Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bir İsim, Bir Sima Bir Siyaset

Yayınlanma Tarihi : 07 - 09 - 2015 : 09:18
Devlet Planlama Teşkilatı’nda memuriyet yaptığım yıllarda Alpaslan Türkeş’i tanımıştım. Demirel başkanlığında kurulan “MC / Milliyetçi Cephe” hükümetine “Milliyetçi“ tanımlaması getiren, tek parti idi.
Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Erkovan, Alpaslan Beyin refakatinde MHP’yi temsil eden tek isimdi.
O tarihte Tuğrul Bey, henüz yirmili yaşlarındaydı.
1997’de babası Alparslan Türkeş’in ölümü üzerine MHP genel başkanlığına adaylığını koydu. 
En güçlü aday olarak görülüyordu. 
Çok adaylı bir seçim listesi vardı. En şanslı aday olarak görülürken, diğer 6 adayın Devlet Bahçeli lehine çekilmesi üzerine 17 Temmuz 1997 de seçimleri kaybetti.
Bu sürpriz üzerine ATP’yi (Aydınlık Türkiye Partisi) kurdu, genel başkanı oldu. Hatta ATP kısaltması halk dilinde Alpaslan Türkeş Partisi olarak dolaştırıldı.
3 Kasım 2002 seçimlerinde DYP ile ittifak etti. 
Barajı aşamayınca, parti genel başkanlığını ve siyaseti bıraktığını açıkladı.
22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde Devlet Bahçeli ile barıştı.
Ankara 1. Bölge 1. sıra milletvekili adayı oldu ve seçilerek Meclis’e girdi.
Üç dönem üst üste büyük itibar ve iltifat ile Ankara milletvekili seçildi.
Hiç kuşku yok ki, Devlet Bey, HDP’ye karşı sert tasvirli siyaset ilan etmeseydi, kurulacak kabinede, MHP’nin mutlak gözüyle bakılan bakan isimlerinin en başında gelecekti...
 
Kısmet bu kadarmış... Tuğrul Bey, şimdi AKP’nin başbakan yardımcısıdır...
Kısmet bu kadarmış... MHP, Tuğrul Bey’in ihraç kararını aldı...
Kısmet buymuş... Bir zamanlar Alpaslan Bey’in makam otomobilinin plakası olan (007) numaralı makam aracı, Ahmet Bey’in Tuğrul Bey’e siyasi jesti olarak tahsis edilmiş...
Bir de ibrikli kabir ziyareti var...
(Bu kadar duygusallık acaba başka demokratik ülkelerde var mı?)
 
MHP, Tuğrul Bey’i ihraç etti...
Bu işlemin gerçekleşmesi aşamalarında, Tuğrul Bey savunma vermemiş.
Anlaşılıyor ki bir siyasi idrak derinliği ve üslup farkı var. Bu yüzden olayın bir an önce siyaset gündeminden düşmesine yönelik garabet hissediliyor.
Buradaki tavır ve içerik farklılığına, özen gösterilmesi gerekiyor.
Gelin olayı şöyle açıklayalım: İlk iş olarak, transferin sahibini (failini) “Tuğrul Bey” ve “Türkeş” olarak ikiye ayıralım.
Hükümete transferin sahibi olarak “Tuğrul Bey” ismi, MHP yönetimi ve taraftarlar açısından çok büyük ve olumsuz bir tesir yaratmamıştır.
Ama bu amaçlı transfer teklifinin “Türkeş” isminin, MHP bünyesindeki önemini ve değerini hedef alması, siyaset kurnazlığı açısından sürpriz ve üzücü olmuştur.
Çok sayıda MHP’li dostlarımda bu hassasiyeti çok açık ölçülerde gördüm ve çok esefli cümlelerle dinledim.
 
AKP, Tuğrul Bey’in siyasal transferini, “Türkeş” etkinliğinde ve şümulünde pazarlayarak, kamuoyunda istediği sayısal destek transferini dönüştürebilmiş midir?
Bunu ancak 2 Kasım sabahı göreceğiz.
Çünkü asıl amaç, ne ölçüde tahakkuk etmiş olduğunu o zaman öğreneceğiz.
 
Nasıl mı?
Şöyle ki: Tayyip Bey 7 Haziran seçimlerinde hedef olarak 400 milletvekili çıkarmayı esas almıştı. Hatta “Rabia” ilhamını ve çağrışımını biçimsel sergilemelerle destekleyerek, dört parmağını gösterip seçimi sayısallaştırmıştı.
Şimdi tek başına iktidar için 276’ya razı olmuş durumda.
Yani, ilk tahminine gör 124 milletvekili düzeyinde hedef küçültmüş oluyor.
İşte iki aylık seçim takviminde AKP’nin siyasal ve sayısal bileşkesi budur...
 
İşte Tuğrul Bey olayının özeti bu...
Ama tanıdığım Alpaslan Türkeş, saygınlığı bütün ölçüleriyle koruyor...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN