Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kendinize Yakıştırıyor musunuz?

Yayınlanma Tarihi : 01 - 07 - 2015 : 09:03
1. Dün yapılan Meclis Başkanı seçimi öncesindeki siyasi turlama geleneğine baktım. Bunu demokrasi adına çok sevimli bir manzara olarak görmüyorum.
MHP adayı Ekmeleddin Bey, daha önce ülkemizin cumhurbaşkanı adayı idi. Saygın ve demokrat tavırlı manzarası vardı. Şimdi HDP Genel Başkanı’nı ziyaret etmeyi aklından bile geçirmiyor. 
Meclis’te eşit sayıda milletvekiline sahip iki partinin birbirlerine olan tavrına bakın ve kimin kime ayar vermeye hakkı ve yüzü var diye düşünün...
Dengir Bey’in ziyaret üslubuna bakın. Kabul edilmeyeceğinin hissi içinde durgun, fakat kınayıcı ve azarlayıcı tavır almadan, ziyaret edebileceği hissini telkin eden konuşmalar yapıyor.
Sürekli siyah gömlek üzerine kahverengi kravat ile seyrettiğimiz Dengir Bey, bu ziyarette, sakız gibi bembeyaz bir gömlek üzerine çilek rengi kravatıyla dikkat çekiyordu.
Bu dönemin başkan seçiminde eksik olan nedir?
CHP, milletvekili listelerinde kadın adayları genel başkanın bile önüne koyan bir listeleme örneği sergiledi. Çok özgün ve cesur bir uygulamaydı.
Keşke Meclis Başkanlığı için de bir kadın adayla farklılık sergileyerek saygın ve etkin örnek itibarı yaratabilseydi...
Eminim Deniz Bey bile hoş karşılardı...
2. Dikkat çeken bir diğer nokta, Meclis’in seçim aşamalarında makulü arama gayretleri beklenirken, (siyaseten çok hatırlı sayılan) bazı milletvekillerinin partililerini bile hayrete düşüren manzaralarla dikkat çekmek istemeleri oldu.
Alın size örnek: “HDP İzmir milletvekili Ertuğrul Kürkçü, bir öneri geliştirmiş. Bunu size anlatsam şaşacaksınız.
Unutmayın bazen şaşırtmak, kahkaha attırmaktan ucuz bir dikkat çekme yöntemi olur. Ertuğrul Bey, Yunanistan’ın ödenmesi zorunlu 1.6 milyar Avro borcunun Türkiye tarafından ödenmesini istemiş.
Bunu ciddi bir öneri olarak ileri sürmüş. Hatta Meclis’e resmi yoldan teklif getirecekmiş.
Böyle bir siyaset yaklaşımını İzmir seçmeninin ciddiye alabileceğini düşünemiyorum. 
Bu örnekte artık Meclis’e gönderdiği siyasetçileri ciddiye alması beklenebilir mi? Ya da 80 milletvekili ile Meclis’e girme tesadüfünün, hangi türde siyaset erbabıyla temsil edildiğini, ciddiye alması mümkün olur mu?
Bu örnekler sonrasında  seçmenin HDP’ye atfettiği ciddiyeti geri çekmesi söz  konusu olmaz mı?
Olursa, bu durumda suç; seçmenin mi, yoksa bu tür örnek tekrarlarının seçkin siması olarak milletvekilinin mi olur?
 
3. Türkiye’de cumhurbaşkanları süreleri dolunca, (haydi inziva demeyelim; ama) istirahata çekilirler...
Devlet bu konuda eski cumhurbaşkanlarına bonkör davranır. 
Sekreterlik hizmetlerini görecek geniş bir kadro ayırır. 
İstediği sayıda otomobil, şoför ve personel tahsis eder.. 
En iyi elemanlarını emrine verir.
Sözcü Gazetesi’nin ifadesine göre; Abdullah Bey’e 55 koruma, 45 personel ve 18 araç tahsis edilmiş. Ayrıca Maslak Kasrı da İstanbul’a geldiğinde çalışma ofisi olarak kullanılmak üzere emrine verilecekmiş...
Acaba yeni kurulacak hükümetin tarafları hangi partiler olursa olsun, bu çok bonkör ve giderek sınırsızlaşan uygulamaya, koalisyon protokolünde yer verecek midir?
Ha Maliye Bakanımız diyebilir ki, Kürkçü’nün önerdiği Yunan borcunun ödenmesi yanında, Abdullah Bey’in Maslak Kasrı maliyetinin lafı mı olur...
 
Durun bakalım, koalisyon görüşmeleri neleri içerecek?
Eskiden de böyleydi; koalisyon protokolü, hükümet programından önde gelirdi...
Şimdi ise “çerez parası” deyip geçiyoruz...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN