Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Son Durum...

Yayınlanma Tarihi : 20 - 08 - 2015 : 10:26
Terör, ekonomik göstergelerdeki olumsuzluk ve düğümlenen siyaset...
Hepsinin ortaya çıkışı, 7 Kasım'dan buyana geçen 49 günde gerçekleşti.
Seçim bitti, iktidar partisi tek başına hükümet kuracak sayısal çoğunluğu elde edemeyince, "bir güç", "bir el", düğmeye basmış gibi, ülkemiz üç önemli kulvarda freni patlamış otomobil gibi hızla yokuş aşağı inmeye başladı.
Henüz bir duvara bindirmedik ama, bu da an meselesi.
Birileri çıkıp fren yapmazsa, sonumuz felaket...
Masal gibi değil mi?
Ama ne yazık ki gerçek.
 
Önce koalisyon görüşme ve hazırlıklarına sığınılarak anayasal süre olan 45 gün geçirildi.
Bu arada dolar 3 bin liraya dayandı.
22 Temmuz'da da bir bomba patladı, terör hortlatıldı. Her gün şehit cenazeleri gelmeye başladı.
Ve Türkiye, genel seçimlerden hemen sonra dillendirilen, belki de daha o tarihte karar verilen "erken seçim"in önü açıldı.
 
Kendinize ve yakınlarınıza sorun;
22 Kasım'da ya da erken/sonra bir tarihte bir seçim olursa, 7 Haziran'daki tercihinizi değiştirecek misiniz?
A partisine oy attıysanız, bu kez gidip B partisine mi oy vereceksiniz?
Böyle bir şey mümkün mü?
Bugün gelinen aşamada tekrar seçim, hatta belki de tekrarlanacak seçimlerin tek anlamı olduğunu artık ortaokul çocukları bile farkında;
İktidarda kalmak ve başkaları ile paylaşmamak!
 
Tekrar seçim ile Ak Parti kaybettiği oyları yeniden kazanabilir mi?
Zor. Neden derseniz;
"Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganına sarılmak, geçmişte terör, PKK, hatta Şahin Kürtler ile ilgili izlenen yanlış politikaları, atılan hatalı adımları örtmeye yetmez.
Bugün bölgede polisimiz şehit oluyorsa, bunun sorumlusu bu bölgedeki güvenliği polisle çözmeye kalkan, askeri kışlasına kapatanlardır.
Dün, askerimizin başına çuval geçirenleri hoş görenlerdir.
 
Tekrar seçim, muhalefet için de önemli.
CHP, Altı Ok ve Kemalist ideolojisine geri dönmelidir.
Dindar ve muhafazakar seçmenden oy alma ısrarcılığından vazgeçmelidir.
Sağ seçmenin, dindarlık ve muhafazakarlıkla ünlenmiş birkaç siyasetçiye bakarak CHP’ye oy vermediği görülmüştür.
CHP kendi tabanına sahip çıkmalı genç seçmenleri kazanmalıdır.
Erken seçim öncesi Ak Parti gibi Eylül'de mutlaka Kurultay yapmalıdır.
Üst yönetim egolarını aşmış, genç kadrolardan seçilmelidir.
CHP'nin tek kurtuluşu budur.
 
 
MHP "kilit parti" işlevini yerine getirmemiştir.
Ona hayır, buna hayır demek yerine, CHP ile en azından (Nisan'da seçime gitmek koşuluyla) bir seçim hükümeti kurmaya hazır olduğu ilan etseydi, Erdoğan'ı böyle bir zorlamayla görevi Kemal Kılıçdaroğlu'na vermek zorunda bırakabilirdi.
O da yapılmadı.
Bahçeli, 7 Haziran gece yarısı seçim sonuçlarını değerlendirirken "seçim" sinyali vermişti.
O günden bugüne, ülkeyi hükümetsiz bırakmamak için tek olumlu adım atmadı.
 
 
Demokrasimiz adına asıl tehlike sinyali siyasetin psikolojisini değerlendiren Prof. Dr. Tanju Tosun'dan geldi.
Bugünkü sonuçların Türkiye'nin başkanlık sistemine doğru evrilmesine aracılık ettiğini söyleyen Tosun'un ilginç bakış açısı şöyle:
"Seçmen, 'seçim yapılıyor, oy kullanıyoruz istediğimiz sonuç (hükümet kurulamaması) çıkmıyor' diyecektir. 
O zaman kurum olarak 'parlamento çözüm üretemiyorsa 'tek adam'ın marifetiyle bu süreç yönetilsin ve demokrasi yönetilebilir olsun' denecektir."
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN