Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İzmir Muhalefetinin Uyanışı...

Yayınlanma Tarihi : 23 - 07 - 2015 : 09:00
İzmir’de 1.5 aydır yaşanan “ulaşım kartı krizi” ya da olumsuzluklarına, Büyükşehir Belediyesi’nin “ağır muhalifi” AKP’lilerden ne zaman tepki gelecek diye adeta gözüm yollarda kaldı. Bu kadar açık arayan bir ekibin haftalardır gözlerinin önünde cereyan eden kent kart olaylarını ıskalamasını, Büyükşehir Belediyesi’nin muhalif kanadının toplu ulaşım araçlarından otobüse, metroya, İzban’a ve vapura binmemesine, daha doğrusu kent kart kullanmadıklarına bağlıyorum.
 
Ama ben sık aralıklarla toplu ulaşım araçlarını kullandığım için, yaşananları bizzat izleme, gözleme fırsatı bulan bir vatandaşım. Gördüm ki, bu krizde, çıkmazda en küçük bir aksaklıkta, haklı olarak “nerede bu belediye?” tepkisini ortaya koyan tek vatandaşa rastlamadım. En azından o kadar seyahate rağmen ben denk gelmedim.
 
Ama olaya sadece “muhalefet olsun, torba dolsun” cinsinden bakarsanız, o ulaşım kartlarının gösterildiği okuma aletlerinden çıkan “acayip sesleri” bile, “aleyhte delil” olarak değerlendirmeye kalkarsanız, orasını bilemem.
 
Ancak, elimi vicdanıma koyarak, hiç bir ön yargı ile şartlanmamış olarak diyebilirim ki, kent kartı ilgili aletlerde reddedilsin veya edilmesin hiç bir vatandaşın toplu ulaşım araçlarına binmesinde engel çıkarıldığına rastlamadım. Belki bu aksamanın bedeli belediyeye, dolayısıyla biz vatandaşlara dolaylı olarak ağır olmuştur ama, vatandaş mağduriyeti yaşanmamıştır.
Mutlaka talimatlı şoförler, turnike görevlileri vatandaşı yönlendirmek için olağanüstü gayret göstermişler, sinirlerinin ne kadar sağlam olduğunu da gösterme fırsatı bulmuşlardır.
 
Olayı şirketlerden öğreniyoruz...
 
Yukarıda dolaylı eleştiri hedefi yaptığım, ulaşım kartı krizinde muhalefetin sesi olarak açıklama yapan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AKP Grup Başkan Vekili Bilal Doğan, her gün yüz binlerce kişinin yaşadığı “ulaşım kartı olayı”nın yeni yeni farkına varmış olmalı ki, belediye yönetimini yerden yere vuruyor. Bazı yönleriyle çok haklı, bazı yönleriyle haksız, bazı yönleriyle de abartarak.
Haklı yönlerine gelecek olursak, “işin içinde bir uygulama hatası” olduğu kesin.
 
Defalarca yazdım; 1.500 otobüs, koskoca bir metro, koskoca bir İzban ve bilmem ne kadar körfez vapurunun işletim sistemini tüm sırlarıyla bir şirkete teslim et, o şirket değişince “yok sabotajdı, yok hesabını mahkemede soracaktık” gibi laflar et, sonra da ortalığı ihaleyi alan şirketle, kaybeden şirketin basın açıklamalarına terk et. Ne olup ne bittiğini, daha doğrusu neyin olmadığını 4 milyonluk İzmir, onların birbirlerini suçlamalarından, kendilerini savunmalarından öğrensin ve hala taşları yerli yerine oturtulamayan bir sistemle boğuşsun.
 
“İş bilmezlik yok” denilemez...
 
AK Partili Doğan’ın söylediği gibi işin içinde bir “iş bilmezlik” var mı?
Yok olduğunu kim söyleyebilir?
Yoksa, yazılım şirketi değişince çöken bir sistem neye var...
...ve neden hala aynı sistemde devam ediliyor?
Yarın bu şirket de “ihaleyi kaybetse, sistemi çökerterek kenardan izlemeyi tercih etse...” o zaman da bu şirketi mi suçlayacağız. O zaman da mı, koskoca bir ulaşım sistemini çökertmenin hesabını mahkemelerde sormaya çalışacağız?
Bu “uzaydan gelme sistem”in ipi neden başkalarının elinde?
 
Koskoca Belediye, kendi işletim sistemini kendisi kurarak, gerekli yazılımları da ücreti karşılığı uzman firmalardan satın alamaz mı?
Büyükşehir yetkililerinden hala bir “kendi göbeğini kendisi kesecek bir sisteme geçecekleri” haberini alamamak bir hayli üzücü.
O bakımdan, Doğan’ın açıklamasının içeriğindeki hakaretleri bir kenara bırakarak, olaya “eleştiriye zemin hazırlamış olma” gerçeğinden hareketle yeni bir sistem kurulması, sade vatandaş dileğidir.
 
Sevgili Bilal Doğan’a da naçizane önerim şudur; Sıfatınızı kullanarak yazılı olarak sorun bakalım, bu “şirket değişimi”nin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne maliyeti nedir?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN