Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Hazin Bir Veda: Çetin Altan

Yayınlanma Tarihi : 24 - 10 - 2015 : 09:26
Bir edebiyat ustası, hayatının son cümlesi olarak, “ülkeme demokrasinin geldiğini göremeden gidiyorum” diyorsa, nasıl hicranlı bir veda hazırlığı içinde olduğunu düşünebilir misiniz?
Elbette düşünebilirsiniz...
Çünkü siz de aynı ıstıraplı günlerin acısında ve baskısında ezildiniz...
Her dönemin acılarını, hicranlı hayatın tariflerini ve makul çözüm önerilerini Çetin Altan’ın köşe yazılarında izlerdiniz...
 
Türkiye’nin gazetecilik mesleğinde üstün nitelikleriyle temayüz etmiş bir meslek erbabı idi.
Yazılarında zarif lisan ustalığı ve şaşmaz bir dil bilgisi isabeti vardı. 
Bazen birkaç kelimelik kısa cümlelerle can alıcı noktayı herkesin anlayacağı bir isabetle tarif eder; bazen de derin bir edebiyat müktesebatını kullanarak, içeriği geniş, kapsamı zengin değerlerle tanımlamalarını güçlendirirdi. 
 
Bazen de etkili lisan örnekleri verir; “divan edebiyatından “ bahisler açar ve bir “hissi tahattur” keyfiyle yazardı.
“Kelam ustalığı” dediğimiz üslup zarafetiyle tam manayı aktaracak kelimeleri seçer, kavramların niteliğini ve etkinliğini öne çıkarırdı. 
Anlatımlarda konunun kolay kavranmasını sağlamak için, benzetme kültürünü derinleştirirdi.
Benzetme sanatında üstünlüğü hemen fark edilen bir ustalık sergilerdi. “Teşbih”e değil, “istiare”ye itibar ederdi...
Sık aralıklı satır başı kullanır, böylece okuyucusunun konu yoğunluğunda kaybolan ilgisini her an canlı tutmayı çok iyi bilirdi...
Evet! Herkesin kabul ettiği karakteristik tarifleri dikkate alarak, bir özgün tanımlama yapmak istersek, Çetin Altan için kullanacağımız onlarca deyimin arasından sanırım en isabetlisi, mana ve ifade inceliğinin doruklaştırılmasıdır diyebiliriz...
 
Bilhassa oyunlarının yazılışında; sahnelerin can alıcı repliklerine merakınızı yoğunlaştıran, küçük tuzak tümleçler ekler ve bir teneffüs fırsatıyla bütün karmaşaları sakinleştirirdi...
Bazen de bu sakin tavırlar içine gizlediği yukarıdan bakışlı teşhislerin böbürlü tavrını eklerdi...
 
Toplum içinde “önemli” adam olmanın sıradanlığını pekiştirirken, “değerli” olmanın soylu gururunu telkin ederdi. 
Hafızalardaki hatıraların, hayallerdeki emellerin ve talihsiz teşebbüslerin hüsranlı örneklerini sıralar ve hayatın gururlu tanımlamalarıyla bir yaşam nasihati verirdi.
Nadir rastlanan bir akıl ve gönül evliyası gibiydi.urlar içinde uyusun...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN