Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İzmirliler, Marmarisliler Zavallı İstanbullular Şerefsiz Değildir

Yayınlanma Tarihi : 04 - 08 - 2015 : 09:09
Aşırıya kaçan sert sözlerini, klasik tepkilerini biliyorum da, bu denli ağır sözler söyleyebilecek kadar ileri gideceğini tahmin etmezdim.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmirliler’e ve Marmarisliler’e “zavallılar”, İstanbullular’a da “şerefsizler” diye hitap etmiş.
 
—İzmir’de, Marmaris’te yazlıklarında yatıp, AKP’nin olmasın diye oyunu MHP’ye vermeyen, ama HDP’yi Meclis’e taşıyan zavallılar..
—Türkiye’nin kaymağını yiyenler, Boğaz’da yalılarda viskilerini yudumlayıp oyunu HDP’ye veren şerefsizler..
—Şimdi HDP ile koalisyon kurun.
 
İfadeleri kelimesi kelimesine böyle.
Bir genel başkana, bir siyasi parti liderine asla yakışmayacak tanımlamalar bunlar.
Bahçeli belli ki HDP’ye karşı olan öfkesini İzmirli, Marmarisli ve İstanbullu seçmenlerden çıkarmaya çalışıyor.
HDP’nin buralardan fazla oy almış olmasını hala hazmedemiyor.
Ancak, şiddetli hazımsızlığının nedenini yanlış yerlerde arıyor.
Çünkü bu millet seçimde MHP’ye de ciddi oranda oy verdi.
Hatta, CHP ile birlikte iktidar olma imkanı sundu.
Eğer Bahçeli isteseydi, bugün Türkiye’nin başına geçer, hükümette olurdu.
Bu sayede de..
Her gün dilinden düşürmediği “yolsuzluk ve rüşvetler Yüce Divan’a gidecek, AKP’nin 12 yılı orada aklanıp paklanacak” cümlelerini ve vaatlerini gerçeğe dönüştürebilirdi.
Fakat ne tuhaftır ki, görevi daha sandıklar açılır açılmaz reddetti.
Halkın beklentilerini elinin tersiyle itti, binbir bahane üreterek hiç bir şekilde hükümet kurmaya yanaşmadı.
 
Türkiye’yi kilitledikten, halkın talebini reddettikten, verilen görevi almadıktan sonra, şimdi de durmadan herkese akıl fikir dağıtıyor.
HDP’ye oy verenlere hakaretler yağdırıyor.
“Toplumsal bölünmenin kaynaşması için CHP ile AK Parti koalisyon kursun” gibilerinden garip konuşmalar yapıyor.
Öte yandan ise, meclis başkanlığı seçiminde ve terör için soruşturma komisyonu kurulması oylamasında, yerden yere vurduğu AK Parti ile işbirliğine gidiyor.
Ne diyorsa, tam tersini yapıyor.
Hadi biz bu hallerini çözemiyoruz, anlayamıyoruz, şaşkınlıkla izliyoruz.
Peki, ya ona oy verenler ne yapsınlar?
Görünüşe göre, onlar da bizimle aynı durumdalar.
Liderlerinin gel-git’lerini onlar da bir türlü kavrayamıyorlar.
 
Trafikte Cep Telefonu
 
Bugünlerde yolunuz Seferihisar’a düştüyse, yaya geçitlerinde ve trafik ışıklarında önemli uyarılar olduğunu görmüşsünüzdür.
Levhaların altında “gözünüz telefondayken trafik levhalarını kaçırırsınız, gözünüz telefondayken kaç levha kaçırdınız” diye yazılar bulunuyor.
O yazıların sebebi ve amacı var:
 
—Sebep; özellikle yaya geçitlerinde meydana gelen kazaların çoğunluğunun, trafikte cep telefonu görüşmesi yapılırken olması..
—Amaç; trafikte cep telefonu kullanımının önüne geçilmesi..
 
Seferihisar Belediyesi, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Doğuş Otomotiv’in işbirliğiyle gerçekleştirilen “Yaya Güvenliği” adı altındaki projeyi beğendim.
Umarım, toplumda farkındalık yaratılır.
Ancak, uyarıyı ciddiye almanız için ille de Seferihisar’a gitmeniz gerekmiyor.
Siz de bu satırları okumanızla birlikte, artık trafikteyken cep telefonuyla konuşmayı bırakabilirsiniz.
Hatta..
Mutlaka bırakınız..
 
Kızım Sana Söylüyorum..
 
Uğur Yüce ağabeyimiz, aralarında benim de bulunduğum gruba, kısa ancak anlamlı bir mesaj attı:
 
—Değerli dostlarım;
—Express dergisinde makale yazan Jacques Attali, 500 yıllık bir liman olan Le Havre’ın yenilenmesine gereken ilgiyi göstermeyen Fransız hükümetini eleştirerek, şöyle demiş:
—Bir şehrin ve dolayısıyla bir ülkenin geleceği; yüzyıllardır limanlarına verdigi önemle şekillenmiştir. Çünkü, dünya ticaretinin yüzde 80’i limanlar üzerinden gerçekleşmektedir.
—Bu görüşü sizlerle paylaşmak istedim.
 
Uğur ağabey Fransa’daki tartışmayı ve yazarın görüşünü paylaşırken, aslında gizlice “kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” diyerek, çaktırmadan ortaya bir soru da yöneltiyor:
 
— İzmir Limanı’nın yenilenmesi ne oldu?
—Özelleştirilmesi ne oldu?
—Kapasitesinin artırılması ne oldu?
 
Altay Tüzüğündeki O Kural Çok Saçma
 
Anladığım kadarıyla Altay yeniden bir iç savaş yaşıyor.
Yüzlerce kişi üyelikten çıkarılıyor.
Üyelik iptallerinde yönetimin mutlaka bir dayanak noktası vardır.
Yoksa herkes kulübe üye yapmak için uğraşırken, Altay niye azaltmaya çalışsın..
Ancak, yöntemde bir sıkıntı olduğu kesin.
Mesela, eski başkan Ömer Hızlıok’un eşinin ve kızının da üyeliklerinin iptal edilmesini anlayamadım.
Tüzükte “başka kulüp taraftarı olma” maddesi var ve bu da üyelikten atılma nedeni..
Bana göre çok saçma bir kural..
İnsanlar Altay gibi başka kulüpleri de sevebilirler.
Eğer üyelik iptallerinde bu madde dikkate alınıyorsa, Altay çağın epey gerisinde kalmış demek..
 
Hadise’ye Kesin Çözüm
 
- İstanbul’da gazetecilere makyajsız yakalanan şarkıcı Hadise, “neden dikkatli davranmıyorsun, beni bu halde göstertiyorsun” diyerek şoförünü azarlamış.
- O halde, bundan sonra şoförün alacağı önlem belli.. Arabadan indirmeden önce Hadise’nin makyajını da yapacak, öyle indirecek!..
 
Adına Göre Davranın
 
- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli devleti zor durumda bırakmak istemez” demiş.
- Devlet tarafında zorluk yok zaten, ama bahçeli tarafta sıkıntı var. İstediğiniz kadar aranıza çağırın, bahçe temizlenmeden yanınıza gelmez!..
 
Doğuştan Ruhu Var
 
- Şarkıcı Mustafa Sandal, 5 milyon euroya aldığı ultra lüks yatını hiç bir kaptana emanet etmiyor, kendisi kullanıyormuş.
- Ee, bu konuda doğuştan altyapıya sahip ne de olsa.. Denizcilik hayatına “sandal” ile başladı, oradan tekneye ve yata sıçradı!..
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN