Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Aydın'da Neler Oluyor?

Yayınlanma Tarihi : 19 - 08 - 2015 : 10:31
Jeotermal bir nimettir.
Tabi yer altındaki bu doğal enerji kaynağı bilimsel olarak kullanılıp, üretime dönüştürülebilirse.
Aksi ise tam bir felakettir.
Aydın, ne yazık ki çok uzun süredir bu "nimet"in faydadan çok zararlarını tartışıyor.
Haksız da değiller.
Çünkü jeotermal enerjiyi kafanıza göre kullanmaya kalkarsanız; havaya salınan buharda var olan yüksek dozajdaki; karbondioksit, hidrojen, sülfit, amonyak, cıva ve borik asit, insanlar, doğa ve su kaynakları göl ve nehirler için tam bir felakettir.
Aydın'da Valiliğin, bilimsellikten uzak, gözü kara ısrarcılığı trajikomiktir.
Nitekim hiç bir bilimsel ve maddi kanıta, nesnel dayanaktan yoksun yapılan açıklamalar, kentte günün konusu haline dönüşmüştür.
Jeotermal enerji, asla ve asla kaplıca sularıyla bir tutulamaz.
O ayrı, bu ayrıdır.
Aydın'da Vali Bey'in;
"Jeotermal kanser yapmaz, bunun aksini iddia edenlere herkes güler" sözleriyle...
"Kaplıcaya giren insan kanser mi oluyor?" söylemi bu nedenle bilimsellikten uzak tutarsız bir yaklaşımdır.
 
 
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun her coğrafya için bir "nimet" olan yer altındaki jeotermal kaynaklar nedeniyle Vali Bey ile karşı karşıya gelmesi;
Bu doğal enerji için vilayetin her isteyene "su kuyusu" açma izni verir gibi, bilimsel hiç bir dayanak ve araştırma yapılmadan "kullanım izni" vermeye kalkışmasındandır.
Mevcut jeotermal santrallere bağlı olarak Aydın'da artış gösteren kanser ve solunum hastalıklarını ortadayken, bu tür yatırımlardan Raporu istenmemesi, insan hayatının bir anlamda hiçe sayılmasıdır.
Dikkat edin, Aydın'da; incir, pamuk ve kestane başta olmak üzere diğer tüm tarım ürünlerinde görülen rekolte ve kalite düşüklüğünden söz bile etmiyorum.
Önemli olan insan hayatıdır.
Enerjiyi öyle ya da böyle değişik kaynaklar kullanarak bir şekilde elde edebilirsiniz.
Ama insan hayatını, bu bölgede yaşayan çoluk-çocuğun sağlığını, değil 36, açılacak milyonlarca kuyudan kazanılacak trilyonları da harcasanız geri getiremezsiniz.
Aydın'da jeotermal enerjiyi bilimsel verilere dayanmadan yer üstüne çıkartmaya çalışmak, önlem almadan buharını havaya, atığını nehirlere su kaynaklara salıvermek çağımızın tabiriyle cinayettir.
 
 
Devlet, böyle bir gelişmenin önderliğini yapamaz.
Teşvik edicisi hiç olamaz.
Aydın’ın zehirlenmesine göz yumamaz.
Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, jeotermal konusunda "yasal zeminde" sürdürdüğü mücadelesinde haklıdır.
Nitekim, valilikçe ihaleye çıkarılan 36 jeotermal sahası ile ilgili karar, Başkan Çerçioğlu'nun "hak aramak" adına başlattığı hukuki süreçte Danıştay 8. Dairesi tarafından iptal edilmiştir.
Gerekçesi; çevre ve insan sağlığına ciddi zararlar verebileceği, ihaleye çıkılacak jeotermal alanların ağırlıklı olarak zeytin tarımının yapıldığı bölgelerde olmasıdır.
 
 
Bu kavga böyle sürmemeli.
Ama herkes bilmeli ki, kentin asıl yöneticileri atanmışlar değil seçilmişlerdir.
Atanmış, görev süresi tamamlandığında çekip gider.
Seçilmiş ise son nefesini verinceye kadar, o kendisi seçen insanlarla birlikte, yüz yüzedir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN