Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Yaz Bitti

Yayınlanma Tarihi : 31 - 08 - 2015 : 09:05
Bu gece yaz bitiyor...
Yarın sabah güz başlayacak...
Güz, edebiyatta sancının simgesidir...
Yaşamın ağır sorumlulukları arasında güzün yükleri pahalıya mal olur.
Örneğin, denetimini beceremediğimiz sıkıntılı duygular ve /veya düşünceler üzerimizdeki yükün ağırlığını arttırır.
Ve biz sinik kaldığımız kararsızlık halimizin içinde bocalarız...
Ha!... Unuttum söylemeyi: güz mevsimi, siyasete dönüşün tarihi gibi algılanır. Bu algıyı yorumlar ve siyaset içeriğinde anlatmaya çalışırız. Ama asıl sorun, siyasetin nasıl biçimleneceğini kestiremediğimiz farklı yönlendirme ihtimalleridir.
Bu ihtimaller bizim için yepyeni bir başlangıç olur...
Bu başlangıcı çok yakında yeni bir örnekte yaşayacağız...
 
Evet! Tam iki ay sonra yeni bir örnek yaşayacağız.
1 Kasım’da, birincisini yaşayacağımız “tekrar seçim” sonuçları, siyaset planlayıcı kadronun temel istek matrisini değiştirecek gibi görünmüyor.
Çünkü genel anket tahlilleri bu yönde gelişmelere işaret ediyor...
2 Kasım sabahı, 7 Haziran sayısallarının yakın oranlarda kendini tekrar edeceği beklentisi çok yaygın... Yani sizin anlayacağınız partilerden hiçbirinde tek başına iktidar hayali kurulamıyor...
Hatta yeniden tekrar seçim istekleriyle emellerini özdeşleştirmek isteyen, bir siyasi temayül ve ısrar bile gündeme gelebilir...
 
Birbirlerini mantıkla kontrol etmeyi beceremeyen kadroların, siyaset diye sergiledikleri (tezgâhladıkları) örnek olaylar, nedense ders alınacak bir sonuç sağlamıyor...
Çünkü siyasette hiç kimse kaderinin çizgilerini değiştiremiyor. Biraz da yanlışın inatçılığına tutkunluk gösteriyor...
Çünkü böyle bir sanrısı olan, bunun aptalca aldatılmış bir şeye inandırılma hatası olduğunu fark edemiyor...
Tam iki ay sonraki seçimin sayısallarında bu beklentilerin gerçekleşmesi halinde, Türkiye’nin acaba hangi sorunu çözülmüş olacak?
Bekleyip göreceğiz: Altı ay içinde iki kez seçim tekrarı yaşamanın, ülkeye maliyetinin, seçimlerde siyasal değerlendirme ölçütü olarak kullanılıp kullanılmayacağını çok merak ediyorum.
 
Seçmen bir siyasetçiye, sıradanlık içinde inanırsa, seçmenin bekleyişleri değil, siyasetçinin istekleri yaşama egemen olur...
Çünkü siyasetçi, çok sağlam devlet desteği ve koruması altındayken, seçmen sıradandır. Hatta başına bir iş geleceği korkusu bile yaşamaktadır.
Çünkü siyasetçi, seçmene çok farklı biçimde görünür... Kimisi sever, kimisi sevmez; hatta korkutur, canını bile yakabilir...
 
Özgür irade, demokrasinin en kutsal karar belirleyicisidir...
Bu bakımdan seçimler, bir tür siyasi terapi değerindedir.
Pek tabii ki, en üst rütbeden, en sınırlı otoriteye kadar bütün kademelerdeki siyasetçiler de birer terapisttir.
Ve seçimler de tabii ki, bir deneysel terapi örneğidir...
Her seçimde seçmen ile siyasetçi, kaygı tedavisinin iki karar yanı olarak tezahür eder.
Şimdi bu noktadayız.
Çünkü önceki gün Davutoğlu “tekrar seçimin” kabinesini ilan etti. Fazla tartışmalı bir kabinenin, kendisi için alışılmış başarı beklentileri fazla inandırıcı olmayabilir.
Önümüzdeki kaygı tedavisinin terapisti Davutoğlu değil, Tayyip Bey olarak görünüyor...
 
Terapilerde (seçimlerde) bazen kişi (seçmen) tedaviye alınırken, sorunun içerikleri kendisine ağır ölçeklerde yüklenir. Sonra çözüme alıştırılır...
Bu üslup sıklıkla tekrar ederse, terapist, şefkat içgüdüsünü, beynin sağlam tasarımlarının dışına atar.
O zaman seçmen, dört yıllık koskoca bir terapi romanı beklerken, dört paragraflık bir hikayede, sürekli kendi tekrarını dinleyip durur...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN