Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Verme Başkan Verme

Yayınlanma Tarihi : 02 - 09 - 2015 : 09:09
—İzmir’de Türkiye’nin ilk hazır giyim ve konfeksiyon fuarı İzmir Pret başarılı oldu.
İstanbul hemen kanca attı, elimizden alıp fuarı İstanbul’a taşımak istedi.
— İzmir’de Mermer Fuarı başarılı oldu.
İstanbul hemen kanca attı, fuarı İstanbul’a almak istedi. Alamayınca, alternatif fuar yarattı, Uluslararası Mermer, Doğaltaş Ürünleri ve Teknoloji Fuarı başlattı.
—İzmir’de Gelin-Damat Fuarı başarılı oldu.
İstanbul hemen kanca attı, elimizden alıp fuarı İstanbul’a götürmek istedi. Götüremeyince rakip fuar oluşturdu, “Fashionist Abiye, Gelinlik ve Damatlık Fuarı” düzenlemeye girişti.
—İzmir’de Moda Günleri başarılı oldu.
İstanbul hemen kanca attı, organizasyonu elimizden alıp İstanbul’a taşımak istedi.
—İzmir’de Vadeli İşlemler ve Opsiyonlar Borsası başarılı oldu..
İstanbul yine kanca attı, binbir taklayla borsayı İstanbul’a götürdü.
 
Şimdi de sırada İzmir Fuarı var.
İstanbul bu defa da İzmir Fuarı’nın İstanbullu firmalara devredilmesi, parayı onların kazanması ve fuarın anahtarının İzmir’in elinden alınması için uğraşıyor.
 
Anlayacağınız, İstanbul’un “hazıra konma” hevesi bir türlü dinmiyor.
Neyse ki, karşılarında kararlı bir yönetim var.
“Her türlü işbirliğine, ortaklığa açığız, ama İzmir Fuarı’nı toptan kiraya vermek gibi bir düşüncemiz asla yok, biz kaldığımız müddetçe de fuarı kimse alamaz, vermeyiz” diyen Başkan Kocaoğlu, İzmirliler’in içini rahatlatıyor.
Yoksa..
En ufak gevşemede..
En küçük aralıkta..
En minik kararsızlıkta..
İzmir Fuarı da şip-şak İstanbul’un eline geçer, bilesiniz.
 
Aç-kapa, aç-kapa Göcek
 
Koyların kiralanma konusu aynen bu şekle dönüştü.
İhaleler bir açılıyor, bir kapanıyor, bir açılıyor, bir kapanıyor.
Şimdi yine aç-kapa durumunu yaşıyoruz.
Göcek’in Küçük Sarsala, Göbün, Akbük ve Taşyaka koylarındaki mesire alanlarının ihale tarihleri ertelendi. 
Oysa Bakanlık, iki gün önce yaptığı açıklamada, “koyları kiralamaya kesin kararlıyız, ancak doğal ortamın korunmasını da güvence altına alacağız” diyordu.
Bu açıklamanın üzerinden iki gün geçmeden “kararlılıktan” tekrar dönüldü.
 
Yanlış anlaşılmasın, bu dönüşlere ve ertelemelere seviniyorum aslında.
Çünkü, o cennet koyların “yanlış bir uygulamayla” bozulmalarından endişe duyuyorum.
Yetkililer her ne kadar “koruma güvencesi” verseler de, nedense bu sözlere pek güvenemiyorum.
Biliyorum ki, biz ne dersek diyelim, günün birinde bu ihaleler mutlaka gerçekleştirilecek ve muhteşem koyların işletmesi 10 ila 29 yıllığına birilerine kiralanacak.
 
O yüzden tek beklentimiz, o birilerinin doğa dostu, çevreye saygılı ve koruma duygusu yüksek kişiler olması..
 
Çünkü tersi çıkarsa..
Güzelim cennet de sizlere ömür demektir.
 
Bu kafayla bir yere varamazlar
 
Övünerek, gerinerek, böbürlenerek söylüyorlar:
— Biz bu sene takıma 21 yeni futbolcu aldık.
—Biz transferde yıldızlaştık, 19 yeni oyuncu getirdik.
—Biz 15 yeni futbolcuyla kadromuzu güçlendirdik.
 
Bu açıklamalar bizim “kıyma makinelerinden” geliyor.
Yani, futbol kulüplerimizden..
Futbolcuları, teknik adamları, yöneticileri acımasızca öğüten kurumlarımızdan..
Onlar şimdi yüksek transfer sayılarıyla gururlanıyorlar.
Çünkü zihniyetlerine göre transfer demek..
— Her sene, hatta sezonda iki kez takımı altüst etmek demektir.
— Alıp alıp atmak demektir.
— İskeletsizlik demektir.
— İstikrarsızlık demektir.
—Devamsızlık demektir.
 
Oysa, bizdeki bu anlayışın dünyada başarı örneği yok.
En güçlü, en zirvedeki kulüpler her zaman istikrarını, iskeletini, kadrosunu koruyan ve en fazla 3-4 oyuncuyla takviye yapan kulüplerdir.
Ama bizimkilere bu anlayış ters geliyor, dolayısıyla da işleri hep ters gidiyor.
Şimdi yine bakıyorum Karşıyaka 21, Göztepe 15, Akhisar 14, Balıkesir 14 transfer yapmış.
Geçen sezonki kadroları darmadağın olmuş.
Her sene aynı film yani..
Geçen sezon da, önceki sezon da, bir öncekinde de, daha evvelkinde de hep 15’erli, 20’li transfer yapmışlardı.
Ara transferde de çarçura devam etmişlerdi.
Peki, sonuç ne oldu?
Hepsi aynı yerdeler!..
Peki, bu sene sonuç değişir mi sizce..
 
Bize Göre Araştırma
 
- Araştırmalara göre, her gün 25 dakika yapılan hızlı yürüyüş insan hayatına ortalama 7 yıl katıyormuş.
- Yihhhuu, yaşadık demek.. Biz her gün otobüse, vapura binmek için bile daha hızlı ve daha fazla yürüyoruz. 7 yılımız garantide yani!..
 
Kanlı Ay Sıkıntıda
 
- 28 Eylül’de gerçekleşecek olan “Kanı Ay” ve “Süper Ay” gök olayları, felaketlerin habercisiymiş.
- Bütün felaketleri yaşayan dünyaya haber verilecek başka felaket kaldı mı ki.. “Kanlı Ay” yeni felaket bulmakta epey zorlanacak vallaha!..
 
Erkeğe Ters Gelir
 
- Dizi oyuncusu Burçin Terzioğlu, “aşık olduğumda saçmalarım, sakarlaşırım, iştahım kesilir, uykularım kaçar” demiş.
- Demek bu yüzden sana bir türlü sevgili dayanmıyor, hepsi kısa süre sonra pes edip kaçıyor!..
 
 
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN