Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Takip Etmesek, O Müze Sizlere Ömür

Yayınlanma Tarihi : 17 - 09 - 2015 : 08:57
İzmir Karataş’taki Cumhuriyet Eğitim Müzesi’yle haber ilişkimiz Haziran 2014’te başladı.
Niye başladı?
Çünkü..
 
—Bu kıymetli müze Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 3 yıldır (2011’den beri) onarılmıyordu.
—Neden onarılmadığı, onarım için niye 3 yıldır beklendiği de kimse tarafından açıklanamıyordu.
—200 yılı aşan bir tarihe sahip binanın çökmesine, çürümesine, yıkılmasına kimseler ses çıkarmıyordu.
—Cumhuriyet tarihine, Atatürk’e, Kurtuluş Savaşı’na, Osmanlı’ya ait binlerce eserin perişan olmasını kimse dert etmiyordu.
—Müzeyi korumak, bakmak, geliştirmek ve onarmakla sorumlu Milli Eğitim Bakanlığı ile Milli Eğitim Müdürlüğü, müzeyi kaderine terk etmiş havasındalardı.
— Böyle bir yer yokmuş gibi davranıyorlardı.
 
O zaman ben de bu köşeden kendilerine şöyle önerilerde bulundum:
 
—Madem bu müze size yük geliyor..
— Madem içini de, dışını da önemsemiyorsunuz..
— Madem bakımını beceremiyorsunuz..
— Madem Cumhuriyet, Atatürk, Osmanlı, Kurtuluş Savaşı filan sizi ilgilendirmiyor..
— Madem bir onarımı bile sağlayamıyorsunuz..
— O halde, orayı acilen özel sektöre, üniversiteye veya belediyeye devredin.
— Hiç olmazsa güzel müzemiz, değerli müzemiz hem sizin elinizden, hem de bu perişanlıktan kurtulur.
— Eminim ki, orayı kim alırsa alsın pırıl pırıl yapar, tarihimize de, kültürümüze de, atalarımıza da gerekli saygıyı sizlerden çok daha iyi gösterir.
 
Müzenin içler acısı halini ortaya koyduktan ve bu çağrıdan sonra müdürlüklerde hareketlenme oldu.
Okurlardan ve sivil toplum örgütlerinden Milli Eğitim’e tepki yağmaya başladı.
Valilik zorunlu olarak açıklamada bulundu, ama hepsi yuvarlak sözlerdi.
Milli Eğitim ise kafasını kuma gömmüş, hiç sesini çıkarmıyordu.
Güzelim müzeye “asli görevleri olduğu halde” hiç bir yetkili kurum elini uzatmıyordu.
 
Saf Olduğumuz İçin Bizlere Verilen Sözlere Hep İnandık
Bu vahim tabloyu görünce yine bu köşeden bir öneride daha bulundum:
—Müzeyi hiç olmazsa Kültür Müdürlüğü’ne devredin.
 
Çağrılarımız üzerine, Milli Eğitim ile Kültür Müdürü buluşup, devir konusunu görüştüler.
Hatta, görüşmenin de, buluşmanın da ötesine geçip, müzeye giderek inceleme de yaptılar.
Peşinden Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bir heyet gelip müzeyi gezdi.
Ondan sonra müzenin kurtuluşu için ciddi adımlar atılmaya başlandı.
Milli Eğitim Bakanlığı, ilk olarak yağmurda su alan ve kışı geçiremeyecek çatıyı onardı.
Bu arada, bizim talep ettiğimiz devir teslimin, yani “müzenin Milli Eğitim’den Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devrinin, restorasyon sonrası gerçekleştirileceği” açıklandı.
Binanın içinin de büyük bir yenilemeden geçirileceği, müzenin 2016 yılında tekrar ziyaretçi kabulüne açılacağı bildirildi.
 
Cumhuriyet Müzesi yolculuğumuzu en son burada noktaladık.
Sandık ki, yetkililerin söylediği gibi işler artık tıkırında yürüyecek, müze süratle restore edilip, yeni haliyle kapılarını açacak.
Meğer çok safmışız!..   
 
 
Bittiğini Görürsek Kutlama Yapacağız
Cumhuriyet Müzesi için beklediğimiz çalışmalar, verilen sözlerin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen bir türlü başlamadı.
Bu arada, 4 yıldır çürütülen bina daha da çürümeye geçti.
Nihayet dün öğrendik ki, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı’na bağlı İzmir Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü, 6 Ekim’de restorasyon için ihaleye çıkacakmış.
Kazanan firmaya 500 gün süre verecek ve yıl sonunda başlaması planlanan çalışmalarla bina baştan sona yenilenecekmiş. Müze 2017 yılında kapılarını yeniden açacakmış.
Yani, kapanışından tam 6 yıl sonra.. O da, başka bir aksilik yaşanmaz veya bürokratik bir engel çıkmazsa, çıkarılmazsa..
 
Belli ki..
 
—Cumhuriyet Müzesi’ni dişimizle tırnağımızla mücadele ederek yeniden hayata döndüreceğiz.
— Her türlü yavaşlamaya, ağırlaştırmaya, ertelemeye, iptale karşı tetikte olacağız.
— Sağ salim bittiğini gördüğümüzde ise, büyük bir kutlama yapacağız.
 
6 yıllık zorlu mücadelenin sonucunda, İzmir olarak bunu hak ederiz artık, değil mi..
 
 
Pekdemir’i Ders Olarak Okutun
Dün yayınladığımız röportajda okumuşsunuzdur.
Numan Pekdemir’in hayatı gençlere ders olarak okutulması gereken bir başarı öyküsüdür.
Bodrum’da bilim ve tekniği ön planda tutan, aydınlık bir camii hocasının dört çocuğundan biri Pekdemir..
Henüz elektrik vs. olmayan bir köyden, sanata yaptığı uzun yolculuk alkışlanmayı hak ediyor.
İzmir ve Antalya Devlet Senfoni Orkestraları Müdürlüğü’nün yanı sıra, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcılığı yapan, son olarak Bodrum Oda Orkestrası’nı kuran kontrabas sanatçısı Pekdemir, 45 yıllık sanat yaşamına pek çok önemli proje sığdırdı.
Ama Pekdemir’in hayalleri bitmiyor.
Şimdi de..
— Bodrum’da en az 60 kişilik bir orkestranın yapılanmasını..
— Bodrum’da haftalık konserlere başlanmasını..
— Antik Kentler Festivali yapılmasını istiyor.
 
Yapar mı, yapar...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN