Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


“Kaldırım Mühendisliği” Üzerine...

Yayınlanma Tarihi : 16 - 10 - 2015 : 09:16
“Bir ülkenin, bir kentin gelişmişliği, kaldırımlarında saklıdır...”
Kim söylemiştir, kim “uydurmuştur” bilemem ama, çok doğru ve yerinde bir sözdür. Eğer medeni ülkelere yolunuz düşmüşse, bir de fark eden bir vatandaşsanız, o ülke kaldırımlarıyla Türkiye kaldırımları arasındaki farktan, ne kadar geri kalmışlığımızı çıkarabilirsiniz.
Bizde de bir “kaldırım mühendisliği” var ama, bu kent kaldırımlarının iyi yetişmiş mühendis elinden çıktığını değil, genelde “işsiz-güçsüz sokakta gezenler” için söylenir.
Oysa “kaldırım mühendisliği” bunun çok daha ötesinde bir mühendislik, uzmanlık dalıdır. Kaldırımların genişliğinden, ana yol arasındaki kot (yükseklik) farkına kadar her şeyi belirlenmiş ve kabul edilmiş kurallar zinciridir.
Kaldırım genişliği, vaktiyle yapılmış, düzelmesi 50-100 yıllara ulaşan bir durum olsa da, kaldırım yükseklikleri belediye yöneticilerinin, uzmanlarının, ustalarının elinde olan bir şeydir. Medeni ülkelerin kabul ettiği ve tüm ülke çapında uyguladığı kaldırım standardı 9-11 cm arasında olmasına rağmen, bizim kentlerimizde bu rakam, 30 cm’ye kadar çıkmaktadır ve durum da “kaldırımları yayalara bırakma becerisi”ni gösteremeyen kent yöneticilerinin, kaldırım yüksekliğini alabildiğine (araçların çıkamayacağı” ölçülerde tutarak, “kaldırımları otopark olmaktan korumak” gibi çarpık bir düşüncenin eseri olsa gerek.
 
 
Olduğu Gibi Dikilen Bordür Taşları...
Eskileri bir kenara bıraktık, Türkiye’de ortalama 5 yılda bir yenilenen kaldırımların bile, bir standardının olmadığı, “Bir ülkenin gelişmişliği, kaldırımlarında gizlidir” gerçeğinden bir çok belediye mühendisinin, uzmanının habersizliğinin eseridir.
Yanaştığı kaldırımda araç kapısını açamamak bir çoklarımızın başına gelmiştir.
Çevremizden, yani oturduğumuz Evka 3’ten bir örnek vereyim... Merkezde bulunan parçalı parklar, geçen aylarda söküldü, tüm inşaat artıkları özenle temizlendi, getirilen yeni malzemelerle her taraf yenilendi. Ancak yolla kaldırımı ayıran bordür taşlarının yüksekliği, “kaldırımdan düşen”in bir yerlerini yaralayacağı kadar yüksek... Hele bir yaşlı, küçük çocuk düşse...Gelip geçtikçe çalışmaları dikkatle izledim, koskoca beton bordürü, “bütünlüğüne zarar vermemek” için midir nedendir, zemin seviyesine oturtuyorlar. Oysa bordürün kalıbında bir çizgi var. Bu, işaret “dekoratif olsun” diye değil, “buraya kadar zemine gömülecek” anlamındadır.
Bu kadar emek, bir o kadar para... Ama standartlardan habersiz, semtine göre, sokağına göre değişen kaldırım yükseklikleri...
 
 
Kaldırıma Çarpan Araç Kapıları...
Geçenlerde, Gaziemir’in yeni yerleşim yerlerinden birine gittim, kaldırıma soldan yanaştım. İnmek için kapıyı açabilirsen aç... Dönüp, aynı kaldırıma sağdan yanaşarak araçtan inebildim.
Yaz başlarında Ankara’ya gittiğimde, Dikmen sırtlarında sağa sola asılmış, üzerinde “Kaldırımınız hayırlı olsun... İ.Melih Gökçek” yazan bez afişler dikkatimi çekmişti ve o semtte ve daha nice semtlerde oturan Ankaralılar’ın “belediye talihsizliği”ne üzülmüş, “zavallılar, kaldırımla bile daha yeni tanışıyorlar” demiştim.
Vatandaş bu eksikliğin, bu yetersizliğin, bu kent standartsızlığının ne kadar farkında veya değil bilemem, ancak vergilerimizden oluşan paralarımızın, yap-boz kaldırımlara değil, kalıcı, uyduruk değil, standartlı kaldırımlara harcanması, en doğal ve haklı isteğimizdir.
Bu yazıyı yazmayı planladığım zaman araştırdım; Türk Standartlar Enstitüsü’nün hazırlayıp yürürlüğe koyduğu bir, TSE 12.174, 12.176 sayılı “kaldırım ve kullanım standardı” varmış.
Acaba belediyelerin “kaldırım mühendisleri”nin haberi var mı?
Yoksa, merdivene muhtaç, medeni dünyanın standartlarından habersiz yükseklikte kaldırım “düzenlemesi”ne devam mı?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN