Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bayram Huzur İster

Yayınlanma Tarihi : 24 - 09 - 2015 : 10:51
Yeryüzündeki tüm ülkelerde, tüm kültürlerde, bayram, şölen, şenlik gibi uygulamalara mutlaka rastlanır. 
Eski Türkçe’de “badram” olarak geçen kelime, insan ruhuna zenginlik, yücelik, kutluluk, mutluluk, neşe ve huzur olarak yansır. 
Yılın bu belirlenmiş günleri, özlemle beklenen, geldiğinde de layıkıyla kutlanan bayram günleridir.
Kurban kesmenin tarihi ise, İslam’dan binlerce yıl önceye kadar uzanır.
 
Allah kabul etsin, halimiz el verdiğince biz de kurban kestik (daha doğrusu, bugüne kadar bir tavuk bile kesememiş birisi olarak) kestirdik.
 Kurbandan sonra Peygamberimiz Hz. Muhammed’in tavsiyesi olarak “kurban eti üçe taksim edilip, bir bölümünün kurban kesemeyen yoksullara dağıtılması, bir bölümünün eş, dost ve akrabalarla yenilmesi, bir bölümünün de evde çoluk-çocuk yenilmesi”ni tam olarak yerine getiremedim.
 
Öncelikle, “yoksullara pay dağıtımı”nda sınıfta kaldım. 
Çünkü çevremde o kişileri, aileleri bulamadım. 
Hatta hiç unutmam; bir kurban kesimi sonrasında “pay”ları arabaya koyup, bir yoksullar semtinde kapı kapı dolaşıp kurban kesmeyen aile aramaya çıktık. Hayvanın etten geri kalan derisiydi, kellesiydi, bağırsağıydı gibi bölümlerini de çok iyi ve çok yerinde değerlendirdiğimizi söyleyemem... 
 
Bizim son kurbandan sonraki Kurban Bayramı öncesi, Yüce Allah karşıma, dünyalar güzeli, lösemi hastası kız çocuğu çıkardı. 
Lösemili Çocuklar Vakfı’nın (LÖSEV) her türlü desteği ile yaşama tutunmaya çalıştığını öğrendim. 
O günden bu yana, kurban için ayıracağım parayı LÖSEV’e gönderiyorum. 
Bazı din adamlarının “mutlaka kan akıtmak gerek” uyarısına aldırmadan... 
Yüce Allah, kendi rızası için yapılan, gönülden sunulan her şeyi kabul    eder diye...
 
Ortada Kardeşlik mi Kaldı...
 
Özellikle dini bayram günlerinin diğer bir ruhu da, küslerin barışması, büyüklerin sayılması, küçüklerin sevilmesi, tüm insanların ırk, renk, din mezhep farkı gözetmeden birbirine, kalpten, candan, huşu içinde sarılmasıdır. Ne yazık ki; ülkemiz siyasilerinin son yıllarda kaydettiği büyük “başarı”nın, isteğin, arzunun, hırsın, siyasi ikbal hesabının eseri olarak artık kardeş gibi görünsek de, değiliz... Bir hiç uğruna, siyasi çıkar uğruna, bir sözde azınlık hakkı uğruna gencecik fidanlar, çapulcu kurşunları ile devrilirken, daha doğmamış çocuklar, minicik yavrular babasız, gencecik kadınlar dul kalırken, anaların yüreği evlat acısıyla dağlanırken, onlar bayram günlerini şehit mezarlıklarında geçirirken, “bayram gelmiş evimize...” Her şeye rağmen; sağlık ve huzur içinde nice bayramlara...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN