Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Lisan-ı Münasip

Yayınlanma Tarihi : 22 - 06 - 2015 : 09:17
Lisan-ı münasip deyimi bir şeyin en uygun halinin temini için kullanılacak anlatım etkinliği ve ustalığı anlamına gelir... 
Türk siyasetinde lisan-ı münasip iyi bilinmez.
Lisan-ı münasip ustası siyasetçi de bulunmadığı için, her tartışmada “laf yetiştirmeciliği” dediğimiz bir hitabet türü ürettik. 
Bunun hakiki üstatlarından en ünlüsü ve müessiri yakında kaybettiğimiz rahmetli Süleyman Demirel’di.
Tarihe geçmiş en muhteşem tarifi, “dün, dündür; bugün, bugün...”
İsterseniz bu yazımın başlığını “dün, dündür; bugün, bugün” olarak da okuyabilirsiniz.
 
Seçim sırasında muhalefet liderlerinin kullandıkları üslubu ve eleştiri konularını hatırlayınız. 
Adeta dil birliği yapmış gibi CHP, MHP, HDP liderleri her şeyi bir yana bırakmış, AKP iktidarını alaşağı edecek silahları kuşanmıştı.
Şimdi, neredeyse hepsi devirmek istedikleri 12 yıllık tek başına iktidarın “ikincil değerli” ortağı olarak, eski düzenin devamı için gayret gösteriyorlar.
Her üçünde de adeta AKP’ye sığınma gibi kaçış amaçlı bir çare üretme telaşı görülüyor. 
O kadar ki, başbakanlığı AKP’ye takdim etmek için Kemal Beyle (CHP), Devlet Bey (MHP) neredeyse kanlı bıçaklı olarak saf ayrımına başladılar.
Önemli Not: 1. Kemal Beyin, Devlet Beye yaptığı başbakanlık teklifinin zaman ve mekân yanlışlığı gün gibi ortadadır. Eylem isabetsiz, ifade ayıp olmuştur.
Önemli Not: 2. Bu hatayı ülkenin en önemli siyasi zaafı gibi kamuoyuna takdim ederek, AKP’nin işlerini kolaylaştıran siyasi zaaf, MHP’nin en erken zamanda, en etkin siyasi hatası olmuştur.
 
Yarın Meclis açılıyor. Milletvekilleri yemin edecekler. 
Bu işlemin ne kadar sıradanlaştırıldığını göreceksiniz. 
Meclise ilk gelenlerin heyecanlarını sevimli bulacağınız kadar, acemilik keyiflerinin seyir zevkini de gülümseyerek bağışlayacaksınız.
Bunun anlamı şudur: Koalisyon kuruluşunda milletvekillerinin ne kadar sıradan hizmet erbabı olduğunu seyredeceksiniz.
Böylece ülkeyi yöneten kadronun, her partide üç beş kişiyi aşmadığını fark edeceksiniz.
Ve kendinize soracaksınız: “Memleketin en önemli meselesi bu kadar dar kadronun elindeyse” milletvekili seçimi diye sergilenen büyük oyunun anlamı ne?
 
Ben de şimdi onu soracaktım.
Bu koalisyon kurulma vodvilinin, seçmen olarak sizin için ifade ettiği ulusal ve kutsal hizmetin anlamı ne?
İşinizde, gücünüzde, evinizde, barkınızda her şey bir tarafa, siyaset oyunları diğer tarafa ayrılarak parti savaşlarını yaşıyoruz.
İftar sofralarının, bir tür siyasi tartışma sahnesi olması yetmiyor, sahurları da bu işe ayırdık.
 
Ama işin bir de ciddi yanı var...
Koalisyon kurup ülke yönetmeyi bu sevimsiz sahnelerin seyrine dönüştürenler seçmenler değil; maalesef seçilenler...
Bu hale getirenlerin seçim sırasındaki öne çıkan isimlerine bakın: Tayyip Bey, Ahmet Bey, Kemal Bey, Devlet Bey, Selahattin Bey...
Ha! Bir de kırmızı eşarplı eş başkanımız vardı.
Hepsi de asabiydi. Hırçındı. Bozuk dilliydi. 
Zamansız ve üslupsuz konuşma mahareti teşhir ediyorlardı.
Ya şimdi yaptıkları?
 
Hani 48 gram peynir alıp, kırk yıllık mahalle bakkalını şaşkınlık içinde kıvrandıran güleç güzlü, hafif alaycı ve sevimli müşteri var ya; tıpkı ona benzeyen bir siyaset kadrosundan geleceğinizin iyiliklerini bekliyorsunuz...
 
Yarın Meclis’te 80 HDP milletvekili bu ulusun, bu ülkenin saadet ve selameti için yemin edecek. 
Arkadaşlarından ve arkasındaki kitleden alkış alacak. 
Peki, neden koalisyon görüşmelerinde bu kadroyu görmezlikten gelerek bir sevimsiz siyaset garabeti yaşatıyoruz.
Siz bu kadroyu adam yerine koymazsanız; o kadro neden sizi adam yerine koysun ki?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Merkel Şemsiyesi
(17 - 02 - 2016)
İZBAN Ar İle İftihar
(16 - 02 - 2016)
PYD ve YPG Sorunu
(15 - 02 - 2016)
Huzur ve Özgürlük
(13 - 02 - 2016)
Bir Nefret Suçu
(12 - 02 - 2016)
Numan Bey’in Yorum Farkı
(10 - 02 - 2016)
Yanlış Fezlekeler
(06 - 02 - 2016)
Kesin İhraç
(05 - 02 - 2016)
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN