Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Siyasetin Demeç Görgüsü

Yayınlanma Tarihi : 24 - 08 - 2015 : 09:17
Son ayların siyaset konuşmaları, bütün terbiyevi görgü ve gelenekleri alt-üst eden bir hayret fırtınasına benziyor...
Siyasette her lider, rakibini istediği dille eleştirir: İşin içine nükte katar, latife ekler, söz sanatının renkli zenginliklerini kullanır.
Öyle ki, mecazlar, imalar, ihsaslar ve telmihlerle sözlerinin etki alanını genişletir.
Yapamayacağı tek şey vardır: Hakaret!
Ama Türk siyasetinin son aylarında en çok yapılan şey, hakaret yarışması olmuştur...
Daha önce de yazmıştım: Böyle bir kaba üslup zaafının ansiklopedisi olur mu, demiştim?
Cevap açıktı: Hayır olmaz!
Peki, antolojisi olur mu?
Hayır olmaz!
Maalesef bu seçimlerde olmaya başladı...
 
Siyasetin zarif ve yetkin lisanını 1946–1950 arasında Demokrat Parti siyasetçilerinde gördük. Her gerçeği, içeriğindeki değerlere göre eleştiren çok usta lisan kullanırlar ve bu üslup ile söylenecek her şeyi söylerlerdi...
O tarihte bu üslubun ustası Demokrat Parti’de Fuat Hulusi Demirelli, CHP’de Faik Ahmet Barutçu idi... Kürsüye çıktıklarında, her partinin milletvekilleri huşu içlnde dinlerlerdi.
Yine o tarihte TOBB henüz kurulmadığı için, iş dünyası adına siyaset uygulamalarının topluma yansımalarını tartışan çaplı ve kapsamlı bir tüccar kadrosu yoktu.
Doğru dürüst bir sanayi kadrosu da yoktu. Borsalar, hastalıklı çocuklar gibi bir kenarda bırakılmıştı.
Palazlanmış sanayici de yoktu, esnaf da yoktu. Sendikal diklenmeye hiç, ama hiç rastlanmıyordu.
Türkçesini söyleyelim: Türkiye’de ekonomik tahlil ve ifade cesareti yoktu, gayreti yoktu, eylemi yoktu, kabiliyeti bile yoktu... Evet, o tarihte tek kişi bile yoktu... Vehbi Koç bile ağzını açıp bir şey söyleyemezdi: Evet! Tek kişi bile yoktu...
 
Şimdide kimsenin ekonomik gidişatı eleştirecek cesareti kalmamıştır. Ama şaşırtıcı bir müdahale gördüm.
Önceki gün Egede Sonsöz sayfasında, EBSO başkanı Ender Yorgancılar’ın açıklamalarını okudum. (Küçük eleştirim: Bu konuşma nerede yapıldı? Sayfadan anlaşılmıyor.)
Eğer Sanayi Odası’nın iç değerlendirme toplantısında yapılmışsa, keşke karşıt görüşler de yansıtılabilseydi...
Hiç olmazsa kararda mukayese isabetini kullanabilirdik...
Ender Bey’in saptamalarından ve eleştirilerinden çıkarılan anlam değerlerinin özetine göre, 7 Haziran seçimlerinde demokratik değerler açısından sınıfta kaldık. Bunun anlamı Türk demokrasisi, evrensel ölçütlere göre, kendi pratiğiyle kendini tökezletmiştir.
 
EBSO Başkanı’nın endüstriyel değerlendirmelerde konuyu iktisadiyat ve sanayi bahislerinde yoğunlaştırması doğaldır: Ama Ender Bey meseleye derinlik katan iki faktörü öne çıkarmış ki, bu koşullarda yaşamsal önem taşıyor.
Bunlardan birincisi ülke içi terör, ikincisi ise sınırlarımızdaki evrensel tedhiş ve tehdit...
İkisi de tehlike içeren ve evrensel destek alan kâbus konusudur...
İkisinin de sosyal ve duygusal yükü o kadar ağırdır ki, ülkenin hiçbir kurumunun bu felaketi günlere, aylara, yıllara yayarak bigâne kalması düşünülemez...
Bunların hepsi doğru ve isabetli saptamalar ve eleştirilerdir...
 
Ama bu değerlendirmelerde kimin muhatap olduğu tartışılabilir.
Ender Bey’e göre eğer siyasetçiler sorumlu ve bilgece davranırlarsa soruna çözüm üretilebilirmiş.
Ender Bey’in konuşmasında reel değeri olmayan tek husus bu işte...
Hükümetin bilgece davranışı; bizim gibi demokrasilerde bir çare değildir, sadece vehim olabilir...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN