Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İyi Örnekler de Çoğalır

Yayınlanma Tarihi : 03 - 07 - 2015 : 11:32
Güne, bu ülkenin göbeğinde bir kentte, bu ülkenin karanlık insanları tarafından diri diri yakılan bu ülkenin aydın insanlarını saygı ile, sevgi ile anarak, böylesine insanlık dışı bir vahşetin teşvikçilerini, sevircilerini, savunucularını, kollayıcılarını kınayarak başlıyorum.
Kentlerimizi, “geri kalmış ülke kentlerine benzemeye mahkum” eden en önemli kriterlerden birisi de, iş başına gelen veya uzun yıllar iş başında kalan belediye yönetimlerinin bazı bildik ve alışıldık görüntüleri kanıksamışlığıdır. Ya da bazılarının, çok eskilere dayanan kökleşmişliğini, içinden çıkılmazlığını kabullenmelerindendir. Ancak ben, bazı şeylerin düzelebilirliği veya düzelmeye başlayabilirliği konusundaki inancını inatla koruyan vatandaşlardanım. Bu kentin kenarlarına ekilen kötü tohumların, zamanla ilerleye ilerleye tüm kenti sardığını bildiğim ve 50 küsur yıllık canlı tanıklık ettiğim için, şehrin her hangi bir yerine yerleştirilen ve özenle korunan bir evrensel kuralın, çoğala çoğala tüm kente yayılacağına inanırım.
 
Ama 10 yılda, ama 50 yılda... Yeter ki, “kamu yönetiminin devamlılığı” ilkesi, sürekli yürürlükte olsun, kişiden kişiye değişmesin.Nitekim 90’lı yıllarda bir belediye başkanı çıktı ve “bu kentin merkezini çağdışı görüntüler ve uygulamalar olan dolmuşlardan ve seyyar satıcılardan temizleyeceğim” dedi. Böylesine zor bir işin üstesinden nasıl geldiğini hep birlikte gördük. Ama arkasından gelenler, aynı kararlılıkta standartta olmadıkları için, zamanla bozuldu.
 
Yeni Vergi ‘Müjdeler’i
Hatırlarsanız; ülkemiz ve insanımıza büyük yaralar açan 1999 depreminden sonra iş başında bulunan koalisyon hükümeti, onarım masrafları azalıncaya kadar bazı vergi kalemlerinde yükseltmeye gitmişti. O zamandan bu yana 16 yıl geçti... Siz her hangi bir verginin azaltıldığını duydunuz mu? O zamandan bu yana vergisi azalmış tüketim maddesi var mı? Allah saklasın; o günden bu yana geçen 16 yıl içinde benzer bir tabii afet, savaş hali yaşamadığımıza göre, devlet eliyle bir topyekun kalkınma hamlesi, örneğin bizi yolda bırakmış bir ülkeyi yakalama hamlesi olmadığına göre, “neden bu kadar ağır vergilere hedefiz?” diye sormaya başlamışken, “al san!” cinsinden bir vergi tokadı daha iniyor. Devleti yönetenlerin birbirlerinin gönlünü trilyonlarca liralık makam araçlarıyla aldığı bir ülkede Ekonomi Bakanı Zeybekçi açıklama yapıyor; bazı ithal malların gümrük vergilerini artıracağız. Bir Avrupalı’nın 25 bin liraya alabildiği bir otomobil için, bizim vatandaşımızın en az 50 bin lira biriktirmesi ya da borçlanması gerektiği, bir cep telefonu üzerinden bile kaç tür, hem de yüksek oranlarda vergi alınmasına rağmen, yeni zam peşinde olmak hangi ölçülendirmeye sığar bilemiyorum. Aslında çok iyi biliyorum da, tetikte bekleyen “devlet avukatları”na iş çıkarmadan, başımı da derde sokmadan şu “cürümsüz laflar”la köşeyi tamamlayalım; aldığınız vergilerin kuruşunu helal etmiyorum... Biraz da kendinize bakın, yerli otomobile binin, yerli cep telefonu kullanın, ayağınızı parasını harcadığınız ülkenin yorganına göre uzatın, yönetim standartlarınızı yönettiğiniz halkın standartlarına indirgeyin...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN