Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


“Zoraki Krallar” ve Kanunları...

Yayınlanma Tarihi : 16 - 08 - 2015 : 11:24
Güne, bugün imrenerek, iç geçirerek izlediğimiz Avrupa demokrasisine temel atan, insanlığa çok önemli eserler armağan eden Jean Jacques Rousseau’nun bir sözü ile başlayalım; “Yönetenler yasa yapmamalı, yasa yapanlar yönetmemeli...”
 
Günümüzde (tabii ki Türkiye’de değil!), kendine yasa yapan, yaptıran siyasileri gördükçe, duydukça, bu sözün ne kadar derin anlamlar taşıdığını, “fikri hür, vicdanı hür, doyurulmamış, paralel düşünce ödülü almamış” insanların taştıracağını sanmıyor, analizine de girmiyorum...
 
Özel ilgi alanlarımın başında antik çağ insanlarının töreleri, anlayış biçimleri, felsefesi, yönetim şekilleri geldiği için ilginç bulduklarımı özellikle pazar günler sizlerle paylaşmaktayım.
 
Yönetim bunalımı yaşadığımız, “devlet adamları”ndan beklediğimiz “devlet adamlığı”nı göremediğimiz şu günlerde, antik çağın 2.500 yıldır yaşamakta olan iki devlet adamından, kanun koyucusundan, düzen kurucusundan bahsedeceğim.
Tabii ki tarihi masal gibi okuyanlar için değil, adam gibi dersler çıkarmasını bilenler için...
 
Önce Lykurgus... M.Ö 800 civarlarında yaşayan Lykurgus, Kral ağabeyi Polydektes ölünce istemeye istemeye tahta oturur. Bu işten nasıl kurtulacağını düşünürken, dul kalan yengesinin hamile olduğunu öğrenince halka ilan eder: Doğacak çocuk erkek olursa, krallığı ona bırakacağım. Kral doğar, 8 ay krallıktan sonra yönetimi kral naiplerine bırakan Lykurgus, dünyadaki yönetim biçimlerini öğrenmek üzere uzun bir yolculuğa çıkar.
 
Bir süre sonra ülkesinden “Durum kötü, sana ihtiyacımız var....” çağrıları üzerine dönüp krallığı devir alır.
Tahttan uzak kaldığı sürede bir hayli donanım sahibi olan Lykurgus, insanların gelecek kaygısı olmadan eşit ve mutlu olduğu bir düzen kurmak, böyle bir toplum yaratmak üzere arka arkaya kanunlar çıkarır. Kurduğu “dünyanın ilk sosyalist devleti”, onun kanunlarıyla 500 yıl yönetilir...
 
Kafasında sentezlediği sistemi uygulamaya koyup, bunların toplumsal kural ve yasa haline geldiğini gören Lykurgus, “artık bana ihtiyaç kalmadı” diyerek ölüm orucu yöntemiyle yaşamına son verir.
 
Haksızlığı, Kapılar Önleyemez...
 
M.Ö. 640-559 yılları arasında yaşayan, ismini ölümsüzleştirerek dünyaya veda eden bir başka Yunanlı ise Atinalı Solon... O kral değil ama, kral yetkileriyle donatılmış bir düzen kurucu... Çok gezmiş, çok görmüş, çok okumuş, çok gözlemlemiş, insanların düzeni üzerine çok da kafa yormuş olan Solon, çok saygın bir isim olanak Atina’ya döner. Atina’nın akilleri tarafından M.Ö. 594 yılında “devlete düzen verecek kanunlar”ı yapmakla görevlendirildi. Ancak tek şartı vardı: Kuracağım düzen en az 100 yıl ayakta kalacak...
 
O sıralar yönetim, doğuştan soylu olanların elindeydi. En iyi toprakları da elinde bulunduran bu grup, çiftçileri borçlandırıyor ve köleleştiriyordu.
 
Çok donanımlı, olgun ve doygun bir kişi olan Solon bu durumu söyle özetliyor:
Toplumsal haksızlık, herkesin evine girer. Bahçedeki kapılar bunu önleyemez. Çünkü hırsızlık, yüksek duvarları da aşıp geçer. Bırakın insanlar kendi yatak odalarının köşesine sığınsın. Haksızlık onları orada da nasıl olsa bulacaktır.
Bu anlayış özeti doğrultusunda harekete geçen Solon, dünyanın ilk anayasasının da temellerini atıyor.
Soyluların yönetim tekelini kaldırmakla işe başlayan Solon, yurttaşların varlığını temel alan yasalar geliştirdi. Bu durumu kendisi şöyle özetliyor:
 
- Halka verecek kadar ayrıcalık verdim. Varlıklı ve güçlülerin de her hangi bir yanlıştan dolayı acı çekmemesi için özen gösterdim. Her iki tarafı da korudum ve hiç bir tarafın haksız egemenliğine izin vermedim.
 
Düzenini kuran Solon, bir kulağı düzen Atina’da olmak üzere uzun bir seyahate çıkar...
Bir seçimden bir yönetim çıkarmayan, “devlet adamları”mıza selam gönderip, hepinize sağlık içinde mutluluklar, hayırlı devlet adamları tarafından yönetilmiş olmayı dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN