Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Dört Dudak İki Ağız

Yayınlanma Tarihi : 27 - 07 - 2015 : 09:10
Türkiye, bir emele bin ah çeken kültürde duygusallığını olgunlaştırmayı denemiş ve bu zaaftan lezzet alan bir keyif üslubu yaratmıştı...
Bu nedenle Türkiye’de “emel”in söz konusu olduğu her tür eylemin sergilendiği düzlemlerde ortaya sadece “zaaf” örnekleri çıkar...
Bu bir “heves” olabilir mi?
Olabilir...
Bu bir “etkin karar değeri” olabilir mi?
O da olabilir...
Peki, hangisinde ihtimal katsayısı daha yüksek olur?
 
***
 
HDP manzara sergilemede, acaba, dağınıklık yarattığının farkında mıdır?
Adına “eş başkanlık” dediğiniz kurumsal ilişki türü, acaba “emel” olarak umulan etkinlik ölçeğini sağlar mı?
Bir siyasal emel, eğer bir yerine iki ağızdan ifade edilirse buna etkinlik demek mümkün olur mu?
Yoksa bu üslup, düşünsel sergilemede bir fantezi midir?
Yoksa bu manzara, iki dudak bir ağız yerine; dört dudak iki ağız olarak tezahür ederse, acaba söylenen şey iki kat pekişir mi?
Yoksa korkulduğu gibi dinleyeni şaşırtır mı?
 
***
 
Uzun süre düşünmüştüm; acaba eş başkanlık sistemi, HDP içinde etkin bir örgütlenme modeli olarak işliyor mu?
Yoksa bir tekil örnek olarak otoriteyi çoğullaştırmak, acaba kurumsal karar etkinliğini arttırıyor mu?
Yani pratikte fayda sağlıyor mu?
Şimdi bu soruyu kendinize sorun ve etkin bir cevap arayın: Eğer hüsrana uğrarsanız ve sistematik etkinliğin olmadığını fark ederseniz, siyaset modelinizin müessir olmadığını kabul eder misiniz?
İşin gerçeği şudur: Hiç kimse eş başkan sistemi ile, karar otoritesinin çoğullaştırıldığı düzlemde eylem ve söylem etkinliğini arttırdığını iddia edemez.
Mesela aklıma şu geliyor: Neden acaba iki tane erkek eş başkan sistemi yok? Veya neden iki dişi eş başkan yok?
Neden iki eş başkan sisteminde, daima erkek eş başkan son sözü söylüyor?
Ve kadın eş başkan neden hep, sahne dünyasının deyimiyle “uvertür” gibi ikincil değerlendiriliyor?
 
***
 
Bir de farklı telden çalmak örneği var...
İşte size örnek: HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, “Biz sırtımızı YPJ’ye, YPG’ye ve PYD’ye yaslıyoruz” diyor ve PKK’nın yaptığı saldırıları görmezden geliyor.
Bu yetmiyor ve hükümeti barıştan yana olmamakla suçluyor.
Yani, saptaması olmayan tahliller sıralamasını deniyor...
 
***
 
Peki ya sonra ne oluyor?
Aynı gün, HDP eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş;
DBP eş genel başkanları Emine Ayna ve Kamuran Yüksek, HDK eş başkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü ve DTK eş başkanları Selma Irmak ile Hatip Dicle farklı görüş belirlemesiyle dikkat çekmek istiyor.
(Dikkat! Eş başkan sıralamasında kadınları, erkeklerin önüne geçiren tercihli takdim biçimini ben düzenledim. 
Bunu bilerek ve isteyerek yaptım: Çünkü HDP eş başkanlar sisteminde daima erkekler önde gidiyor. Kadın eş başkanlar ise daima arkadan geliyor... Saygılı bir değişiklik olsun istedim...
 
***
 
Yani anlayacağınız bu eş başkanlık sistemi, HDP’de biraz fantezi olmaya başladı.
Dikkat!
Siyasette “müessiriyet” yoksa, mahiyette mana yoktur.
Siyasette “tesir” yoksa, ısrarda fayda yoktur...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN