Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


O Kurşun Kalbimizde Ama...

Yayınlanma Tarihi : 29 - 06 - 2015 : 08:57
Ne zaman bir hayvana kötü muamele edildiğini görsem, duysam, ilk aklıma gelen, “o işi” yapan kişinin, aklından ya da insanlığından şüpheye düşmek olur. Bu dünyada en az insanlar kadar yaşama hakkı olan bir yaratığın, bir başka yaratık tarafından canına kıyılması, canının yakılması, din de dahil insani değer sahibi olduğu iddiası ile asla bağdaşmaz.
Maalesef, bir çok insanı değer yargılarında ve medeniyet kriterlerinde olduğu gibi bu alanda da henüz emekleme dönemini tamamlayıp da yürüyüşe bile geçemedik. Bir çok alandaki günden güne gerileme ise, vatandaş ve yönetim kalitesi açısından ümit kırıcı.
 
Çevrenizde bir hayvana kötü muamele edildiğini görünce aklınıza ilk gelen şey, her halde “polise haber vermek” olur... Peki ya bu işi yapan bir polisse... O polis, üstelik de rütbeli bir polisse... Beylik tabancasını çekip zavallı hayvana bir kaç metreden ateş edip yaralamışsa, vicdan sahibi olarak “yazılı veya sözlü suç işleme”niz kaçınılmaz demektir.
Bereket, İzmir Valisi Mustafa Toprak devreye giriyor da “Bu davranış, lanetlenmesi gereken bir davranıştır. O tabancadan çıkan kurşun kalbimize sıkılmıştır” diyerek, aklından benzer zalimlikler geçiren diğer hayvan sevmezlere çok güzel bir ders niteliğinde...
 
Katliamlar Faili Meçhul Kalınca...
 
Ancak, herhangi bir ilçede, beldede yaşanan kedi köpek katliamları konusunda, polisin, özellikle de mülki amirlerin yeterince hassasiyet göstermedikleri de ortadadır. Hayvana kötü muamele, hele hele canına kıyma kanunlarca yasaklanmış olmasına rağmen, bir katliam failinin adalete teslim edildiğini duyanınız, göreniniz var mı?
 
Bundan sonraki katliamlar için bundan daha büyük “teşvik” olabilir mi?
Vali bey “suçlu polis amiri” hakkında “gereğinin yapılacağı”nı söylemiş.
“Talimatla yönetim” tarzı, en nefret ettiğim tarzdır ve maalesef bizde de yaygın bir alışkanlık haline geldi. Oysa medeni tercih, her hangi bir oluşum karşısında kendiliğinden harekete geçen sistemdir, kanundur, kanun adamıdır. Talimatla işlerlik kazanan kanun kanun olmadığı gibi, talimatla kanun uygulayan bürokrat da makbul değildir... Son olayda “polisin, masum bir köpeğe sıktığı kurşunu kalbimizde hissetmek”, yüce bir duygu olduğu kadar, benzerlerinin yaşanmaması konusundaki önlemsizlik açısından samimiyet testine de muhtaçtır.
 
Hayvandan Korkanlar Arada...
 
Hayvanseverlerle, hayvansevmezler her fırsatta karşı karşıya gelirken, toplumun önemli bir kesimini oluşturan “hayvandan korkanlar” da arada kalmaktadır.
Yakın çevremden bilirim ki; bir eğitimli insan, geçmişinde yaşadığı bir kedi ya da köpek olumsuzluğundan dolayı, evde olmasa da sokakta, parkta birlikte bulunmak durumunda olduğumuz kedi ya da köpekten korkmaktadır. Hayvansever veya hayvan sahibi olarak siz istediğiniz kadar “korkmayın bir şey yapmaz” güvencesi verseniz de, o çok derinlerde olan korkuyu yok edip de korku sahibini rahatlatamazsınız. Ayrıca, bir korku, bir panik, bir “köşeye sıkışma” anında, bir kedinin nasıl tepki vereceğini, ne yapacağını normal bir insan asla kestiremez.
Geçenlerde Gıda Çarşısı’nda tam bir dükkana girmek üzereyken karşıma dev bir Pitbull dikiliverdi. Bu hayvanların özel geliştirilmiş bir cins oldukları, saldırganlıkları ve bilinmezlikleri konusunda çok haber okuduğum için ürküp geri çekildim. Dükkan sahibi, mutlu bir yüzle “korkmayın, bir şey yapmaz” demekle meşguldü.
 
“İnsan tatmini”nin bir şekli de bu olsa gerek diye düşünerek oraları terk ettim.
Ben de hayvanları severim, yaşam haklarına saygı duyarım. Beslerim, bakarım, mama, su veririm. Ama, yine de cüssesine ve cinsine göre ürkerim, korkarım...
 
Bu bakımdan; insanla hayvan yaşamını bu kadar iç içe sokan, çeşitli anlaşmazlıkları da beraberinde getiren, belediye yönetimlerinin de elini kolunu bağlayan mevcut kanunun, bu işi bilenler tarafından yeniden ele alınması gerektiği inancındayım...
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN