığı ortaya çıkmış.
- Demek ki sokaktan kraliçeliğe yükselmiş. Bizde ise tersi oluyor. Kraliçeler, yıldızlar, şöhretler yıllar sonra sokağa düşüyorlar!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN