Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Tesadüf Talihtir; Liyakat Değildir

Yayınlanma Tarihi : 07 - 08 - 2015 : 09:11
Evvela siyaset ile ilgili bir hüküm cümlesi yazalım: Diyelim ki, tesadüf talihtir; liyakat değildir... Diyelim ki, siyasette seçkin nitelik, yüksek makamlara sahip olmak değil, o makamlara layık olmaktır.
Liyakatsiz, fakat talihli bir tesadüfle o makamlara ulaşırsanız, bu lezzeti hazmetmek, emellerinize değer kazandırmaz...
Örnek arıyorsanız yüzlerce ülkede, tazelik derecelerine göre sınıflandırılmış onlarca örnek vardır. Ve her fırsat tezahüründe biz bu örnekleri alkışlarız...
Eğer bir ülkede alkış,               takdirin değerini isabetsiz yansıtıyorsa, muhatabınızı aldatırsınız. Yani alkışlarınızın yüksek sesli tekrarına güvenerek yaptıklarınızın doğru olduğunu sanabilirsiniz.
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun: Bu durum, karşılıklı işlenmiş büyük bir takdir (hatası hatta) günahı değil midir?
 
Başbakan Davutoğlu, CHP ile koalisyon görüşmelerini gerçekleştiren AK Parti heyetiyle durum değerlendirmesi yapacakmış...
Heyet başkanı Ömer Çelik, kuşku yok ki bütün görüşme aşamalarında elde ettiği istikşafi saptamalarını, başbakana zaten dakikası dakikasına arz etmiştir.
Yani artık başka hiçbir şeye ihtiyaç yoktur.
Bu görüşme zaman israfından başka ne işe yarar?
 
Tayyip Bey seçim sandıklarında kazanamadığı hukuki ve siyasi zemini, görevlendirdiği dört kişinin “açınsama toplantıları” sonunda kazanmıştır.
Seçim sonrası siyaset planlamasının tek galibi vardır: O isim, Tayip Erdoğan’dır...
Tayyip Bey, kendisi için büyük önem taşıyan TBTB (yani Tek Başına Tayyip Bey) iktidarını yeniden elde etmenin fırsatını ve ilk adımını kazanmıştır.
Bu kazanımda, Tayyip Bey’in şansını arttıran husus, MHP’nin hükümet etmeye direnç gösteren eğilimi olmuştur.
Aynı yaklaşımı HDP için değerlendirirseniz, Tayyip Bey’e rakip olacak tek siyasi örgüt ve irade CHP’dir...
 
Tayyip Bey’in başdanışmanı Bülent Gedikli, AK Parti’nin koalisyon için büyük çaba gösterdiğini, ancak muhalefetin ileri sürdüğü ‘kırmızı çizgiler’ nedeniyle erken seçim ihtimalinin güçlendiğini söylemiş.                               Bu, siyaseten yılankavi bir cümledir. Bülent Bey de çok iyi biliyor ki, bu noktaya Tayyip Bey’in direktifleri ve Davutoğlu’nun riayetiyle (itaatiyle) gelinmiştir.
Dolayısıyla AKP karşısında siyaset yapacak tek parti olarak sadece CHP kalmıştır.
Kılıçdaroğlu’na kabineyi kurma görevi verilmeden, 45 günlük süre doldu gerekçesiyle Kemal Bey’in siyasi nabız yoklama fırsatı engellenirse, bu durum, seçim adaletine çok aykırı olur.
 
CHP, kendilerine kabine kurma şansı verilmeden seçimlere gidildiği gerekçesiyle  ortaya koyacağı siyasi şikâyetlerde haklı olabilir; ama bu üslup ülke için hiçbir fayda getirmez.
Çünkü böyle bir siyasi suistimalini şikâyet mercii yasalarımızda yok...
Ve bu durum, Türk demokrasi tarihinin en ayıplı örneği olarak tarihe geçer... Muhtemeldir ki AKP, bu durumun mazereti olarak CHP’nin ileri sürdüğü kırmızı çizgilerden vazgeçmemiş olmasını iddia edebilir.
İddia ederse bu durum, CHP lehine yorumlanabilir.
Bir de bu gibi durumlarda, ilke kararlarında ısrar eden ve siyasi taleplerinde irade sebatı gösteren partilerin alacakları oy oranının artması ihtimalidir...
 
CHP’nin bu bahisteki bekleyişleri haklı itibar görebilir...
Belirtmeliyim ki; tekrar seçim sonunda, 7 Haziran sonuçlarından çok farklı bir sonuç çıkabileceğine ihtimal vermiyorum...
Türkiye’nin kalıp değiştirme modeli bellidir. O model kapımızın önüne gelmiş gibi görünüyor... Haydi hayırlısı...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN