Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


''Son Akşam Yemeği''nin Hikayesi...

Yayınlanma Tarihi : 20 - 09 - 2015 : 10:11
Siz siyasi partilerin Yüksek Seçim Kurulu’na sunulan listelerini, daha kullanılmadan bir kenara itilen 5 aylık milletvekillerini, özellikle de AKP İzmir Milletvekili Cemil Şeboy’u gözden düşüren sebepler, bir İzmir milletvekilinin 40 yıllık siyasetçileri bile kıskandıran yükseliş nedenleri üzerine kafa yorarken, ben pazar gününün ruhuna uygun bir hikaye ile sizi bambaşka dünyalara, çok ötelere, götürmek istiyorum.
 
Hikaye, bugün imrenerek izlediğimiz Avrupa’nın medeniyetinin, demokrasisinin, sanatının, sanayisinin, teknolojisinin temellerinin atıldığı Rönesans Dönemi’nden, “Yeniden Doğuş”un babalarından Leonardo da Vinci’den...
Bu arada, Avrupa’nın uyanışı olan Rönesans’ın başlangıcı ile Avrupa’yı titreten Osmanlı’nın Yükselme Devri’nden Duraklama Devri’ne ve sonrasına geçişinin aynı tarihlere rastladığını hatırlatmak isterim.
Hikaye, dünyanın en çok okunanları arasında bulunan “Simyacı” Romanı’nın yazarı Poalo Coelho’dan...
Leonardo ve Son Akşam yemeği..
 
“Bu Resmi Daha Önce Gördüm...”
Leonardo da Vinci “Son Akşam Yemeği” isimli resmini yapmayı düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı. “İyi”yi İsa’nın bedeninde, “kötü”yü de İsa’nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet etmeye karar veren Yahuda`nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı.
Resmi yarım bırakarak, bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini aramaya başladı. Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında, korodakilerden birinin İsa tasvirine çok uyduğunu fark etti. Onu poz vermesi için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi. Aradan üç yıl geçti. `Son Akşam Yemeği` neredeyse tamamlanmıştı, ancak Leonardo da Vinci henüz Yahuda için kullanacağı canlı modeli bulamamıştı.
Leonardo`nun çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi için ressamı sıkıştırmaya başladı. Günlerce aradıktan sonra ünlü ressam, vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam buldu. Paçavralar içindeki bu adam, sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda kaldırım kenarına yığılmıştı.
Leonardo, yardımcılarına adamı kiliseye taşımalarını söyledi. Çünkü artık taslak çizecek zamanı kalmamıştı. Kiliseye varınca yardımcılar adamı ayağa diktiler. Zavallı, başına gelenleri anlamamıştı. Leonardo adamın yüzünde görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu..
Büyük Usta işini bitirdiğinde, o zamana kadar sarhoşluğun etkisinden kurtulmuş olan “berduş” gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini gördü. Şaşkınlık ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi:
- Ben bu resmi daha önce gördüm...
Ne zaman? diye sordu Leonardo da Vinci... Çünkü çok şaşırmıştı...
Üç yıl önce, dedi adam.. “Elimde avucumda olanı kaybetmeden önce... O sıralarda bir koroda şarkı söylüyordum. Pek çok hayalim vardı. Bir ressam beni İsa`nın yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti...”
İyi ve Kötü`nün yüzü aynıdır...
Her şey, insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır...
Paolo Coelho...
 
Gözleri Okuma Sanatı...
Evet... Hayattan memnun olmak, yaşamaktan zevk almak ruhu güzelleştirir. Ruhun güzelliği, doygunluğu, dinginliği de bedene, özellikle de yüze ve göze yansır... Mutsuzluğun, ruh bozukluğunun, hayattan zevk alamamanın da en açık yansıdığı, başkalarına da yansıtıldığı yer yüz ve gözlerdir. Kin, nefret, intikam duygularının beslediği doyumsuzlukla yerinde duramayan gözlere yansıdığını ise sadece “gözlere bakma ve anlama, yüzleri okuma yetisi”ne sahip olanlar bilir.
Hepinize mutlu pazarlar ve mutlulukla parlayan gözler, dingin, doygun, sevgi dolu yüzler dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN