Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bahçeli Zorda

Yayınlanma Tarihi : 09 - 10 - 2015 : 09:02
Parti liderleri yani “erler” meydanlara tek tek çıkmaya başladılar.
 
Hiç birinin işi kolay değil. Nasıl olsun 4 ay önce bir sürü vaatte bulundular. Şimdi dört ay önceki söylemlerin üstüne ne koyabiliriz de seçmenler bizi tercih eder telaşındalar.
 
Gördüğüm kadarıyla işi en zor olan Genel Başkan da Bahçeli.
 
1 Kasım’daki tekrar seçimin sorumlusu olarak Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Sayın Bahçeli de anılıyor. 
 
Sayın Bahçeli, 7 Haziran gecesi yaptığı konuşma ile MHP’nin kapılarını tüm çözümlere öyle bir kapattı ki, daha sonra duvar gibi ördüğü kapıyı kendisi de açamadı.
 
7 Haziran'dan sonra geçen sürede söylemleriyle o kadar kesin çizgilerle tavrını ortaya koydu ki, 1 Kasım sonrasında oluşabilecek alternatiflere de bir anlamda set çekti. 
 
Bugünlerde MHP lideri tekrar seçim yolunda yaptığı konuşmalarda 7 Haziran sürecinde yanan kazı nasıl kurtaracağını anlatmaya çalışıyor.
Bu konuyu en güzel şekilde Milliyet yazarı Mehmet Tezkan geçen hafta yazdı. Tezkan “Bahçeli pişman, günah çıkardı” yazısıyla konuyu çok güzel özetledi. Tezkan’ın son cümlesi aynen şöyleydi:
 
“Ya 1 Kasım’da seçmen “Niye oy vereyim ki; iktidar olmak istemiyorsun” derse.”
 
Kaygısı bu…
Bahçeli dün günah çıkardı. Bu kez koalisyona gireceğini ilan ederken bir “valla billa” demediği kaldı.
 
Galiba pişman… Hem de çok pişman.’’
 
Bende Tezkan gibi düşünüyorum. MHP’nin İzmir adayları seçim bölgelerinde seçmenlerin bu konudaki soruları karşısında oldukça zorlanıyorlar.
 
Dikkat ettiğim başka bir konu da Bahçeli’nin konuşma üslubu. Hedefindeki kişilere çok sert bir şekilde yükleniyor.
 
Bunu anlamak için 7 Haziran öncesi yaptığı konuşmadan bir alıntı ile bugünlerde yaptığı konuşmalardan bazı cümleleri sizlerle paylaşırsam ne demek istediğimi daha iyi göreceksiniz. 
 
7 Haziran öncesi Elazığ Mitingi’nden birkaç cümle.
 
“Şu anda Türkiye Cumhuriyeti Recep Tayyip Erdoğan’ın kuşatması ve tazyiki altındadır. Erdoğan layık olmadığı makamın ağırlığı altında ezilmiş, siyasi tarafgirlikle, açılış kılıfı altında düzenlediği mitinglerle Cumhurbaşkanlığını mahvetmiştir. Bu şahıs her gün fitne saçmaktadır. Her gün dedikodu yapmaktadır. Her gün yalan dolanla milli vicdanı sarsmaktadır. Erdoğan’la geçen her gün artık zarar, ziyan hale gelmiştir. Erdoğan israf, itham, inkar ve iftiradır. Erdoğan kavga, kutuplaşma, karanlık ve kargaşadır.”
 
1 Kasım için parti bildirgesini açıklarken yaptığı konuşmadan birkaç cümle:
“Recep Tayyip Erdoğan Allah’ın izniyle istikbalimizde söz ve pay sahibi olamayacaktır. Erdoğan karanlık bir devrin günah yuvasıdır. Erdoğan demokrasiyle gelip demokratik değer ve kültüre ilk taşı atan, ilk hançeri batıran nankörlerden birisi, belki ilkidir. Davutoğlu ise bu yuvada gözlerini açan, bu yuvada kundağa alınarak irade ve karakter nakli yapıp ruhunu koltuğa değiştiren aciz ve esasen yardıma ihtiyacı olan bir şahsiyettir.”
 
Şimdi bütün bu sürece ve kullanılan üsluba baktığımızda zor konumda Sayın Bahçeli’yi görüyoruz. En büyük merakım da bu kadar ağır cümleler kurarak adeta hakaret ettiği Başbakan Davutoğlu ile 1 Kasım’dan sonra nasıl koalisyon görüşmesi yapacak. 
 
Tezkan’ın son cümlesini tekrar edip yazıyı noktalayacağım. “Galiba pişman… Hem de çok pişman”
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN