Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


254 Pompalıdan Kurtulduk!

Yayınlanma Tarihi : 11 - 07 - 2015 : 09:15
Bu hafta bir kenara aldığım ama yorumlama fırsatı bulamadığım haberler arasında İzmir’deki “pompalı tüfek operasyonu” da vardı. İhbar üzerine bir eve yapılan polis baskınında 254 pompalı tüfek ele geçirilmiş.
Düğünde, dernekte, mahalle kavgasında, yol verme tartışmasında ya da bir karı-koca anlaşmazlığında sahibinin elinde bitiveren ruhsatlı-ruhsatsız tabancaların, pompalı tüfeklerin, var olduğu halde uygulanmayan bunca kanunu, yasağa rağmen can almaya devam ediyor.
Binlerce yıl ötesine uzanan ata geleneği “at, avrat ve silah”tan asla vazgeçmeyen halkımızın önemli bölümü, bu üçlünün en sevimsizini, en tehlikesi olan silahı, zaman zaman zevk, zaman zaman da can ama aracı olarak kullanmayı sürdürmektedir. Bu noktada aklıma, 17 yaşında fidan gibi evladı Umut’u, arkadaşının tabancasından çıkan kurşunla kaybeden Dedeman Ailesi’nin kızı, Önal Ailesi’nin gelini Nazire Önal’ın, yıllardır bıkmadan usanmadan sürdürdüğü “bireysel silahlanma” için verdiği mücadele, arkasından da hayata geçirdiği Umut Vakfı aklıma geldi. Şurası kesine yakındır ki, o silah o anda o arkadaşın ulaşabileceği bir yerde olmasa o çocuk ölmeyecekti...
Umut’un el altında bulunan bir silah”la isteyerek veya istemeyerek 28 Eylül’de hayattan koparıldığı gün ülkemizde “Bireysel Silahsızlanma Günü” ilen edilmesine rağmen, o günlerden bu yana “silahlı vatandaş” sayısında en küçük bir azalma olmadığı gibi, mevcut kanunların gevşek uygulanması, ya da hiç hatırlanmaması yüzünden daha da artmıştır.
Bundan 2 yıl öncesine ait rakamlara göre; Türkiye’de 1 milyonu asker ve poliste olmak üzere 15-16 milyon ateşli silah bulunduğu hesaplanmıştır.
 
Yılda 4 Bin Kişi Gidiyor
Yine aynı yılın rakamlarına göre yılda 3 bin vatandaşımız,, ateşli silahlarla hayatını kaybederken, 700 kadar günahsız, çoğu çocuk çağında insanımız, “kaza”, “kutlama”, “aşka gelme”, “şerefe sıkma” kurşunlarıyla can vermektedir.
Böylesine dehşet verici bir tablo karşısında “kanun” ya da “devlet adamı” olmanın sorumluluğu ve vicdan muhasebesinin sınırları, ellerindeki kanunu rafta tutmanın sorumluluğu nerede başlar, nerede biteri, sağ duyu sahibi insanlarımızın taktirine arzediyorum.
Basit bir düşünceyle bile, evde, araçta, iş yerinde veya birinin üzerinde taşıdığı bir silah her zaman bir veya bir kaç can alma potansiyelini içinde taşımaktadır. Ulaşabileceği bir yerde silah bulunduran bir insanın, bunu “bir gün olup kullanma ihtiyacı hasıl olduğunda” gerçeği taşımadığını, “aksesuar” olarak bulundurduğunu kimse iddia edemez.
 
300’e Yakın Meraklı
Özelikle de şu pompalı tüfeklerin sağdan-soldan, bir dernekten alınmış “avcılık belgesi” ile edinilebilir olması, kanun yapıcıların da, yetkili ayıplarının da mesleki günahları olarak karşımızda durmaktadır. “Memlekette av hayvanı mı kaldı da, vatandaşa bu kadar kolaylıkla silah ruhsatı veriliyor?”un, özellikle milletvekilleri tarafından ivedilikle ele alınması bir insanlık görevidir.
Gelelim İzmir’e satılmak üzere getirilen 254 pompalı tüfeğin bir evde bulunmasına... Olay “bir ihbar” üzerine ortaya çıkıyor ve gereği yapılıyor. İyi ki de ihbar olmuş... Böylece, nerede nasıl kullanılacağı belli olmayan, hangi günahsızın canına kastedeceği bilinmeyen 254 silah İzmir sokaklarından, caddelerinden, evlerinden, otomobillerinden eksik olmuş oldu. İhbar edene de, ihbarı dikkate alıp başarılı bir operasyon gerçekleştiren polislere de teşekkürler...
Ama şu anda kim bilir, kentin hangi köşesinde hangi silahlar alınıp satılmaktadır, kimse bilmiyor, yetkililer de “olay çıkana kadar” bekliyor.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN