Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Demirel’i Demirel Yapanlar...

Yayınlanma Tarihi : 19 - 06 - 2015 : 09:10
92 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihimizin 50 yılında var olan ve bir hayli de iz bırakan Süleyman Demirel’i bu gün sonsuzluğa uğurluyoruz. Sağcısıyla, solcusuyla, dincisiyle, komünistiyle, Alevisi ve Kürdü ile...
Süleyman Demirel olağanüstü yeteneklerle donatılmış, uzun yıllar baş aktörlerinden biri olduğu devlet yönetiminde büyük devrimler yapmış birisi değildi.
Hayatının büyük bölümünde, normal bir insanda bulunması gerekenleri sıradan bir davranış biçimi olarak ortaya koydu... Ancak o, çevresindeki “müritler”in onu havalandırmaya, uçurmaya, ayaklarını yerden kesme gayretlerine itibar etmedi, uçmadı. Uçup da başını yükseklerde bir yere çarpıp sersem dolaşmaktan, sersem icraatlara imza atmaktan kendisini korudu.
Sıradan bir devlet adamı gibi, bir biçimde yolsuzluk, kanunsuzluk yapmış, başı derde girmiş en yakınlarını bile koruyup kollamadı. Bir şekilde yargı ile karşı karşıya gelmiş öz ağabeyine, öz kardeşine, yeğenlerine, siyasetle güçlenmiş elini uzatmadı.
Dedim ya; bunlar aslında her insanda, özellikle milletin emanetçileri durumundaki siyasilerde mutlaka bulunması gereken sıradan özelliklerdi. Ama bir şey olmayınca kıymete biniyor, yaşanmayınca değer oluyor. Süleyman Bey’i bu gün bir Türkiye Cumhuriyeti Büyüğü, bir Baba olarak sonsuzluğa uğurluyorsak, bu abartıya varan büyütmede sadece vefa yok, kendisinden sonra gelenlerin “aratması”nın da payı var...
 
Gerçek Dostları, Muhalifleriydi
İki gündür bakıyorum; yakın çevresinden geçmiş insanların bile onunla ilgili anlatacağı o kadar çok şey var ki... Üstelik bu anlatıcıların çoğu da, siyasi yaşamında Demirel’e asla oy vermemiş, icraatlarını kıyasıya eleştirmiş, ama onun engin hoş görüsü ile hep dost olmuş, dost kalabilmiş muhabirler, köşe yazarları karikatüristler...
Örneğin, Gazeteci Yalçın Doğan’ın anılarından birisi şöyle; Süleyman Bey her fırsatta arardı. Bir gün kendisine “Biz muhalif gazeteciler, sizin
her icraatınızı alabildiğine eleştiren kişileriz. Nasıl oluyor da bizimle dost kalabiliyorsunuz? İçinizde hiç mi kırgınlık oluşmuyor?” diye sorma gereği duydum. Cevap verdi; Siz muhaliflerin eleştirileri çevremdekilerin abartılarından daha iyi, daha bir yol göstericidir....”
Bu gün Demirel’i en iyi anlayanlar, gençliklerinde keskin birer “Demirel muhalifi” olan 67-68 kuşağı üniversitelileridir. Bu da o kuşağın “üstün anlama yeteneği”nden değil, Demirel’in kendisini iyi anlatabilmesindendir.
 
Amerika’nın ‘Eskiler’i ve Bizimkiler
Süleyman Demirel, ağır bedeller ödeyerek elde ettiği deneyimleri, siyasi ve insani birikimleri kendisinden sonra gelenlere, ülke yararına kullanılması amacıyla aktarabilmiş midir?
Cevap hayırdır ve de bu ülke ve insanı için ayıptır, kayıptır, yazıktır...
Çok iyi hatırlarız; rahmetli seyrek de olsa, bir gazete köşesinde, televizyon ekranında küçücük bir eleştiriye kalkışsa, “siyasetin yeni yetmeleri” ertesi gün, nezaket, vefa, büyük sözü dinlemek gibi insani sıradanlıkları bile ayaklar altına almış, konuştuğuna konuşacağını pişman etmiştir.
Süleyman Demirel, gittikten sonra arkasından yayınlanan “taziye mesajları”nın içeriğine bakınca hayretler içinde kalıyor; Süleyman Demirel madem bu kadar önemli bir şahsiyetti, yaşarken neredeydiniz?
Acaba Amerika’da eski yöneticilerin baş tacı edilmesi, deyimlerinden yararlanma, iktidarda oldukları dönemlerde dünyada kurdukları dostlukları yaşatma girişimleri, “seçim kazanmışlar”ın, yeteneksizliğinden, eskilerin aklına muhtaç olmasından mıdır? Ya da bizdeki eskilere “tuzluk-saksı” yakıştırması yapacak kadar ileri giden “bizimkiler”in, yönetim alanında olağanüstü yeteneklerle donatılmış olmasından mıdır?
Hak yememiş, haksızlık etmemiş; hak yiyenlere, haksızlık edenlere güç olmamış, kol kanat germemiş tüm samimi ve gerçek Müslümanlar’a hayırlı Ramazanlar dilerim...
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN