Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Adı Büyük, Kendisi Küçük Belediyeler...

Yayınlanma Tarihi : 12 - 08 - 2015 : 09:04
Operasyonlar, baskınlar, intihar bombacıları, bombalamalar ve arka arkaya gelen şehit cenazeleri, yanan yürekler, göğe yükselen feryatlar... Ne çok örgüt, ne çok hain, ne çok devleti ve hükümeti hedef almış bilinen bilinmeyen cinayet şebekeleri...
Hadi dünü, bugünü kan, can, gözyaşı pahasına atlattık, yarının ne getireceğini hangi kanların akacağını, hangi canların yanacağını, bu kargaşadan, ağır bedelli karmaşadan nasıl çıkacağımız konusunda kimsenin bir şey bildiği yok...
Her yeni gün, medeni ülke insanları için yeni bir umut olarak doğarken, bizim ülkemizde korku ile, endişe ile doğuyor.
Çaresizlik ve içtenlikle her sabah şunu söylüyorum; Ülkemizin karışmasından ve bugünkü durumundan gelecek, kurtuluş bekleyenlerin, beklentileri kursaklarında kalsın, kendi yakınlarından bulsun...
Bu ülkenin yetiştirdiği, “fikri hür, vicdanı hür” insanları, sürekli “restorasyon” ihtiyacından söz ediyorlar. Bunun anlamı şudur: Bozulan bir bütünün, uygun malzemelerle aslına uygun hale getirilmesidir. Bunu hissettiren de, bir “bozulmuşluk” gerçeğinin kabulüdür.
 
Uysa da Yapıyorlar, Uymasa da...
 
Sayısız bozulmuşluktan, eksen kaymalarından biri de tüm şiddetiyle yerel yönetimlerde yaşanmaktadır. İmar yetkileri bile ellerinden alınmış, seçilmişleri, atanmışların, merkezi yönetimin onayına terkedilmiş yerel yönetimler, bugün kente yapılacak bir tesiste bile söz sahibi değiller. Merkezi güç, “ben tünel yapacağım” diyor, yapıyor, “stat yapacağım” diyor, temel atıyor, “yol açacağım” diyor, açıyor. Belediye başkanları sürekli isyan halinde; “şehir palanlarımıza, kentin gelecek hesaplarına uymuyor...”
Cevap; uymuyorsa 15 güne kadar uydurun, uydurmazsanız bizim proje kendiliğinden uygulamaya girer... Yasa böyle...
Örneğin Konak Tüneli, örneğin, Göztepe’nin, Karşıyaka’nın göbeğine 15-20 bin kişilik stadlar. Doğal olarak insanın aklına şu soru geliyor... Bu yerel yönetimler neden var?... Bunca uzmanı neden barındırıyorlar? Buna karşın, belediyelerin kent yararına uygulamaya koyacağı her hangi bir proje, aylarca yıllarca, merkezi yönetimin onayını bekliyor. Çöp topla, kanal kaz, su temin et, insanları taşı, gerisine karışma...
Al sana bir “restorasyon” konusu... Yerel yönetimler, tüm medeni ülkelerde olduğu gibi “yerinden yönetim” anlayışı ile ya yeniden düzenlenmeli, bu da yapılamıyorsa, eski haline getirilmelidir...
 
Gel de Hak Verme...
 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu son meclis toplantısında yakınıyor:
Emrivaki ile karşı karşıyayız. Göztepe’ye Karşıyaka’ya stat yapacağız... Karşıyaka’da Yalı’da stat yapılıyor, ihale çıktıktan sonra bizim haberimiz oluyor. Büyükşehir yok sayılıyor. Her bakımdan yanlış... Şehircilik, imar ve trafik açısından yanlış oğlu yanlıştır. Bu kararı verenler bile ‘yanlış’ diyor. Ama birileri yaptırıyor.
Göztepe’ye de Karşıyaka’ya da hangi amaçla yapılıyor bilmiyoruz. Hangi şehir plancısını götürürseniz götürün, elini vicdanına koysun karşı çıkar...
Gel de hak verme...
Mutlak bir önerme ve yol gösterme değildir ama, ister istemez insanın aklına “Ben bu kanunlarla, bu uygulamalarla , bu ayak bağlarıyla belediye başkanlığı yapamam, halka karşı sorumluluklarımı yerine getiremem” deyip istifayı basan Datça Belediye Başkanı Şener Tokcan akla geliyor...
Şu stat meselesi bu kentte kabak tadı verdi... “Amaçlanan” neyse o da oldu... Zaten zor durumda olan İzmir kulüpleri, antrenman yapacak, maç yapacak saha bile bulamaz hale geldi.
En acısı da ne biliyor musunuz; merkezi yönetimin doğru yanlış her yaptığına yapacağına kayıtsız şartsız alkış tutan, yerel yönetimin her adımını eleştirmekle, engelleye asli görevleri sayan “İzmirliler...”
Ankara’ya, İstanbul’a, Konya’ya, Kayseri’ye yapılan hükümet yatırımlarından onda birinin bile İzmir’e yapılmamasının, “bir kısım İzmirliler”in onuruna dokunmaması tuhaf değil mi?
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN