Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bin Çehreli Bir Manken

Yayınlanma Tarihi : 11 - 08 - 2015 : 09:05
Dünyanın en mahir portre ressamının meslek maharetini göz önünde tutun. 
Bir ülkenin en sevilen, ya da sevilmeyen politikacısının da o ressamın müşterisi olduğunu farz edin.
Ve bu politikacının bir ay süreyle, her sabah ressamın atölyesine gidip her gün yeni bir kıyafet içinde portresini yaptırdığını hayal edin.
Ve bir ayın sonunda ortaya çıkan otuz portreyi geniş bir sergi salonunun duvarına asarak eserlerin sergilenmesini sağlayın...
Her gelen seyircinin aynı kişiye ait bu otuz portreyle ilgili izlenimlerini saptamak üzere bir “intiba defterine” izlenimlerini yazmalarını temin edin.
Bir ay sonra sergiyi gezen bütün izleyicilerin, “intiba defterine” yazdıkları izlenim ve kanaat açıklamalarını okuyun.
Bu portrelerin hiçbirine politikacının asıl ruh halinin yansımadığını ve saptanan yüz hatlarının hiçbir şekilde birbirine benzemediğini ve her gün aynı yüz hatlarının çok farklı duygu ve düşüncelerle şaşkınlıklar yarattığını göreceksiniz...
 
Peki, bu şaşkınlık manzarası ve/veya değişik ruh hali yansıması kimin eseridir?
Ressamın mı?
Model politikacının mı?
 
Kabahat ne ressamın, ne de model politikacınındır...
Ama kabahat, doğrudan “politikanın” eseridir. 
Hatta politikanın “şaheseridir”...
Ve siz gerçeği ne kadar sağlam delillerle saptarsanız saptayın; politikacı, her şeyin bizatihi politikanın kendisinden kaynaklandığını ileri sürecek ve politikacıya herhangi bir toz kondurmayacaktır.
Neden?
Çünkü politika “bin yüzlü” anlamındadır ve hiçbir koşulda kendinizden kaynaklanan bir hatanın faili olarak görünmenin kimseye bir yarar sağlamadığını, size net ölçeklerle ispatlamaktadır...
 
Bu saptamanın gerçeğine inanıyorsanız, hakkınızda her gün değişik bir kanaat oluştuğunu ve bu kanaatin her gün farklı bir yüzle piyasaya sürüldüğünü kabul etmek zorunda kalacaksınız demektir.
İşte size örnek:
 
HDP’nin uygulamakta ısrar ettiği, fakat mahiyetine ve niyetine şimdiye kadar hiç kimseyi ikna edemediği “HDP Eş Genel Başkanlığı”, her gün değişik portrelerle kamuoyu karşısında ilginç manzaralar sergiliyor.
Örneğin HDP’nin bayan eş genel başkanı, sık sık HDP’nin bay genel eş başkanını zora sokan ve savunma güçlüğü yaratan konuşmalarıyla engin ve derin bir şaşkınlık deryası yaratıyor.
Örneğin, HDP bayan eş genel başkanı Figen Yüksekdağ, HDP ile PKK arasında bir bağın olmadığını ve PKK’nın uyguladığı programın terör olmadığını söylemiş.
Almanya’nın Köln kentinde Ezidiler ve Kürtler tarafından Türkiye’nin hava operasyonlarının protesto edildiği yürüyüşe katılan HDP’nin bayan eş genel başkanı Figen Yüksekdağ, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunurken bu görüşünde ısrar etmiş:
“Bizim HDP olarak PKK ile hiçbir bağımız yok. Ortaya belge konulması lazım; aksi takdirde bu iddialar çok saçma kalıyor” demiş...
 
Elbette ki ispatın mükellefiyetini savunmaya yükleyemezsiniz. 
Ama hakkın ve mükellefiyetin içeriği tartışılırken, asıl gerçeği yansıtan mantıklı ve makul izahtan da uzak duramazsınız...
Siyasetçinin lisanı ikna edici sağlam muhteva içermiyorsa, siyaset kelamı bırakınız ispat yaratmayı, hayret yaratmakla şaşkınlığa sebebiyet verir...
Siyasette ikna “kelamın” değil, “muhtevanın” eseridir...
Eş başkanlık bu sağlam kurala, istisna getirme hakkı vermez...
 
Aksine çok sağlam bir tutarlılık ispatı ister...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN