Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Tatil Değil Sandık Diyenlere Tebrik

Yayınlanma Tarihi : 27 - 10 - 2015 : 07:58
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile 1 Kasım seçimleri birleştirildi, tam 5 gün tatil oluşturuldu.
Yarından itibaren pazartesiye kadar tatil imkanı var.
Bu bağlantıyla, halka istediği yere gitme, “uzun seyahate çıkma” fırsatı verildi.
Verildi verilmesine ama, o dala uzanan olmadı.
Çünkü, vatandaş tahmin edilenden “daha duyarlı” çıktı.
Tatil yapmak yerine sandığa gitmeyi tercih etti.
Sorumluluk duygusu, “keyfilikten” ağır bastı ve önceliği seçim aldı.
 
Belli ki, çoğunluk oyunu kullanmak için ikametgahının bulunduğu adreste kalmayı tercih etmiş görünüyor.
Beş günlük tatile çıkmak yerine, “bir-iki günlük geziler” düşünülüyor.
Ancak ne olursa olsun, herkes pazar günü mutlaka oyunu kullanmak niyetinde.
 
Ki, bu tablo demokrasi adına elbette çok umutlandırıcı ve mutlu edici..
Demek ki insanlarımız “oylarının ve sandığın önemini” iyice anlamış, “seçme hakkının değerini” tam olarak kavramış durumdalar.
***
Ayrıca biliyorsunuz..
Son 7 Haziran genel seçiminde katılım oranı rekor kırmış ve yüzde 87’ye ulaşmıştı.
1 Kasım için aynı oranın yakalanamayacağı görüşünde olanlar var.
Ancak ben aksini düşünüyorum.
Sandığa gitme oranının yine 7 Haziran’ı bulacağı, hatta biraz da geçebileceği tahminini yürütüyorum.
Yurt dışındaki katılım oranında görülen ciddi artış ise elimi güçlendiriyor.
1 Kasım’a olan ilgi, 7 Haziran’ı geçmiş durumda.
Dış ülkelerde 8 Ekim’den beri devam eden oy kullanma işlemi sona erdi.
2 milyon 895 bin 885 seçmenin yaşadığı 54 ülkede 113 temsilcilikte sandık başına gidildi.
Gümrüklerle birlikte 1 milyon 300 bin oyun kullanılması bekleniyor.
Bu da, yurt dışındaki seçmenlerin seçime katılım oranının 7 Haziran’ı solladığını ve oranın yüzde 45’lere ulaştığını gösteriyor.
Benzer artışın Türkiye’de de olacağını ve yeni bir rekor yakalabileceğimizi umuyorum.
 
Böyle olduğunu biliyoruz ki zaten
 
Araştırmalara göre, Türkiye’de seçim vaatlerinin sadece yüzde 40’ı yerine getiriliyormuş.
Sözlerin yüzde 60’ı ise havada kalıyormuş.
Havada kalanların başında da demokrasi vaatleri geliyormuş.
***
— İsveçli siyasiler ise vaatlerinin yüzde 89’unu..
— İngiliz politikacılar yüzde 80’ini..
— İrlandalılar yüzde 79’unu..
— Amerikalı siyasiler yüzde 64’ünü..
— Bulgar politikacılar bile yüzde 60’ını yerine getiriyormuş.
 
Anlayacağınız..
En bol seçim vaadi bizde, ama bu vaatlerin en düşük yerine getirilme oranı yine bizde..
Neyse ki vatandaş araştırmalara yansıyan gerçeği gayet iyi biliyor.
O yüzden, araştırma yapılmasına hiç gerek yok!..
 
Suudi’ye bak..
Atatürk’e bak..
 
Kadınlara ilk kez seçme ve seçilme hakkının verildiği Suudi Arabistan’da, 12 Aralık’ta yapılacak yerel seçimler için adaylığını koyan kadın adaylara çeşitli kısıtlamalar getirildi.
Buna göre..
 
— Kadın adaylar erkek temsilci atamak zorundalar.
—Seçmenleriyle doğrudan konuşmaları yasak.
—Seçim broşürlerine fotoğraflarını basmalarına izin yok.
— Seçim merkezlerinde ayrı kapalı bir alanda duracaklar.
Büyük Atatürk ise, kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkını tam 85 yıl önce, 1930’da verdi.
Üstelik, Suudiler’de 85 yıl sonra olduğu gibi “göstermelik” değil, tam özgür, tam bağımsız olarak..
Sadece bu örnek bile..
 
—Atatürk’ün niye ölümsüz durduğunu..
— Niye kalplerde yaşadığını..
— Niye daima yaşayacağını..
— Niye dünya lideri olduğunu..
 
Anlamaya yeter de artar aslında!..
 
Vah erkekler vah
 
— Kadınlar cep telefonları olmayınca kendilerini “kayıp ve çıplak” hissediyorlarmış.
— Yüzde 30’u cep telefonu olmadan yaşayamayacağını belirtmiş.
— Yüzde 24’ü telefonuyla “duygusal bir bağı” olduğunu söylemiş.
 
Erkeklerin yığınla rakibi vardı, anlaşılan bunlara bir de cep telefonu eklendi.
Hatta sanırım cep telefonları, kadınların gözünde erkeklerden daha kıymetli hale bile geldi!..
Vah erkek milleti vah!..
 
Kafa ayarı bulunur mu
 
- Dünyada saatler bir saat geri alınırken Türkiye almamış, herkesten farklı olarak bir saat ileride kalmış.
- Tamam da.. Mühim olan saatlerin ileriliği-geriliği değil, kafaların ileride olması değil midir!.. Asıl onun bir ayarı yok mu acaba!..
 
Pulun değeri düştü galiba
 
- Ajda Pekkan “şöhret başa bela, damga pulu gibi kalıyorsun, aslında bu kadar ünlü olmak istemezdim” demiş.
- Şöhret olmak, ün salmak ve “diva” olmak için 50 senedir allanıp-pullanırken iyiydi de, bunlar şimdi mi tu kaka oldu?
 
Büyüyünce benzemesin
 
- Uzmanlar “çocuklarınıza süslü bebek almayın, genç kızlığa özendiriyor, onun yerine bez bebekleri tercih edin” demiş.
- İyi güzel ama o bezler de çok bakımsızlar.. Bu bebeklerle büyüyen kızlar, sonra tıpkı onlar gibi oluyorlar. Yok mudur ikisinin ortası!..
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN