Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Alt ya da Üst Akıl

Yayınlanma Tarihi : 24 - 07 - 2015 : 09:28
Türkiye de siyaset lisanı öyle deyimler üreterek siyasete mana kazandırmaya yöneldi ki, hemen her gün yepyeni deyimleriyle karşılaştık.
Bunlar arasında en sıklıkla kullandığımız; ama hala neyin amaçlandığı konusunda ikna edici bir tanımlamaya kavuşturamadığımız konular var.
Bunların en hassas olduğu husus, “alt akıl / üst akıl” tanımlamasıdır.
Gelin burada bir hüküm cümlesi yazalım ve diyelim ki siyasette hitabet, zor sanattır...
Kelime üretince, siyasette kalıcı kavramlar ürettiğinizi zannetmeye başlarsınız ki, asıl zorluk işte o zaman başlar...
 
***
 
En vahşi vicdanların bile şaşkınlaştığı son Suruç katliamı sonrasında, halkın bilmeyi istediği hususları içeren bir hükümet açıklaması yok...
Sınıra kafileler halinde askeri birlikler gönderiyoruz; ama Genel Kurmay Suruç vahşeti karşısında bir kınama cümlesi ve şehit ailelerine başsağlığı dilemekten ibaret tavır sergilemekle yetiniyor...
Parlamenter muhalefet, Cumhurbaşkanı’nın Kıbrıs’tan erken dönmeyişini siyasi tavır ayıbı olarak teşhir ederek, iç siyasette avantaj kazanmanın yöntemlerini deniyor...
O zaman, geçmişten günümüze gelişin sayfalarında, hangi detaylar toplumsal değer yargıları karşısında hatalı tavır olarak yorumlanıyor?
 
***
 
Peki, IŞİD olayının geçmişteki değerlendirmeleri nasıldı?
Türkiye IŞİD kadrosunu, nasıl yorumluyor ve hangi önlemler çerçevesinde, ülkenin güvenlik içinde olduğunu ileri sürebiliyordu?
Amerika’nın siyaset tekilciliğini öne çıkarıp eleştirmek suretiyle bu bölgede sınır güvenliği ve siyaset etkinliğini sergilemek mümkün olmuyor.
Ve bunun sonucunda Türkiye’de çok ağır faturalı bir vahşetle sergilendi.
Bundan sonra Türkiye’nin bu bahislerdeki yorum ve değerlendirmeleri eskisi gibi olmayacaktır.
Eskiden Tayyip Bey ne söylerse, o söylediklerinin dışında ihtimali dile getirecek cesaret sergilenemezdi... Herkes Tayyip Bey’in beyanlarına itaat eden bir üslup ve ifade sergilerlerdi.
Yeni bir koalisyon eşiğindeyiz. Koalisyonun birinci partisi, yani ana parti; tali (ikincil) partiye bütün taleplerini kabul ettiremeyebilir. 
Bu durumda Türk siyaset kamuoyu, Suruç vahşetini sürekli hatırlayarak (ya da hatırlatılarak), koalisyon içi tartışmaları genişletebilir.
Bunlar yararsız tartışmalar olarak siyaseti yorabilir...
 
***
 
Hitabette kelime isabetsiz seçilirse, mana kavranmamış demektir...
Ya isabetli seçilirse?
O zaman varılan sonuç, ülkenin mükemmeline giden yolu açar...
Bunun güzel örneğini Demirtaş’ın açıklamasında görüyoruz.
Demirtaş polisleri şehit eden PKK’lıları suçluyor. Yani vahşete işaret ediyor...
Ama şunu da unutmayınız: HDP barajı aşıp Meclis’e girdi...
Fakat silah hala siyasetin tepesinde tetik düşürüp polisi şehit ediyor...
 
***
 
Aradan kırk beş gün geçti...
Bir türlü hükümet kuramadık...
Türkiye’de siyaset en kabadayı deyimiyle söyleyelim; vekâleten bile müessir değil...
Ülkemizde öyle sanıldığı gibi alt – üst akıl değil; resmen alt üst olmuş akıl hali görünüyor...
Yani ülkemizde siyaseten sadece topal ördekler dolaşıyorlar...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN