Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Darbe Kötü, Yasaları Kutsal!...

Yayınlanma Tarihi : 12 - 09 - 2015 : 09:40
Bugün 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi, ya da İhtilali’nin 35’inci yıl dönümü... Bugün yaşı 45-50’nin altında olanlar, merak edip o günlere ve aylara ait belge ve bilgileri okumamışsa, sadece siyasilerin söylemlerine inanma tembelliğine kapılmamışlarsa, ülkemizi 12 Eylül’e taşıyan siyasi, ekonomik şartlar ve toplumsal bölünmüşlüklerden habersizdirler. Daha da kötüsü, siyasilerin belli amaçlarla kullandığı söylemlere körü körüne inanma tembelliği içinde, yakın tarihimizin gerçeklerinden habersizdirler.
Baştan belirteyim; ben bir askeri darbe savunucusu, şartlar ne olursa olsun, demokrasinin şu veya bu nedenle kesintiye uğratılması taraftarı değilim. Ancak “darbe yapanlar yaptı da, ülkeyi o ortama sürükleyen o günkü siyasilerin hiç mi günahı yoktu?” noktasında söyleyeceklerim var.
Ülkemiz, Türk Ordusu’nun 1974 yılında Amerika’dan “izinsiz” Kıbrıs Türkü’nü Yunanistan destekli Rum katliamından kurtarmak üzere Ada’ya çıkarma yapmasından sonra yoğun bir Amerikan ambargosu ile karşılaşmıştır.
Türkiye’nin dış kredi kaynakları kilitlenmiş, hiç bir dış girdiye ihtiyaç duymayan fabrikaları bile çalışamaz hale gelmiş, kendi topraklarımızın ürünlerinden üretilen margarin, sigara, çay, şeker gibi temel maddeler bile bulunamaz hale gelmiştir.
“Türk Hazinesi’nin 70 cente muhtaç olduğu” bizzat devrin Başbakanı’nın (Süleyman Demirel) ifadesidir.
Bu döviz muhtaçlığının sonucu olarak Türkiye petrol ithal edemez, fabrikalarının ithal girdi ve yedek parçalarını temin edemez durumdadır. Yaşanan akaryakıt kıtlığı, Türkiye yollarından her tür aracı çekmiş, insanlar seyahat edemez, nakliye araçları çalışamaz hale gelmiştir.
 
Kaddafi’nin Kara Gün Dostluğu...
Türkiye’nin içine düştüğü yokluk darlık, dindaşımız olan Libya Lideri Kaddafi’yi bile etkilemiş, 1 milyar dolarlık petrolü karşılıksız olarak Türkiye’ye vermesini sağlamıştır.
 
Ülkenin gençleri, devrin siyasilerinin de kışkırtması ile sağcı ve solcu olarak birbirlerini boğazlama, kurşunlama noktasına kadar gelmiş. Daha da kötüsü ülkenin tüm sivil toplum örgütleriyle birlikte, öğretmeni, polisi, sendikacısı bile karşıt grupların can düşmanı haline gelmiştir.
Ülkede asayişi sağlayamayan devrin hükümet yetkilileri, bir çok ilde sıkıyönetim ilan ederek işi “darbeci asker”e bırakmıştır.
O günün bir yetişkini olarak çok iyi hatırlarım: Siyasilerin, ülkeyi içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi kaosla birlikte kandan kurtarmasından umudu kesen vatandaş çoğunluğu, askeri “kurtarıcı” olarak görmeye başlamış, darbe beklentisi içine girmiştir.
Sonrası malum: Anayasal düzene el konuyor, anayasa rafa kalkıyor ve yağmurdan kaçan Türk insanı, tam anlamıyla doluya tutuluyor.
Bir gece içinde, oluk oluk akan kardeş kanı duruyor, ülkenin her kesimden aydınları kendilerini 12 Eylül zindanlarında buluyor.
12 Eylül öyle ağır bir darbedir ki; aradan geçen 35 yıla rağmen hala etkisi sürmektedir. Türk insanı, 1980 Darbesi ile kaybettiği demokratik hak ve özgürlüklerden yüzde onunu bile geriye kazanamamıştır. 12 Eylül Anayasa’sı ve yasaları hala üzerimizde kabus gibi durmaktadır.
Hakim siyasiler, o dönemden kalan yasalardan kendi işlerine geleni kaldırmışlar, ülkenin demokratikleşmesinin önünde engel olarak duran tüm 12 Eylül Yasaları’nı “kutsal emanet” gibi muhafaza etmektedirler.
 
 
12 Eylül Darbesi Olmasaydı...
Eğer 12 Eylül Darbesi olsaydı, zamanın siyasileri uzlaşmaz, bölücü tavır ve kışkırtmalarını sürdürecek, ülke insanını “senden-benden” diye ayırmaya devam edecek, bugün hayatta olan, çoluk-çocuk, hatta torun sahibi olan çok sayıda insanımız hayatta olmayacaktı.
12 Eylül’ün getirdiği sosyal ve siyasal ve demokratik tahribatın, aradan geçen 35 yıla rağmen halen kaldırılmamış, iyileştirilmemiş olması da, son 30 yılı siyasilerinin günahıdır.
12 Eylül’ü lanetleyenler, kendilerine “kolay yönetim” sağlayan yasalarını da lanetlemeli...
12 Eylül Darbesi’nin, zamanın askeri kadar, zamanın siyasilerinin de “eseri” olduğu unutulmamalı...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN