Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Sahi, Ne Oldu Ege Medeniyetler Müzesi

Yayınlanma Tarihi : 21 - 08 - 2015 : 09:30
İzmir’de “m” dediğinde herkesin diline önce Ege Medeniyetler Müzesi düşer son birkaç yıldır..
Çoğunluk bu müzeyi ister, öneri getirir, yer bulur, kurulmasını arzular.
Arzulanır arzulanmasına da, nedense yıllardır bir adım öteye geçilemez.
Her şey lafta kalır.
En başta, yer konusunda ikilemler yaşanır.
Farklı yorum ve değerlendirmelerle zaman kaybına uğranır.
Büyük bir kitle bu müzeyi talep eder, fakat kimse üzerine düşeni yapmaz.
Taşın altına elini koymaz.
Seneler boş boş geçer, vasat tartışmalarla oyalanılır.
İzmirliler’in rüyasındaki Ege Medeniyetler Müzesi’nin talihsizliği budur.
Oysa, bu müzeye 5 yıldan beri Kültür Bakanlığı’nın yatırım programında ödenek ayrılıyor.
Fakat yeri netleştirilemediği için yapılamıyor.
Çünkü, yer meselesinde bakanlık ile belediyenin ortak hareket etmesi gerekiyor.
Bu hareket sağlansa, devamı da gelebilir aslında.
***
Gelişmelere baktıkça ben de diyorum ki..
***
—Acaba, sivil toplum örgütlerinden biri bu işi kendine görev edinemez mi?
— Bakanlık ile yerel yönetim arasında köprü vazifesi göremez mi?
—Yer arayışlarında öncü rol oynayamaz mı?
—Ortak çalışma platformu yaratamaz mı?
—Ege Medeniyetler Müzesi hedefini kendine misyon edinemez mi?
—Bu uğraşta İzmir’i dinamik tutamaz mı?
***
Ne dersiniz EBSO, İTO, ESİAD, EGİAD, İZSİAD, TÜGİAD ve diğer bilumum siad’lar?
Var mısınız böyle güçlü bir kalkışmaya...
 
Açtığımızda içini doldurabilir miyiz
 
Diyelim ki Ege Medeniyetler Müzesi’ni kurmayı becerdik.
Peki, içini nasıl dolduracağız?
***
Aslında, işin en kolay yanı o tarafı..
Çünkü, müzeyi rahatlıkla donatacak eserlere sahibiz.
Sadece İzmir’de şu anda devam eden 18 kazı çalışması var.
Türkiye’nin en yoğun kazı yapılan kenti İzmir..
Bu kazı alanlarından her yıl onlarca, yüzlerce eser müzelere getiriliyor.
Bir kısmı etütlük depolarda kalıyor, bir kısmı da sergilenmeye hazır şekilde müzelere konuyor.
200 binden fazla eserimiz bulunuyor.
Ancak, sergilenen eser sayısı ise bunun 10’da birinin altında.
***
Yani, çok yüksek bir potansiyelimiz var.
Tek yapmamız gereken, Ege Bölgesi’nin eserlerini sergileyecek kaliteli bir müzeyi kurmak..
Bunun için de çevresindeki yaşam alanlarıyla, otoparkıyla, restoranlarıyla, kafeteryalarıyla, etkinlik salonlarıyla ve daha pek çok farklı zenginlikleriyle uluslararası bir proje üretmeliyiz.
Buraya gelen ziyaretçiler, müzede uzun saatler geçirebilmeliler.
***
O yüzden, Ege Medeniyetler Müzesi İzmir’in öncelikli ve gerçekçi hedefleri arasında olmalıdır.
Bugüne kadar öncelikli gibi göründü hep, fakat asla öne geçemedi.
Umarım bundan sonra uluslararası koşumuzu yeniden başlatır ve bu defa hedefe ciddiyetle kilitleniriz.
 
 
Bakanlık Yerine Ben Kızardım, Bozardım
Başkaları olsa, kendilerine yapılan büyük haksızlığa karşı sırtlarını döner, “ne haliniz varsa görün o zaman” derdi.
Ama onlar dönmedi.
Tam tersi, yardımlarına hiçbir şey olmamış gibi devam ettiler.
***
Alper Çizgenakat Hastanesi Gönüllüleri Derneği’nden bahsediyorum.
1994’ten beri Çeşme’deki devlet hastanesine destek veriyorlar.
Hastanenin her ihtiyacını karşıladılar, 30 milyon liradan fazla bağışta bulundular.
Fakat, bu büyük hayırseverliğin karşılığında ne oldu?
Bakanlık, Alper Çizgenakat adını yeni binaya taşınan hastaneden sildi.
Neymiş efendim, yeni düzenlemelerde bilmem kaç milyon lira bağış olmalıymış da, falan da filan da..
Türkiye’de her şey kanunlara, düzenlemelere çok uygun işliyor ya, burada da hassasiyetleri tuttu anlaşılan!..
***
Ben olsam “o halde gidin kendiniz uğraşın, bizim kapımızı da bir daha çalmayın” derdim, herhalde..
Fakat onlar ne yüce gönüllü insanlar ki, bakanlığın vefasızlığına da sevgiyle karşılık verdiler.
Çizgenakat adının kaldırıldığı yeni hastaneye de 3 milyon liralık katkıda bulundular.
Daha da bulunacaklarını açıkladılar.
***
Bu onurlu tavır karşısında bakanlığın yerine ben kızardım, bozardım, utandım.
Onlar ne hale girdiler bilemiyorum artık..
 
 
Kazalar Vadisi Düzeliyor Galiba
Kelebekler Vadisi’ne “Kazalar Vadisi” adını taktık bu sene..
Çünkü, vadide gezenler dikkatsizlik ve önlemlerin yetersizliği yüzünden sürekli düşüyorlardı.
Sayabildiğimiz kadarıyla, yaz boyunca vadiye inmek isteyen 8 kişi kayboldu.
En az 10 kişi de düşerek yaralandı.
***
Bu kazalardaki en çarpıcı nokta, kazaya uğrayanların hemen hepsinde parmak arası terlik olmasıydı.
Tabanları jilet gibi olan, ayağı da kavramayan terlikler kazalara, düşmelere yol açıyordu.
Neyse ki, Fethiyeli yöneticiler artık olaylara el koyma gereği duydular.
Kazaların önüne geçmek için sekiz maddelik önlem paketi hazırladılar, bazı yolları iyileştirme çalışmalarına başladılar.
***
Gecikmiş de olsa, doğru bir hamle yaptılar.
Zararın neresinde dönülürse kardır diyerek, yetkililerin ilgisine ve haberlerimize gösterdikleri duyarlılığa teşekkür ediyoruz.
 
 
Tenisçi Sinemaya Giderse..
Geçen gün tenisçi arkadaşım Eyüp Önürdeş eşiyle sinemaya gitti.
Bilet almak için gişeye yanaştı, “iki bilet lütfen” dedi.
Gişedeki kız sordu:
- Ferhat ile Şirin için mi?
Eyüp hemen atladı:
- Hayır, karım ve kendim için istiyorum biletleri!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN