Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Firavun’dan, Vezirine Öğütler...

Yayınlanma Tarihi : 21 - 06 - 2015 : 09:44
Şu günlerde bu ülkenin “oyunu verip kurtulamamış vatandaşları” olarak tüm dikkatinizi, seçimden bu yana geçen 15 gün içinde yüzlercesi kurulan ve dağıtılan koalisyonlara çevirmişken, parti genel başkanları kırmızı çizgilerini kalınlaştırır ya da bozarken, mevcut hükümetin ellerine tutuşturduğu kanunlarla, memlekette “sabıkalı adam” sayısı katlanırken, biz gene derinlere dalalım ve çok uzaklara doğru bir yolculuğa çıkalım; 5.000 yıl öncesinin Mısır’ına...
 
Burada bir hatırlatma yapmaktan kendimi alamıyorum... Geride bıraktığımız parlamenter dönemin iktidar partisi milletvekilleri, Cumhuriyet tarihimizin “en çok kanun yapan kişileri” olarak mutlaka tarihteki yerini alacaktır. Torbalarla, çuvallarla kanun yapan, son dakika tezkerelerini bile sorgusuz sualsiz “kanun çuvallarına” atanlar olarak, bizler kadar gelecek kuşaklar da anacaktır. Şimdi aynı gruptan bazı milletvekillerinin büyük ihtimalle “makarayı geriye saracak restorasyon ekipleri”nde yer alması da ilginç bir ayrıntı olarak karşımıza çıkıyor.
Gelelim hikayemize...
 
Günümüz Mısır’ının talihsiz insanları, medeni ülkelerin çoktan geride bıraktığı ortaçağ kavramları, yönetim biçimleri ve cezalandırma yöntemleriyle boğuşurken, aynı topraklarda binlerce yıl önce yaşamış atalarının kemiklerini de sızlatmaya, mumyalarını titretmeye devam etmektedir. Mısır kralları Firavunların tümünün zalim olduğu bir kanı ise şanlı ve hala da gizemli mısır tarihinin şekillendiricilerine hakarettir.
Şimdi, duvar yazılarıyla o zamanlardan, yani M.Ö.2.100-1.600 yıllarından gelme bir öğüde, bir Firavun’un vezirine seslenişine yer verelim:
 
Tanrı, Taraf Tutandan Nefret Eder...
 
“Dikkat et!... Vezir olmak, halim-selim, yumuşak huylu olmak değildir. Kelimenin anlamı gibi, metin ve erkek olmak demektir. Vezir, kralın etrafındaki koruyucu duvar olmalıdır. Bak, ne asil ve zenginlerin, ne de köle ve fakirlerin tarafını tutmak gerekmez. Yukarı ve Aşağı Mısır’dan bir şikayet geldiği zaman, her şeyin kanuna göre yapılmasını ve herkesin hakkını elde etmesini sağlamak sana aittir.
Bak, dikkat et!... Asil bir insan, açık bir yüzle yaşayabilmelidir. Yeryüzünde hiç bir şey gizli kalmaz. Yapılan şeyleri sular, rüzgarlar haber verir. Şikayetlere cevap verirken kanun ve kurala göre hareket et. Bir asil için bu güvenliktir. Hakkında hüküm verilen insan “Benim hakkım yenmiştir” dememeli.
 
Tanrı’yı en çok seven, adaleti yerine getirendir. Bir tanrının en çok nefret ettiği şey, bir tarafı tutmaktır. İşte ana kural budur. Buna göre hareket et. Seni bilene ve bilmeyene aynı gözle bak. Böyle hareket eden bir devlet görevlisi, uzun süre makamında itibar görür. Sözünü dinlemeden hiç bir şikayetçiyi başından savma. Kusurlu ve suç işlemiş dahi olsa, bir kişi hakkında asla öfkeye kapılma. Öfke ve gazaba çok zorunla olduğunda başvur...”
 
Söz Eski Mısır’dan açılmışken, küçük bir alıntı daha yapalım. İnsanlık tarihinin bilinen ilk büyük savaşı Anadolu’da yerleşik Hititler’le Mısırlılar arasında M.Ö.1296 yılında yapılan Kadeş Savaşı’dır. Savaş öncesi Firavun 2.Ramses’e generalleri hazırladıkları savaş planını sunar. Onları dikkatle dinleyen genç Firavun şöyle der:
 
Bana sunduğunuz plan mükemmel. Ancak bir ayrıntı anlatmış... Hitit Ordusu’nun varlığı...
 
Hepinize sağlık içinde mutlu pazarlar dilerim...
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN