Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Başkan ile Lider

Yayınlanma Tarihi : 19 - 09 - 2015 : 10:18
CNN’deki Ahmet Hakan ile basın kadrosu karşısında Kılıçdaroğlu mülakatının, iki önemli detayından birincisini, dünkü yazımda tartıştım. 
Bugün işin ikinci konumunu tartışacağım. Çünkü siyasetimizin belkemiğini teşkil ediyor. 
Tespit şudur: Bir siyasi partide, nihai kararı birden fazla isim veriyorsa, o partide, siyasi kadro yetişmesi henüz sağlanmış değildir.
Bunu AKP bünyesinde tartışmanın, hangi saptamaları gündeme getireceğini, değerlendirmek istiyorum. 
Erdoğan ve Davutoğlu ikilisinde AKP ne durumdadır?
 
Tayyip Bey’in 1 Kasım seçimleri için yeniden meydanlara inerek siyaset planlamasının anlamı şudur: AKP’nin temel siyaset hedefi için henüz bir kadro yetiştiremediği ortadadır. 
Yani her şey, tek bir iradenin ihtiyaçlarına göre planlanmakta ve uygulanmaktadır. 
Ya da şöyle diyelim: Kurulan seçim koalisyonunda kimlerin hangi mevkilerde siyasete devam edeceğinin kararını kim verdi?
Tayyip Bey mi; yoksa Ahmet Bey mi?
Bu soruya Tayyip Bey diye cevap verdiğinizde acaba kaç tane “hayır” sesi yükselir?
Hiç!
Neden?
Çünkü sonuç ortada...
Yani medyanın, partiler siyasetindeki asıl gerçeği yansıtan gözlem ve yorumları, bir meslek üstünlüğü ve gerçekçiliğiyle bu tespitin isabetini gösteriyor.
 
Peki ya Davutoğlu’nun konumuna gelinirse; kaç siyasetçi, AKP’nin nihai karar otoritesinin genel başkan ve başbakan olduğunu söyleyebilir?
Ya da söylerse, bu iddianın gerçeği yansıttığına, kaç kişi inanabilir?
Hiç!
Neden?
Çünkü siyasi partilerde genel başkanı “lider” yapan nitelik, yönetim listelerini kimin tanzim ettiği ile ölçülür...
İlk deneme örneği seçim koalisyonunda, ana parti konumundaki AKP’nin bakan isimlendirmesinde görüldü: Galip olan Aksaray...
Sonra AKP’nin nihai karar otoritesini oluşturan, Merkez Karar kadrolarının isimlendirilmesinde de izlendi: Galip olan Aksaray...
Şimdi sıra milletvekili listelerinin belirlenmesine gelmiş durumda...
 
Şu ana kadar yapılan anket sonuçlarına göre; 1 Kasım sonuçlarının, 7 Haziran sonuçlarının iller bazında ve oransal dağılımında büyük bir farklılık göstermeyeceği yönündedir...
Yani, milletvekili dağılımının değişmeyeceği hükümet ilişkisinde, “bir parti tek başına iktidar tebessümüne” kolayca sahip olmayacak görüntüsü vermektedir. 
Böyle bir gelişmede, AKP için bu durumun oluşmasına sebebiyet veren kadroların ne ölçüde kabul göreceği kuşkuludur.
Kılıçdaroğlu, bu televizyon programında, CHP’nin 7 Haziran listesini koruyacağını taahhüt etti.
Buna karşılık Davutoğlu böyle bir güvence verebilecek konumda olmadığını açıkça sergiledi.
AKP içinde üç dönem kuralı nedeniyle, milletvekili seçilememiş olan Tayyip Bey kadrosunun önemli isimleri, 1 Kasım için listede yer alacaktır. 
Bunun anlamı, AKP’de halen milletvekili olan çok ismin bu kez Meclise girememe ihtimalinin yüksek olacağıdır. Üç aylık milletvekilliğiyle tarihteki yerini alacaktır.
 
Eğer AKP 1 Kasım akşamı ilave 18 milletvekili sağlayamaz ve grup yapısı eski konumda kalırsa, bu sayısal manzaranın sorumlusu kim olacaktır?
Yani (Peki) Tayyip Bey bu kez de kabineyi kurma görevini yine Davutoğlu’na mı emanet edecektir?
Yoksa yeni bir isimle yola devam edip talihin dönmesini mi bekleyecektir?
Bu değişiklik beklenebilir. Çünkü lider ile genel başkan tartışmasında daima lider haklı çıkar...
Peki, bu durumdan bir koalisyon “marazası” çıkar mı, çıkmaz mı?
Siyasetin bir temel ilkesi vardır: “Her ihtimal varittir; ama kimse çatlak dala basarak tırmanmayı düşünmez...” 
Yani, işlevini bilmediğiniz eylemin yükü ağır olur. 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN