Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Reddedilmenin Ağır Yükü

Yayınlanma Tarihi : 03 - 10 - 2015 : 09:53
Bizim anayasal düzenimize göre cumhurbaşkanı; uzun süre başkanlığını yaptığı partinin milletvekilleri tarafından cumhurbaşkanı seçilirse, tahlili zor bir durum yaratılmış olur...
Yani işin asıl anlamını tam yansıtacak değerler ve kelimelerle söyleyelim: cumhurbaşkanı, yüksek düzey görev iltifatlarıyla parlamenter siyaset sisteminden uzaklaştırılmış demektir.
Daha sâfiyane deyimle belirtelim; gündelik siyaset, kendi karar ve yönetim sürecine cumhurbaşkanlığı sıfatıyla müdahale girişimini reddeder.
Cumhurbaşkanımız, anayasa düzenlemeleri ve öngörüleri çerçevesinde, parlamenter siyaset etkinliklerinde bulunma hakkından ve merakından mahrum bırakılmıştır. Yani bu yoldaki irade izharından ve merakından uzaklaştırılmıştır.
Yani anayasa diyor ki, sana tahsis edilmiş mekânda (ister Çankaya, ister Ak Saray olsun) otur ve anayasal tarifler içinde kal...
Bu açık ve sağlam zeminli tarif içeriğine rağmen, Tayyip Bey kendi arzusu doğrultusunda, bir başkanlık sistemi uygulamasının merakında ve peşindedir...
 
Tayyip Bey, başkanlık sisteminin cazibesine kapılmış ilk siyasetçi değildir. Bu işin derin istekli ve anayasal değerli hükmünün peşine ilk düşen Turgut Beydi. Çok arzu ediyordu. Ama hangi şahsiyette ve hüviyette olursa olsun bu heveskârlığın Meclis mahiyetinde mâkes bulması mümkün görülmüyordu.
Hatta bir ara Turgut Bey cumhurbaşkanlığını bırakıp, tekrar Meclise girmek ve başbakanlık günlerine dönmek istemişti.
Tayyip Bey’in aynı bahiste duyduğu arzu, çok daha derin ve ısrarlı bir istekle gündeme geldi. Tayyip Bey bu talebini açık ifadesiyle ve samimi niyetiyle gündemde sıcak tuttu.
Halkı ikna edemedi.
Aksine, talep ısrarını artırdıkça, isteğini hızla gündemden düşüren bir siyaset zaafının müşahhas tarifi oldu.
Tayyip Bey bu arzusu için anayasayı rafa kaldırıp açıkça siyasete girdi. Kendi etkinlik tarifini kılavuz alarak 7 Haziranda kullandı ve kaybetti.
Şimdi 1 Kasım için yine anayasa ihlallerine sebebiyet veren uygulamalarla, aynı talebini tekrarlayacak.
 
Cumhurbaşkanının siyaset içinde olmaması gibi bir tarif getirilemez.
Bütün siyaset münasebetlerinin düzenlenmesinde ve hukuki teminata bağlanmasında, uygulamanın yürürlüğe girme imzasının son sahibi olarak, cumhurbaşkanı siyasetle elbette ilgilenecektir.
Ama bu ilgilenmeyi sadece kendisinin odak noktası haline getirildiği bir bencilliğe dönüştüremez.
 
Açılıp ve hemen kapatılacak bir Meclis oturumu için Tayyip Beyin konuşma yapmasının, demokrasi adına halkı ikna eden bir sebep içermediği görüldü.
Ve hiç gereği yokken sataşmalara, sevimsiz müdahalelere, demokratik iradelerin zaafa düştüğü durumların yaratılmasına sebebiyet verdi.
Neden?
Açıkça ve bütün nezaket sıfat ve fiilleriyle ifade ediyorum ki, bu iştah bir türlü doymak bilmiyor.
 
7 Haziran’da Tayyip Bey illerde, kasabalarda her kürsüye çıktı. Her meydanı miting için kullandı. Refakatinde devlet otoritesini ve imkânlarını dolaştırdı. Fakat istediği sonuca ulaşamadı. Yani başaramadı...
Her kürsüyü tekil kullanma merak ve talebiyle çok silkeleyici sonuçların doğmasına önemli katkıda bulundu.
Aynı taleple 1 Kasım günü sandıklarında da tek başına iktidar sayısına ulaşamazsa, siyasi itibar yıpranmasının ağır tesirini taşımakta zorlanacaktır...
Ve demokrasinin ağır ölçekte yara aldığı da görülecektir...
 
Ahmet Hakan’a samimi ve endişeli duygularla geçmiş olsun diyorum...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN