Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İzmir’in İki Yüzü

Yayınlanma Tarihi : 28 - 10 - 2015 : 08:43
Yerel muhalefetin ve özellikle de her seçim döneminde milletvekili adaylarının hedef tahtası haline getirdiği İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB), bazan dipsiz-sapsız eleştirileri bile savunma durumunda bırakılırken, bir taraftan da diğer şehirleri kıskandıracak kalıcı proje performansları ortaya koyuyor.
 
Sağlam finans yapısı, uluslararası alanda borçlanabilirlik ve güven özelliği ile, dünyanın en tanınmış değerlendirme kuruluşlarının da iyi notlarını almayı hak kazanan İBB’ye bir ödül de Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği’ne bağlı Şehir Palancıları Odası’ndan gelmiş ve “Raci Bademli İyi Şehircilik Uygulamaları” ödülü verilmiş.
 
İBB’ye bu prestijli ödül, bizim zaman zaman yavaş yürümesinden, işinin ehli müteahhide ihale yapılmamasından şikayet ettiğimiz Mavişehir’den İnciraltı’na uzanan “Kıyı Tasarım Projesi” için verilmiş.
Konak Belediyesi Radyo ve Demokrasi Müzesi, Saadet Mirci Evi, Bornova Belediyesi de “Geçmişten Bugüne Bornova” ile Raci Bademci En İyi Uygulamalar Özendirme Ödülü’nün sahibi olmuş.
Demek ki, muhaliflerin eleştirmek için açık aradığı belediyelerin çalışmalarını, tarafsızlık ve uzmanlık içinde gözleyen ve ödüllendiren bir Türkiye uzmanlık kurumu var. Her üç belediyemizin başkanından en alt kademe çalışanına, emeği geçmiş geçmiş yönetimlere bu kentin bir sakini olarak kutluyor, iki yılda bir yapılan değerlendirmelerde ödülendirilecek yeni projelere imza atmalarını bekliyorum.
 
Dokunulmazlık!...
Başkan Aziz Kocaoğlu’nun da zaman zaman ifade ettiği gibi, bunca büyük projelere imzaların atıldığı İzmir’de “katı atık” sorunu halen kalıcı bir çözüme kavuşmuş görünmüyor. Bu iş için nereye el atılsa, hemen hazırda bekleyen muhaliflerle birlikte itirazcılar harekete geçiyor: “Kentimizin çöple anılmasını istemiyoruz.”
 
İtiraz ve eleştirilerin mutlak haksız, dayanaksız olduğunu savunmuyorum. Ancak, işi Büyükşehir’in üzerine yıkıp, seyirci pozisyonuna geçmelerini şaşkınlıkla izliyorum. Eleştiri, karşı çıkma, yanında öneri terbiyesini de taşırsa değerlidir.
Kendimi “bilirkişi” konumuna koymasam da, 50 yıldır bu kentin tüm sorunlarına kafa yormuş, onlarca belediye başkanı ve yönetim tarzına tanık olmuş bir meslek erbabı olarak, kendime o kadar da haksızlık etmek istemiyorum. Örneğin; İzmir’in göbeğinde kalmış çimento fabrikaları ile taş mıcır ocaklarının açtığı dev çukurların neden değerlendirilmesi yoluna gidilmediğine bir türlü akıl erdiremiyorum.
Nitekim; bunun uygulanmış güzel bir örneği de var... Çimentaş’ın önünde açılmış dev çukurlara şu anki santral garajın yapılmış olması, sonrasında çevresinde dev blokların yükselmesinin sağlanması gibi...
Ayrıca nüfusu 4 milyonu bulmuş bir kentin tüm çöpünü toplayıp dev bir tesise taşımak yerine, yakın ilçelerin çöpünü değerlendirecek lokal tesislerin daha yerinde ve yararlı olacağını düşünüyorum. O zaman, belediyelere de çöplerine tesis bulma gibi sorumluluk da yüklenmiş olur. 
 
“Siyasi zorlama” yoksa...
Haftanın “bomba haber”lerinden birisi de, Çeşme’deki çöp depolama alanı nedeniyle Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun ilgili ekibi hakkında açılmış soruşturmanın, Vali Mustafa Toprak’ın izni ile yargıya taşınmasının önünün açılmış olması. Eğer bu soruşturmanın altında, son yıllarda çok alışık olduğumuz gibi bir “siyasi harekete geçirme” durumu yoksa, gocunacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. Tüm kamu görevlilerin üstlendikleri görevlerini çevre duyarlılığı ve kanunlar çerçevesinde yapmasına inanıyorum. Bir yanda, bir çok alanda ödüllendirilen bir şehir, bir yanda çöpe saplanmış bir şehir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN