Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bozdağ Fantezileri...

Yayınlanma Tarihi : 23 - 10 - 2015 : 08:52
İzmir’in 120 km kadar ötemizde yer alan Bozdağ’da “kayak hevesi”ne yatırılan paraları düşündükçe sinirlerim tepeme çıkar. Hele çığ düşecek alana yaptırılan, sonunda çığ altında kalan İzmir Özel İdaresi’nin milyonlarca lirasını, liramızı...
Kim bilir o paralarla kaç köyümüz, kasabamız fosseptik çukurlarından kurtarılır, kaç köye medeni olanaklar sağlanırdı.
“Neyse, olan oldu; olanlar geçmişte kaldı” diyerek günümüze dönelim.
 
Biliyorsunuz; Bozdağ Kayak Tesisleri İzmir Özel İdaresi’nin öz malıydı. İki yıl önce düşen çığ nedeniyle kayak pistleri ve telesiyej tesisleri zarar görünce, tamir ve yeniden düzenleme için gerekli olan 1 milyon liralık kaynak bulunamadı. Zaten, büyükşehirlerde “Ankara’nın kontrolundan çıkmış yerel güç” durumundaki özel idarelerin kapatılmasıyla İzmirli’nin öz malı olan tesisler, Orman Genel Müdürlüğü’ne devredildi.
 
Orman İdaresi de geçtiğimiz Haziran’da tesislerin 29 yıllığına, yıllık kira bedeli işletme hakkını ihaleye çıkardı. Yıllık 110 bin lira teklif veren bir işletmeci, tesisleri devralmaya hazırlanırken, bir de fark edildi ki; bir bütün olan teleferik tesisleri ile kayak tesisleri birlikte ihaleye çıkarılmamış. Haliyle iptal edilen ihale geçtiğimiz günlerde yenilendi ve Kuşadalı bir işletmeci ve işletmeci grup yıllık 115 bin lira kira bedeliyle tesislerin işletmecisi oldu.
 
Bu para ve 29 yıllık toplamı, İzmir Özel İdaresi’nin o dağlara döktüğü paranın yanında solda sıfır kalır. Bakalım yeni işletmeci, Bozdağ’ı 12 ay turizme kazandırabilecek mi?
 
Bu arada; yeni işletmeci veya işletmeci grubun ismini bilemiyoruz. Çünkü açıklanmadı. Tabii ki açıklanmama sebebi, bizim gibi araştırmak, bizim gibi “oy ver, gerisine karışma” diye eğitilmiş vatandaşlara düşmez.
 
Bir demokrasi çınarının ardından...
 
“Artık ülkeme demokrasi geldiğini göremeden ayrılacağım bu dünyadan...”
Dün 88 yaşında aramızdan ayrılan meslek büyüğümüz, ustamız Çetin Altan’ın geçtiğimiz Haziran’da yazdığı son yazıdan bir cümledir bu...
Oysa Çetin Altan, 88 yıllık ömrünün 70 yılını demokrasi uğruna harcadı. Büyük kültür birikiminin cesaretlendirmesiyle yazdı, konuştu, alay etti, eleştirdi... Lafının, kaleminin yetmediği yerde, zengin dağarcığının bir yerlerinde özenle sakladığı fıkralarla, yaşanmışlıklarla, ilgililere, yetkililere dolaylı göndermeler yaptı. Ama, iktidara gelmek ya da geldikleri iktidarda tutunmak için ülke aydınlarını, seçmen çoğunluğunun ayakları altına atmakta sakınca görmeyen siyasilere dinletemedi.
 
Çetin Altan son cümlesinden “acaba ülkemize demokrasi gelmesi için yeterince çaba göstermedik mi?” gibi bir özeleştiri kokusu da algılanabilse de, bu olsa olsa kendisine haksızlık olur.
 
Çünkü; yetkin bir gazeteci, yetkin bir yazar, yetkin bir vatandaş, gerçek bir milletvekili olarak üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Konuştu; yargılandı... Yazdı, hapse tıkıldı...
 
Ama doğru bildiğini söylemekten asla korkmadı, yılmadı...
Hiç unutmam; 1970’li yıllarda Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın Genel Yönetim Kurulu’nun genç üyelerinden birisiydim. O zamanlar Çetin Altan yine hapisteydi ve gözlerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyaydı. Bir toplantı sonrası, aralarında rahmetli İsmail Cem, rahmetli Sadullah Usumi’nin de bulunduğu bir ziyaret heyeti oluşturulup Çetin Altan’a cezaevi ziyaretine gidildi.
 
Ben “Bir an önce İzmir’deki işimin başına dönme bahanesiyle” bu vefadan, bu hak edilmiş saygı gösterisinden, “geçmiş olsun” ziyaretinden payımı alamadım.
 
Nurlar içinde yat büyük usta, büyük demokrat, büyük milletvekili...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN