Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Biraz da Olsa Utanıyor musunuz!

Yayınlanma Tarihi : 10 - 07 - 2015 : 11:05
Başlıktaki yazıma geçmeden önce 30 Aralık 2010’da Arda Turan’a itafen yazdığım  “Sevgili Arda’ya Mektubumdur”” isimli yazımı sizlere hatırlatmak istiyorum.
 
Sevgili Arda,
Bu mektubu sana bir Galatasaraylı olarak yazıyorum.
Sana tavsiyem en kısa sürede meslek yaşamına, yani futbol yaşamına yurt dışında  devam etmendir.
Bu bir “sev ya da terk et”  çağrısı değildir.
Bu her gün senin özel yaşamına yapılan ve seni bunaltan, yeşil sahalardan soğutan anlamsız ve yersiz tartışmalardan kurtuluş yoludur.
Seni bir iki milli maç sonrası yurda dönerken havaalanındaki kısa sohbetlerimizden tanıyorum.
Ayaküstü yaptığımız beş on dakikalık konuşmalar senin ne kadar duygusal, ne kadar efendi ve alçak gönüllü bir insan olduğunu anlamama yetti. Türk futbolu, ancak senin gibi yetenekleri çok fazla, insani değerleri yüksek futbolcularla dünyada bir yere gelebilecektir.
Sen Atatürk’ün, Karşıyaka Spor Kulübü’nü ziyaretinde tarif ettiği “Ben sporcunun, zeki, çevik ve ahlaklısını severim” tanımlamasındaki sporcusun. Bir futbolsever olarak Türkiye’de kendini bilmez üç-beş televizyon dedikoducusunun ağzına daha fazla sakız olmanı istemiyorum.
Birçok futbolseverin gördüğü gibi senin dışında gelişen, özel yaşamını ilgilendiren, konulardan etkilenmektesin. Bu da senin motivasyonunun bozulmasına sebep olduğu gibi; sahadaki performansına da olumsuz yansımakta...
 
Sevgili Arda,
Bir genç olarak çok seviyeli bir ilişki yaşadığın kız arkadaşının üzerinden bile sana utanmadan saldırmaya çalışıyorlar. Türk futbolu için yaptığın tüm olumlu katkılar göz ardı edilerek tribünlerden olmadık hakaretlere maruz kalıyorsun.
Birkaç futbolcu eskisi seni televizyonlarındaki programlarına meze yapmak istiyorlar.
Akılları sıra, sana vurarak reytinglerinin yükseleceğini zannederlerken bilmiyorlar ki çukura batıyorlar.
Bunların hiç birini hak etmezken, son olarak Fenerbahçe Kulübü Başkanı Yıldırım’ın ‘ulan’lı cümlesinden faturayı sana çıkarmaya çalışıyorlar. Yıldırım’ın makamına ve yaşına yakışmayan cümlesine aynı seviyeye inerek cevap vermemen bazı dedikodu yazarlarının ve ekran kargalarının oklarını yeniden sana yönlendirmesine sebep oldu.
Bazı terbiyesizler işi, senin genç yaşına rağmen onurla, gururla ve başarıyla yaptığın kaptanlığın elinden alınmasına kadar götürdüler.
İşte Arda onun için sana bir Galatasaraylı olarak futbol yaşamını yurt dışında sürdürmen için yazdım.
Buralardan uzak yaşadığın zaman hem gençliğinin, hem aşkının hem de oynadığın futbolun tadını daha çok alacağına inanıyorum. Yurt dışındaki başarılarınla Türk insanını daha çok gururlandırırken sen de bu hayattan normal insanlar gibi zevk alacaksın.
Git Arda...
İşte o zaman, belki bazı terbiyesizler senin güzel oyunundan mahrum kalınca Türk futboluna yaptıkları kötülüklerin farkına varırlar.
Git Arda...
İşte o zaman sana hiçbir zaman kol kanat gerdiğine inanmadığım kulübünün yöneticileri başlarını vuracak taş ararlar.
Git Arda...
Mutlu olmak senin en büyük hakkın!
30/12/2010
 
Evet, 2010’da Arda’ya böyle seslenmişim. Bu yazıdan bir süre sonra Arda, Atletico Madrid takımına transfer oldu.
Yukarıda bahsettiğim futbolcu artıkları, hakem bozuntuları ve çok bilmiş köşe yazarları Arda için “Gittiği gibi döner” yazıları döşenip, ahkam kestiler. 
 
Ahmet Çakar “Arda Barcelona’nın stadına ancak seyirci olarak gider”
 
Sanem Altan yazısında uzun bir Arda yorumu yaparak ”O da İspanyol tarzına uyum sağlayamadı. Aradan bir yıl geçmesine rağmen bir restoranda kendisine yemek sipariş edecek kadar bile İspanyolca öğrenemedi. Bu gidişle öğreneceği de yok” diyerek Arda’nın GS’ye döneceğini belirterek yazısını tamamlar.
 
Duayen Hıncal Uluç “Arda hücum futbolunun oyuncusudur. Atletico Madrid savunma ağırlıklı top oynayan bir takımdır. Avrupa’yı geçin İspanya’da esamisi okunmaz” dedikten sonra "Her insan kendi hayatını yaşar ve bir defa yaşar” der ve Arda’ya başarılar diler.
 
Hasan Şaş: “Hiçbir kulüp ona 41 milyon Euro vermez, en fazla 10-15 milyon Euro öder."
 
İspanya’ya ilk gittiği günlerde Arda için yazılanları hatırlayıp, bir de bugün onu yere göğe sığdıramayan Barcelona manşetlerini okudukça ne kadar sığ bir spor basınımız olduğunu daha iyi görüyorum.
 
Biraz utanma ve sıkılmaları varsa önümüzdeki günlerde “Özür diliyoruz Arda” yorumları yapıp, yazılar yazarlar.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN