Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Düşman da Böyle İsterdi

Yayınlanma Tarihi : 09 - 09 - 2015 : 08:34
İki haftalık aradan sonra merhaba... Gittim, gezdim, gördüm.... Ama hiç birisini anlatacak durumda değilim. 
Kahrolası 7 Haziran genel seçimleri sonrası için yapılan olumsuzluk tahminlerinin tamamı misliyle gerçekleşiyor. 
Hem de inanamayacağımız boyutlarda, acılarla... Suruç’ta yeniden ateşlenen terör bombasının parçaları, yeniden yakılan terör ateşinin kıvılcımları, Anadolu insanının can evine düşmeye devam ediyor. 
Güzel ama, siyasetçi talihsizi ülkemin toprakları gözyaşlarıyla ıslanıyor, dağları feryatlarla inliyor...
Daha 20’li, 30’lu yaşlarda fidan gibi evlatlarımız, tutuşturulan kahrolası terör ateşi ile cansız toprağa düşerken, geride bıraktıkları ölümden de beter acılar, dağlanmış yüreklerle kıvır kıvır kıvranırken ne yazık ki, yeni acıların beklentisi içinde “başka canlar, başka yürekler yanmasın, başka acılar yaşanmasın, başka analar ağlamasın, başka dullar, başka yetimler kalmasın” dileği bile boğazımızda düğümleniyor.
Her Allah’ın günü, bu vatanın kentlerinde, kasabalarında, köylerindeki bur o kadar cenaze törenine katılan binler, ellerinde bayrak, yüreklerinde acı, içlerinde düğüm düğüm öfke ile yürüyor, bağırıyor “Şehitler ölmez; vatan bölünmez!...” Oysa şehitler ölüyor, analar ağlıyor, eşler göz yaşına boğuluyor, minicik yavrular daha “baba” bile diyemeden, babasız kalıyor...
O kahrolası 7 Haziran seçimleri öncesi anaları ağlatmayan, eşleri dul, çocukları yetim bırakmayan “güç” neydi, “başka acıların yaşanmasını...” engelleyen güç neydi, ne oldu da böyle oldu, bilemiyoruz... Bilsek de bilemez haldeyiz...
Asker, polis can derdinde, analar, babalar evlat derdinde, siyasilerimiz ise oy derdinde “olmadı; bir daha seçim”e gidiyoruz...
Yeniden seçimin ne getireceğini ise kimse bilmiyor, kimse kestiremiyor...
 
Şehitlerimizin Ruhları Rahatsız
9 Eylül, 7 düvele karşı canla, kanla verdiğimiz Kurtuluş Savaşımız’ın, Yüce Atatürk’ün deyimi ile “Hitam-ül misk-mis gibi son-gibi bittiği” gündür. Bundan 93 yıl önce Afyon topraklarında Büyük İnsan, Büyük Başkomutan, Büyük Devlet Adamı’nın “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir” komutuyla harekete geçen her ırktan Mehmetcik’in önüne kattığı işgalci ve zalim güçleri İzmir’de denize döktüğü, bu toprakların insanlarının kendi kaderini kendileri çizme hakkını elde ettiği, dünyaya varlığını, özgürlüğünü, birliğini, bütünlüğünü şan ve şerefle ilan ettiği gündür. Geride on binlerce şehit, on binlerce gazi ve bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti...
Sınırları kanla, canla çizilen ülkemizin 93 yıl sonra geldiğimiz yer ise, bu vatan için kan veren, can veren aziz şehitlerimizin, gazilerimizin ruhlarını taciz edecek noktadadır.
93 yıl önce 7 düvelin bir araya gelip ülkemiz insanına yapamadıklarını, artık birbirimize yapar noktadayız. 
Tam da dış düşmanlarımızın gerçekleştiremedikleri parçalama, birbirine düşürme arzularını tüm ayaklarıyla yerine getirircesine...
 
Çocukların Gözlerinin İçine Bakamamak...
Pazartesi günü, İstanbul Teknik Üniversitesi Geliştirme Vakfı Okulları’nın İzmir ayağının yeni eğitim ve öğretim yılına başlama törenine katıldım. İşadamı Nedim Sandalcı ve çocukları Serhat ve Esra ile enkaza dönmüş bir fabrika binasından modern bir eğitim yuvası yarattığı noktada...
Yaşları 5-10 arasında değişen 300 kadar minik yavrumuz, annelerinin, babalarının, dedelerinin, gururlu bakışları eşliğinde okula başlamanın heyecanını yaşıyordu.
Ne yazık ki, kendilerini nasıl bir ülkenin, nasıl bir geleceğin beklediğinden habersiz...
Öğretmenleri eşliğinde, ellerinde Türk bayrakları, dillerinde okul şarkılarıyla geçen çocukların gözlerinin içine, bir büyükleri, bu ülkenin bir seçmeni, vergi vereni, vatandaşı olarak doya doya bakamadım.
Yüce Atatürk’ten devraldığımız, ülküleri, idealleri, hedefleri olan bir ülkeyi, 1938’den bu yana ne hale getirdiğimizin hesabını soracaklarından korktum...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN