Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bu Kadar Özgürlük Fazla...

Yayınlanma Tarihi : 24 - 06 - 2015 : 09:16
En uzun sınır boylu Suriye ile neden aramızın birden bire bozulduğu, dostluk mesaj ve görüntülerinin neden birden düşmanlık ve pişmanlık manzaralarına büründüğü, 3 yıldır biz “sadeler”in aklının ermediği bir konu olarak zihnimizin bir kenarında soru olarak duruyor. Zaten akıl sağlığımızı da düşünen “büyükler”, bizim aklımızın ermediği konularla çene ve kafa yormamamız için gereken tedbiri hemen alıyorlar; Yayın yasağı koyduk, sesinizi ve yorumunuzu kesin..
Derinlere dalmadan bir yayın yasaksız bir konuya, yolumuzun üzerindeki, sokağımızın başındaki, mahallemizin içindeki Suriyeliler’e bizi ilgilendiren boyutlarına gelelim.
“Daha özgür, daha demokratik ve diktatörsüz bir yaşam için”, üstelik de başkaları tarafından yerinden yuvasından edilen bu insanların da iyi kötü bir düzeni, başlarını sokacak bir evleri, karınlarını doyuracak iyi kötü birer tezgahları vardı.
Komşu ülkelerin yöneticilerinin uygun gördüğü “özgürlük” için bir hayli “adım” atıldı, ülke yerle bir oldu, milyona yakın insan öldü, kalanlar da çoluk çocuk can derdine düştü.
Sağ kalan Suriyeliler gerçekten de şimdi özgür. Kendi yurtlarında sağlayamadığımız özgürlük ve demokrasiyi, kendi ülkemizde bol bol yaşatıyoruz...
Onlar, yabancı topraklarda belki özgür ama yoksullar.
Özgür ama, sefiller. Özgür ama açlar. Özgür ama yaşamak için dilenmek zorundalar.
Özgür ama sefiller. Özgür ama, vatan hasreti çekiyorlar.
 
Tahammül Sınırı Zorlanıyor...
Şu ana kadar bilmem kaç 10 milyar liralık vergimize mal olan, kıt kanaat da olsa hayatlarını devam ettirebilmek için yemek, içmek ve de.......zorunda olan Suriyeliler, artık iyice ayağımıza dolaşmaya, biraz da canımızı sıkmaya başladı.
Olaya her ne kadar “insanların çaresizliği, muhtaçlığı ve vicdan” açısından bakarak bu günlere kadar iyi-kötü gelmişken, artık bu dokunulmaz konukların da, bu ülkenin her yerindeler... Ülkemiz için büyük maddi ve manevi değer olan Bodrum’dalar, Marmaris’teler, Kuşadası’ndalar, Fethiye’deler ve daha bir çok turistik kentteler...
Zorunlu olarak ortaya koydukları manzaralar çirkin. Doğal olarak bunlar canlı ve orada da yemek içmek, barınmak ve de.... zorundalar. Ama bu durum, oralarda umudunu bir kaç aylık yaza bağlamış, gelecek turiste bağlamış turizmci, esnaf, yerli ve yabancı turist ile yerli halk açısında gerçek bir felaket, bir afet...
Tamam; Türk insanı iyidir, iyilikseverdir, yardım severdir, ekmeğini paylaşandır, düşenin dostudur ve bu insanlar da çaresizdir. Ama bizim insanımız da bir tahammül sınırı vardır ve şu anda bu sınır alabildiğine zorlanmaktadır.
 
Her Şey Ankara’dan Beklenmemeli...
Son yıllarda ancak Ankara’dan gelen talimatla çalışmaya alıştırılmış, yönetici inisiyatifi kullanmaktan korkar hale getirilmiş valiler, kaymakamlar ve bürokratlar, hiç de arzu edilmeyen görüntülerin sadece seyircisi durumundadır. Bir yerlerden bir “özgürce ve kanunlar çerçevesinde
görevini yapabilme” ışığı alsalar, mutlaka yerel tedbirler alacaklarından, bu insanlara daha uygun alanlarda yeme içme ve barınma sağlayacaklarından eminim.
Ama maalesef, son yıllarda Türkiye iyice “emirler ve talimatlar” ülkesi haline getirildiğinden, yeni kanunlara da bu “özellik” mutlaka yerleştirilmiş olduğundan,”kanunlar çerçevesinde inisiyatif kullanmak üzere yetiştirilmiş ve yetişmiş” valiler, kaymakamlar ve üst düzey bürokratlar zor durumdadır.
Tekrar asıl ve çok önemli konumuza dönecek olursak; hükümet, ilgili bakanlık ve valilerin, şu her tarafımızda özgürce dolaşan ve insani ihtiyaçlarını gidermeye çalışan Suriyeliler’e sahip çıkmalarının, bir yerlerde toplamalarının zamanıdır. Turistik ilçelerin insanının, turizmcisinin, esnafının delirme noktasına geldiği bilinmeli, vicdanı, insanlığı, hayırseverliği ve “polis korkusu” daha fazla zorlanmamalıdır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN