Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Vatanını Seven....

Yayınlanma Tarihi : 13 - 07 - 2015 : 11:32
Bırakalım artık şu Yunan Adaları sevdasını, vazgeçelim bu tutkudan yahu...
Türk milleti olarak bu bize özel bir hastalık ve takıntı.
Kendi ülkemizin "cennet köşeleri"ni ya görmezden gelir ya da "karalarız", elalemin memleketini ballandıra ballandıra anlatır bir de "vallahi sen de mutlaka git" diye teşvik ederiz.
İzmir'de doğup büyüdüğüm için özellikle Ege Bölgesi sahil şeridindeki pek çok tatil beldemizi gezdim, dolaştım ve konakladım.
Aynı süreç içinde defalarca Yunan Adaları'na da gittim.
Karşıyaka biraz daha farklı bir kültür, insanları cana yakın, restoranlarda servisleri farklı, adaların hepsi birbirinden güzel; kafa dinlemeye uygun olanı da var, sapına kadar eğlenceye açık olanı da.
Fiyat mukayesesi yapmayacağım.
Ama şunu söyleyebilirim; Adalardaki pansiyon, iki-üç yıldızlı otel ve motel fiyatlarıyla bizdeki muadilleri arasında pek fark yok.
Onlarda neyse, bizde öyle.
Nitekim orada da 5 yıldızlı tatil köyleri ve turistik tesisler ciddi para.
Son seyahatimden bir örnek vereyim; Girit'te denize sıfır plajı olmasının dışında hiç bir özelliği bulunmayan 3-4 yıldızlı bir tesiste yarım pansiyon konaklama bedeli, geceliği kişi başı 160-180 Euro.
Bu fiyat Temmuz ve Ağustos'ta 210-240 Euro'ya çıkıyor.
 
Demek istediğim şu;
Bir Adalar diye tutturmuş duruyoruz.
Yazılı ve görsel basını hiç sormayın.
Her hafta sonu ekinde ya da turizm ilavelerinde "Komşu"yu öve öve yere-göğe sığdıramıyoruz.
İyi de birader, "komşu"nun yazılı ve görsel basınına bakıyorum, hiç birinde Bodrum'u, Çeşme'yi, Kuşadası'nı, Ayvalık'ı, Gökova'yı, Didim'i, Marmaris'i, Göcek'i, Akbükü'nü, Bozburun'u, Datça'yı, Fethiye'yi, Orhaniye'yi, Dikili'yi, Kalem Adası'nı, Ortaca'yı Köyçeyiz'i öven, buraları iğneden ipliğe tanıtan tatil için gidilmesi gereken yerler diye tavsiye eden falan var mı?
Ne gezer...
Bırakın uzun uzun seyahat yazılarını, tek satır yer veren bile yok.
Ama biz "kıyakçılık" yapmayı seven bir milletiz ya;
Ne de olsa "komşu" ekonomik krizde, zorlanıyor, yardımcı olmamız lazım diye bahanelere sığınıp tatil için koşa koşa soluğu karşıda alıyoruz.
Ama bilmiyoruz ki, "kıyıkçılığın sonu ayakçılıktır..."
 
Bayram dahil, sonrası ve Ağustos-Eylül için tatil planlaması yapanlara sesleniyorum.
"Komşu"dan önce bizim kendi turizimcimizi, otel-motel, pansiyon, restoran, kafe ve işletmecilerimizi içine düştükleri "kriz"den kurtarmamız lazım.
Bölgemizde yaşanan sıkıntılara ek olarak çevremizdeki ülkelerin içine düştükleri ekonomik sıkıntı nedeniyle büyük oranda düşüş gösteren yabancı turistlerin yarattığı açığı bizler kapatmalıyız.
Çok ciddi söylüyorum.
Bu bir "vatanseverlik" görevidir.
Bir nevi seferberlik olarak kabul edilmelidir.
Gerekirse devlet, tatile çıkamayan memuruna, işçisine, öğretmenine, polisine, gençlerine, orta gelirli ailelere, konaklama masraflarının yüzde 25 ve 30'unu "ben karşılıyorum" demeli, tatile çıkmayı özendirmeli, teşvik etmelidir.
Bu kriz gelip-geçecektir.
Ama "delip-yıkıp" geçerse, önümüzdeki yıllarda tatil için ne yabancılar ne de yerliler tatil yapacak yer bulmakta zorlanacaklardır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN