Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Haberin Kutsallığı, Yorumun Hürlüğü...

Yayınlanma Tarihi : 15 - 10 - 2015 : 09:11
Gazeteciliğin en önemli kuralıdır “Haberin kutsallığı, yorumun hürlüğü...” Genç meslektaşlarımızın belki de ilk kez duyduğu, duysa da mevcut meslek şartlarının çoktan unutturduğu bu söz, meslek ustalarımınız beyinlerimize kazıdığı rehber cümledir.
Önce İstanbul’da “gazetecilerin basın hürriyetine saldırı” olayının ardından bir benzerinin İzmir’de yaşanması, “Türkiye’nin en eski gazetesi
 
Yeni Asır’ı yere fırlatma ve sonrasındaki saldırı” olayı üzerine, yukarıdaki sözü biraz açalım.
“Haberin kutsallığı”, meydana gelen bir olayı tam bir objektif gözle ve olduğu gibi verilmesidir. Haberin özüne asla dokunulmaz, her hangi bir duygu, yetişmişlik ve birilerine yaranmak ya da birilerini karalamak adına “takla” attırılmaz, başlıkta yorum içiren sözcükler bulunmaz. Haberin orasına, burasına dokunulamaz...
 
Yorum ancak, haberin olduğu gibi verilmesinden sonra devreye girebilecek bir gazetecilik kuralıdır. Yorumcu, mevcut kanunlar çerçevesi içinde, hakarete, aşağılamaya, çarpıtmaya yer vermeden istediği gibi yorumlayabilir, yorumunun başlığını da istediği gibi atar. Yorum, suç unsuru taşıyorsa, bu da adalete havale edilir.
 
İzmir’deki olayın başlangıcı, gazete sahip veya yönetimi ile karşıt görüşte olan bir sendikacının “eylem çağrısı” üzerine gazetede yer alan haberin üzerine açılan “yorum başlık”tan kaynaklanmaktadır. Haberi okuyan editör, “haberin kutsallığı” gibi bir meslek ahlakına aykırı davranmış “provokatör” başlığını kullanmıştır. Bu, içinde hakaret, karalama, ağır suçlama, daha da ötesi suç unsunu taşıyan bir yorumlamadır ve gazetecilik ahlak ve kurallarını ayaklar altına almaktır.
 
Bir habere, yorum başlık, hele hele suç unsuru taşıyan bir başlık açmadan sonra yapılacak ilk iş, “yaratılan mağdur”un adalete başvurması, mevcut kanunlar çerçevesinde cezalandırılmasını istemesidir. Hoşa gitmeyen o başlığı taşıyan gazetenin miting meydanlarında ayaklar altına alınması, yanlıştır. O gazetenin her satırında, her harfinde, her aşamasında emeği olan yüzlerce arkadaşımız açısından yanlıştır.
Hem de, habere “yorum başlık” açmak kadar yanlıştır.
 
Aydınlık Günler Gelecektir
Olayın sonu daha da vahimdir... Son yıllarda, dengesi işice kaçmış ve siyasetçiler tarafından kaçırılmış ülkemizde, “suçlunun cezasını mağdurun vermeye kalkışması” gibi bir toplumsal dejenerasyon karşımıza çıkarılmıştır. Bir güç sahibinin işareti üzerine “cezalandırmak için hazır bekleyenler”, bir işaret ve sonrasında çirkin bir saldırının piyonları olmuşlardır.
 
Benim de, her kademesinde en güzel yıllarımı geçirdiğim, meslek adına çok şeyler öğrendiğim, meslek heyecanını doya doya yaşadığım Yeni Asır, her ne kadar eski Yeni Asır olmasa da, bugün 300’ün üzerinde arkadaşımıza iş kapısıdır.
 
Her kademeden her birine “geçmiş olsun” dileklerimi iletirken, “Sevgili arkadaşlarım... Çalışma şartlarınız ve sizi zorlayan yönlendirme kaynaklarınız ne olursa olsun, o başlık mesleki yanlıştı, daha da ötesi mesleki ayıptı” demeyi bir mesleki sorumluluk olarak görüyorum.
Bu kabadayılığın, saldırının önünde ve arkasında yer alanların tamamını da en şiddetlisinden kınıyorum...
Bu günler de geçecek ama, maalesef delip de geçiyor...
Bizim nesil görmedi ama; gençlerimiz, çocuklarımız için aydınlık günler, gelecekler diliyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN