Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


‘Öldüren Hatalar’ Bitmiyor...

Yayınlanma Tarihi : 06 - 08 - 2015 : 10:34
“İş kazaları” artık Türk işçileri için “kaza” olmaktan çıktı, kader haline geldi. Tedbirsizlik, dikkatsizlik, vurdum duymazlık, görevi savsaklama derken 4 canımızı daha betona gömdük. 
Bu şantiyede mutlaka bu işin eğitimini almış inşaat mühendisi veya mühendisleri vardır. Basit mantıkla, kurulan metal iskele, üzerine bindirilen yükü taşıyamamış ve taze beton ve demirler iskelede çalışan işçilerin üzerine yığılmış.
Kaçıp kurtulanları, son anda bir yerlere tutunanları, çökme anında yemekte olanları düşünürsek, “4 canla ucuz atlattık” bile diyemiyoruz. Bir insan hatası üzerine hayatını kaybedenlerden üçü evli ve çocukları var. 
Biri ise sadece 22 yaşında. Vatani görevi tamamlamış, ekmek parasını çıkaracak bir iş bulmuş, nişanlanmış, düğün hazırlıkları yaparken ölüm haberi geliyor. Her acı olayda olduğu gibi mutlaka soruşturma açılıyor. Hatalı olanlar iyi ufak tefek cezalara çarptırılabiliyor. 
Ama gidenler asla geri gelmiyor. İşin en acısı da, işçi çalıştıranlar, işleriyle ilgili can ve mal güvenliğini garanti altına almamaya devam ediyor.
Görgü tanıkları, işin öncesini bilenler ve de dışarıdan uzmanlar, “ölüm iskelesi”nin hatalı kurulduğunu, her bölümde 4 olması gereken tutturucu vida sayısının teke indirildiğini söylüyor. Eğer doğruysa, faciaya davetiye çıkarmak gibi bir durum...
Allah tekrarından korusun, ölenlere rahmet, geride bıraktıklarına sonsuz sabırlar olsun...
 
Faciada Bile Ayrı Düşüyoruz 
İnternet haber sitelerinde konu ile ilgili haberlerin altında dikkatimi çeken iki yorumu da sizlerle paylaşayım da, bir facia karşısında bile ne kadar ayrı düştüğümüzü bir kez daha görün;
AKP’li Bilal Doğan açıklama yapsın, bakalım kimi suçlayacak...
Ölenlere Allah’tan rahmet dilerim. 
Mustafa da (Balbay) mutlaka hükümeti nasıl eleştiririm diye gitmiştir. Çünkü bunlar, kandan, felaketten ve ölümlü kazalardan beslenirler.
Görüyorsunuz işimiz çok zor ve oldukça ve hatta umutsuz vaka...
Her tarafımız vıcık vıcık ilkel siyaset... “Ben birine veya birilerine biat ettim mi, günahlarını bile marifetleri sayarım. Onlardan gerisi mutlak düşmanımdır” kültürünün acı tezahürü...
 
‘Her Yerde Var’
Malum; İzmir sokakları yoğun işgal altında... Gülmeyi çoktan unutmuş, gelecek derdine düşmüş masum, mazlum insanlar çoluk-çocuk İzmir kaldırımlarına, parklarına, camilerine yayılmış durumda. Paraları varsa bir yudum su içecekler, bir lokma yiyecek, yedirecekler.
Boş gözlerle önlerinden, yanlarından gelip geçenlere bakıyorlar... Kim bilir ne diyorlar, ne düşünüyorlar?
Sokaklar, parklar, kaldırımlar tabii ki yaşama uygun değil. 
Zorunlu doğal ihtiyaçları karşılayabilecek yerler değil. Ama bu kentin insanların özellikle de devletine ve devlet adamlarına bir zorunlu sığınma...
Vali Mustafa Toprak konu ile ilgili konuşmuş. Birkaç kaynaktan dikkatle, ilgi ile çözüm umuduyla okudum; ortada bir çözüm girişimi var, ne de yakın gelecek öngörüsü... “Bir çok ülkede, her ilimizde ve haliyle İzmir’de de var...” diyor... 
Vali Bey “İzmir’in bir mülteci barınağı, çadır kent alanı olmadığı”nın da altını özellikle çizerken, bize de “Peki ne olacak? Ne zamana kadar devam edecek? 
Devlet, içinde -Allah korusun- salgın hastalık tehlikesi bile barındıran gözlerimizin önündeki bu insanlık dramı karşısında ne yapacak? Vakit geç olmuyor mu” diye sormak düşüyor.
Bir de rakam veriliyor; 67.900... Aynı rakam, geçen yıl İzmir sokakları Suriyelisizken de verilmişti... 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN