Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


O Ağın İçine Girince Bergama’ya Ne Olur?

Yayınlanma Tarihi : 23 - 06 - 2015 : 09:24
Bergama Belediyesi’nin yeni hamlesini çok doğru buldum, kutlarım.
Nedir bu hamle?
—UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı’na katılabilmek..
Bergama, geçen yıl UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne adını yazdırmıştı.
Bu büyük kazanımdan sonra, şimdi de UNESCO’nun başka bir çalışması için hazırlık yapıyor.
Halıcılık ve dokumacılık sanatıyla “Yaratıcı Şehirler Ağı”na girmeyi planlıyor.
 
İyi de, neyin nesidir, kimin fesidir bu ağ?
 
—Sözünü ettiğimiz ağ, bundan 13 yıl önce yaratıldı.
—Farklı gelir seviyesine, kapasitesine ve nüfusa sahip şehirleri yaratıcı endüstriler alanında çalışmak üzere bir araya getirmek için kurgulandı.
—Şehirlerin; tarihi ve kültürel geçmişlerini ortaya koyarak, çeşitli kültür aktörlerinden yararlanarak, yaratıcılığın yeni boyutlarını üretmeleri ve keşfetmeleri amaçlandı.
— Bu ağla birlikte, UNESCO’nun kültürel çeşitlilik idealleri desteklenmek istendi.
—Şehirlerin 7 dal üzerinden yarışması benimsendi.
—Bunlar edebiyat, film, müzik, zanaat ve halk sanatları, tasarım, gastronomi ve medya sanatları olarak belirlendi.
 
Bergama, yarışma dalı olarak kendine zanaat ve halk sanatlarını seçti.
Bu dalda şu ana kadar dört kent başarılı bulundu ve ağa katıldı.
 
—Aswan, Mısır (2005)
—Santa Fe, New Mexico, ABD (2005)
—Kanazawa, Japonya (2009)
— Icheon, Güney Kore (2010)
 
Diyelim ki Bergama da ağa seçildi.
Seçilince ne kazancak, başına neler gelecek?
 
—Halıları ve dokumaları dünyaca daha iyi tanınacak.
—Bergama’nın bu alandaki uzmanlığı dünyaya yayılacak.
—İlçenin ekonomik ve kültürel kalkınmasına katkı sağlanacak.
—UNESCO’ya bağlı diğer şehirlerle kültürel çeşitlilik kapsamında ilişki kurulacak.
—Turizmin gelişmesine ve ilçe tanıtımına ciddi destek alınacak.
 
Yani, bu ağa katılmanın hiç bir zararı yok, aksine pek çok faydası var.
Belediye Başkanı Mehmet Gönenç’i girişiminden dolayı tebrik ediyorum.
Umarım çabalarının sonucunu da alır.
 
Anneanneye Verilmeliydi
Babası, 2 yıl önce annesini öldürdü.
Anne mezara, baba hapse girdi.
Ortada kalan 8 yaşındaki Melike’ye de anneannesi bakmaya başladı.
Anneanne, yaşadığı büyük felaketi unutturmak, acısını hafifletmek ve aile ortamı sağlamak için Melike’ye tüm gücüyle kucak açtı ona sahip çıktı.
 
Fakat, mahkeme kalktı ne yaptı?
Küçük kızın velayetini Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na verdi.
Yani..
Melike’ye anneannesinin yanında değil, yuvada daha iyi bakılacağı görüşünü savundu.
 
Peki, bu karar doğru mudur?
Hukukçular, uzmanlar ve sosyal medyada tartışmaya katılanların büyük çoğunluğu kararın yanlış olduğunu, Melike’nin velayetinin anneannesine verilmesi gerektiğini ifade ediyorlar.
Ki, ben de aynı görüşü paylaşıyorum.
—Eğer anneanne hakkında olumsuz bir rapor bulunmuyorsa..
—Eğer çocuğun yetiştirilmesi, korunması anlamında sağlıksız bir yapı yoksa..
— Bana göre de Melike yurda, yuvaya değil, tam tersi aile sıcaklığı bulduğu anneannesinin yanına verilmeliydi.
— Orada da gidişatı kontrol edilmeliydi.
 
Çünkü..
—Hiç bir yuva, aile ortamından daha iyi olamaz.
— Hiç bir sevgi, aile sevgisinden daha güçlü gelemez.
— Türkiye’de devlet yurtlarının durumu malum.
— Buraları en son tercih edilecek yerlerdir.
 
Mahkemenin kararı her ne kadar usül yönünden doğru kabul edilse de..
Devlet her ne kadar çocuğun menfaatini düşünerek hareket etmiş olsa da..
Yine de Melike’ye yıllarca öz çocuğu gibi bakan anneanne, yuvadan daha ağır basardı gibi geliyor bana..
 
Kız Masası-Erkek Masası Farkı
Dün öğle arkadaşlarımla yemekteyim.
Yan masaların birinde dört kız oturuyor.
Diğer bir masada da dört erkek..
Her iki masaya da yakınım ve konuşmaları, aralarındaki sohbeti duyabiliyorum.
 
Kızların birbirlerine hitap şeklinden isimlerinin ne olduğunu anlıyorum.
Başak, Ayşe, Zeynep ve Özlem diye sesleniyorlar birbirlerine.
 
Fakat, erkek masasındakilerin isimlerini çözemedim.
Çünkü oradan “Taşkafa”, “Armut”, “Sibop” ve “Hıyar” dışında başka şey işitemedim!
 
Beşe Katlarsa Koşar Tabii
- Pınar Karşıyaka’nın şampiyonluğunda önemli rol oynayan Dixon, kupayı öptükten sonra hemen Fenerbahçe’ye koşmuş.
- Ee, alacağı para 450 bin dolardan 2.2 milyon dolara çıkınca, bu sene de Fener’i öpmek istemiş belli ki!..
 
Uzmanlığa Gerek Yok
- Uzmanlara göre, evliliğin ilk yılında adam konuşur, kadın dinlermiş. İkinci yılında kadın konuşur, adam dinlermiş.
- Uzman değilim ama üçüncü ve sonraki yıllarda ne olduğunu ben söyleyeyim: Her ikisi de konuşur, komşular dinler!..
 
Boşuna Uğraşmayın
Soğukta ısınmak için ellerinizi birbirine sürterek ısınmaya çalışmayın.
Çünkü, soğuğa karşı en iyi önlem bu değil, öpüşmekmiş!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN