Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Esad’tan Esed’e

Yayınlanma Tarihi : 29 - 09 - 2015 : 09:02
Hafız Esad Suriye yönetimine el koyunca (1970), hepimiz komşumuzun yeni devlet başkanını “Esad” olarak anmaya başladık. “Esad” hiç yadırganmayan bir sözcüktü. Aksine mutluluk ve gurur veriyordu. Çünkü ülkemizde on binlerce yurttaşımızın ismi Esad’tı... 
Başbakanlığı döneminde Tayyip Bey, “kardeşim” dediği Beşşar Esad’a akşam yemeğine misafir gider, kahveler içildikten sonra döner gelirdi...
Her şey günlük güneşlik, her duygu sıcak ve içtenlikliydi. Aramızdan su sızmıyordu.
 
Sonra her şey allak bullak oldu...
İlişkilerimiz öylesine hızlı ve hiddetli biçimde bozuldu ki, İslami kardeşlik hislerimizin kutsal ve akıllı derinlikleri aniden sığlaştı. 
Kırk yıllık “Esad” bir gecede “Esed”e dönüştürüldü...
Başlangıçta çoğu kimse bunu, bir küçümseme işareti sandı. Böyle yorumladı. Böyle yaygınlaştırdı. Böyle yoğunlaştırdı... Hala da öyle sananlar var...
Biz de devlet büyüklerimizin ağızlarına bakarak kaç yıllık “Esad”ı, artık “Esed” olarak kullanır olduk.
Her iki sözcüğün özünde, itibarlı ve değerli bir isimlendirme kimliği vardı ve ismin sahibini yüceltiyorduk...
“Esad” sözcüğü Arapça’da “bahtiyar insan” anlamına geliyordu... “Esed” sözcüğü de yine Arapça’da “aslan” anlamına geliyor
 
Şimdi yeniden “Esed” isimlendirmesini “Esad”a çevirmeye başlamışız... Öyle diyorlar...
Neden? Çünkü Putin ile Obama kafa kafaya vermişler ve Esad’ı kurtarmayı hedef almışlar.
Putin, bir Amerikan televizyonuna yaptığı açıklamada, terörle mücadele içinde bocalayan Suriye’nin kendi gücüyle bu felaketli gidişten kurtulmasının mümkün olmadığını söylemiş.
Öyle anlaşılıyor ki Obama da ortak hareket planının anlam ve isabetiyle Esad’ın kurtuluşunu temel karar olarak benimsemiş bulunuyor.
 
Putin, Suriye krizinden çıkışın başka yolu olmadığı inancında. Esad yönetimini devirmenin en kötü senaryo olduğunu söylüyor. Mevcut çözüm önerileri arasında bu durumun en kötü alternatif olduğuna işaret ediyor.
Ve benzer zaaf örneklerinden söz ederek bir karar isabetinin gereğine işaret ediyor. 
Diyor ki: “Suriye’de bu durumun devamına müsamaha edilmesi, Libya ve Irak’ta gözlediğimizden daha büyük bir keşmekeş ortamı yaratılmasına yol açar.” 
Bu saptamanın arkasından bir de siyasi öneri getiriyor: 
“Suriye’de bu yüzden yasal Esad rejimini devirmek değil, onu destekleyerek güçlendirmek gerek” diyor.
 
Esad’ı desteklemenin, Suriye’de eski huzurlu günleri getireceğini bekleme güveni verir mi? Ya da bu bir siyasi ihtimal hayalinden öteye geçebilir mi?
 
Hayır! Geçemez...
O halde Esad’ın desteklenmesi halinde Suriye’de nasıl bir rejimin planlandığının (öngörüldüğünün) dünya kamuoyuna sunulması gerekir.
Eğer “Esad desteklenmeli” derken Suriye’de her şeyin güllük gülistanlık olacağını beklemek kastediliyorsa, bu hedef, hayalden öteye geçmez. 
Şam yönetimini dünya kamuoyuna güçlü bir devlet otoritesi gibi sunmak, kısa sürede muhalefeti olmayan bir sertlik rejimin getirmek olur. 
Bu da Ortadoğu’daki felaket tariflerinin en ağırı olur...
Aksine bir demokratik ortam getirilirse, Suriye iç savaş ortamından çıkar ve demokratik ortamda gerçek reform sürecine geçiş yapabilir...
Biz de bir gün “Esad”, bir gün “Esed” demekten kurtuluruz...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN