Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Tarif ile İtiraf

Yayınlanma Tarihi : 17 - 07 - 2015 : 10:19
İnsanoğluna verilmiş en etkin ve en onurlu nitelik, “özgür iradedir.”
Özgür iradenin tarifi kolaydır:
Tarif, bir niteliği karşınızdakilere anlatıp kavramasını sağlamak eylem ve isteğidir...
Siyasetçiler, işlerine gelen her şeyi en iyi tarif eden kadro olarak tezahür eder.
Bu maharet, “irfan ilminden” gelir. Üstün niteliklere işarettir... Ama içtenlik tartışmasında ikna edici değildir...
 
Siyasetçinin tarif ustalığı yanında, beceriksiz kaldığı bir yönü vardır: Buna “itiraf cesaretsizliği” diyebiliriz.
Bilinmesini sakıncalı gördüğü bir gerçeği saklamak yerine, açıklama cesaretinden vazgeçme halidir... Bu kararlılığa Türk siyasetinde çok sıklıkla rastlanılmaz. Çünkü sonunda ağır mükellefiyet getiren bir itiraf zarureti karşımıza çıkar...
Selahattin Demirtaş, Habertürk’te yayınlanan mülakatında bu durumun siyaset içeriğini (fazla derinlikli olmamak üzere) açıkladı.
Fatih Altaylı’nın yönlendirici sorularının vardığı nihayet noktasını bir siyaset itirafıyla ifade ediyor. Demirtaş diyor ki, “PKK, Türkiye’ye karşı yürüttüğü silahlı mücadeleye, derhal son vermelidir...
Daha ileri gidip bir itirafı, siyasetinin tarifi olarak veriyor:
Diyor ki, “PKK’yı tehdit olmaktan çıkarmanın yolu müzakeredir. Bizim çağrımıza kalmış olsa, sabah kalkar akşama kadar çağrı yaparım. Çağrıyla olacak iş değil. Buradan çağrı yapıyorum; PKK kesinlikle Türkiye’ye karşı silah bırakmalıdır...”
Ayrıca gelecekte, HDP siyasetinin, PKK’dan yalın biçimde ayrışarak, Öcalan direktiflerine bağlı bir gelişme modeline dönüşeceğini ima ediyor.
 
Bu arada siyaset kinayesi yaparak sözü, Kürt ile Türk sınıflandırmasının, siyasal etkinliklerini tartışıyor. Kinaye yöntemiyle, HDP’yi Meclis’e Kürt oylarının değil, Türk oylarının taşıdığını anlatıyor.
Oranı önemsemiyor. Hatta neredeyse, Meclis’e giriş vizesinin oranını az bulduğunu abartarak kendi siyaset muhitlerine ima yoluyla gönderme yapıyor. Erken seçimde daha yüksek oranda oy alarak, daha çok milletvekili sayısıyla, varlıklarını ispatlayacaklarını açıklamaya çalışıyor.
Talep içerikleri konusunda yeni ve daha ikna edici bir açıklama notu getirmiyor. Dolayısıyla geçmiş uygulamalardan tamamen sıyrıldıklarına ve soyutlandıklarına ilişkin ikna edici bir görünüm kazanamıyor.
İfadesini net biçimde belirlediği izlenimi yaratıyor ama tam inandırıcılık kazanmış görüntüsünü veremiyor.
Örneğin diyor ki, “Kürtlerin derdi bölünmek değil; sadece haksızlıkların bitmesini istiyorlar.” Ayrı bir devlet kurmayı, hedeflenmediklerini açıklıyor. Özgürlüklerin genişletilmesini beklediklerini belirtiyor... Sözlerde ifade tesiri var ama, ikna edecek mana üstünlüğü yok...
 
Bu hedeflerin yerinde talepler olduğuna inanmış durumda konuşuyor. Ve muhtemel “tekrar seçimde” aldığı oy oranını arttıracağına inanıyor. 
Bir bakıma haklı: Çünkü dengeler şaşırtıcı ölçekte sarsıldı.
Ama kalıcı sarsıntı olduğu izlenimini yaratamadı. Bu nedenle, mevcuda gereğinden fazla mana yüklemenin isabetini kimse bilmiyor.
Galiba Öcalan da bilmiyor.
Çünkü Öcalan da ne olup bittiğini, Selahattin Bey gibi ancak hükümet kurulduktan sonra öğrenecektir...
 
Değerli okuyucularım,
Hepinizin bayramını kutlar, mutluluklar ve sağlıklar dilerim. Saygılar sunarım...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN