Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Hüzün, Kan, Hile

Yayınlanma Tarihi : 12 - 10 - 2015 : 08:55
Hukuk tarihinin dev ismi Cicero, bir cinayet davasını savunurken, failin tanımlamasını, bu cinayetten yarar sağlayan kişinin tarifi üzerine oturtmuştu: Bu cinayetten kimin yarar sağlayacağını ifade etmek üzere “Qui Bono” sorusunu ileri sürmüştü.
Qui Bono sorusu, “bu işten kimin çıkarı var” anlamına geliyordu.
Bunu tespit ettiği anda, failin kim olduğu belirlendi...
Suçlu yakalandı...
 
Uluslararası kumpas örgütleri, Orta-Doğu ülkelerinde, etkinliği yüksek ölçüde, çok sık tekrarlı terör olayları planladılar. Bu planlamayla, dünya kamuoyu üzerinde sürpriz etkisi yaratmaya çalıştılar.
Çığlığı ve yankısı yüksek olacak olaylar yaratarak, etkinliklerini arttırmak amacıyla her fırsatı kullandılar.
PKK eylemsizlik kararı vermişti. Bunun ilan edileceği tarih olarak, Pazar gününü seçmişti. Eylemsizlik kararının ilan edileceği tarih ile eylemin icra edildiği tarihin, aynı güne rastlaması sadece bir tesadüf talihsizliğiyle izah edilebilir mi?
Hayır!
Bu suikastin, etkisi derin, yankısı uzun izler bırakmak amacını güttüğü çok açık ölçülerde belli oldu.
Bu tertipleri hazırlayanlar; kamuoyunda hüzün, hırçınlaşma ve hareket üçlüsünü bütünleştirip, tehdit derinliği yaratmayı ve karmaşaya boyun eğmelerini öngörmüşlerdi.
Ve ağır acıyı yaşadık...
Bu olayın tesiri, çok uzun süre devam eder...
 
Aynı anda iki canlı bombanın devreye sokulduğu bu katliam hareketi, son bilgilere göre 95 ölü ve 246 yaralı ile can yaktı.
Çünkü bu ve benzeri eylemler, sayısal abartılarla varlıklarını ve etkinlerini yüksek ölçekte göstererek tehdit gücünü arttırma amaçlamıştır.
Toplumun en derin duygularında hasar yaratmak ve sığındıkları güven çemberi içinde tereddüt ortamları oluşturmak bugüne kadar uyguladıkları yöntemdi.
Bu olay, öncekilerin hepsinin üzerinde bir kanlı tesir yarattı.
Peki, bu işin sorumluluğunda devlet otoritelerinin yanlışlığı yok mu?
Devlet yetkilileri, bu olayda bir güvenlik zaafı yok diyorlar...
Aman ya Rabbi, bir ihmal tesadüfüyle bir de güvenlik zaafı olsaydı nasıl bir insan kaybı yaşanabilirdi?
Bu ihtimali düşünmek bile tüyler ürpertiyor...
 
“Emek, Barış, Demokrasi Mitingini” siyasi amaçlı ve insani sunumlu bir toplantı zemini olarak düşünüyorduk. Meydana gelen bu olay, çok sayıda ölümün amaçlandığı, hain insanların planları olarak yaşatıldı ve adeta Türkiye’yi canından etti...
Ama eminim, amaçladığı fitneyi çıkaramadı...
Geride hüzün, hile ve kan bıraktı...
 
Yaklaşık 20 gün sonra çok hayati önemde bir seçim yaşayacağız...
Huzura, sükûna ve güvene ihtiyacımız var.
Toplum, içtenlikle dayanışarak, bu güven ve huzur ortamını sağlar. Bunu, geçmişte çok sayıda örnekle kanıtladı... Şimdi yenisine ihtiyaç var.
Bunu ancak, devlet birimleri gerçek faili saptayarak ve kamuoyuna açıklayarak sağlayabilir...
Devletin yurttaşla yan yana gelebileceği her ortamda, güven isteyen taraf, yurttaştır.
Devlet de güvenilir olmak ister...
Şimdi sorun şudur, soru şudur: “Qui Bono”?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN