Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Bir Muhteşem Gidiş...

Yayınlanma Tarihi : 18 - 06 - 2015 : 09:12
Süleyman Demirel, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin 50 küsur yılında, benim gibi 67-68 gençliğinin de ömrünün dörtte üçünde ve de kaderinde var olan bir insandı... Kimi zaman başbakan, kimi zaman muhalefet partisi lideri, kimi zaman siyasi mağdur ve de 7 yıl cumhurbaşkanı... Ülkemiz ve verdiği anıt hizmetlerin altında imzası bulunan mühendis bir başbakan, mühendis bir icraat adamı.... Köyden çıkmış, çobanlık yapmış, Türkiye’nin her kanadı ile yoğrulmuş bir siyasetçi, gerçek bir icraat adamı...
Türkiye’nin Morison Süleyman’ı (Amerikancı), Mason siyasetçisi, Çoban Sülü’sü ve daha nicesi...
Ve bunca yıla sığdırılmış üç ayrı siyasi ve insani kişilik...
1960-1972 arası heyecanları olan, ancak “deneyimli kurtlar” tarafından yönlendirilmiş, konuşturulmuş bir siyasetçi.
1972-1980 arasında koalisyon pazarlıklarının, siyaset cambazlarının arasında bol bol git-geller yaşamış, ordu ile “siyasi arazi” arasında sıkışıp kalmış, bu durumu söylem ve eylemlerine bol bol yansıtan bir siyasetçi.
1980 sonrası 7 yıl yasaklı bir siyasi lider ve inanılmaz şekilde değişen, olgunlaşan, filozoflaşan bir kişilik. Tam bir baba siyasetçi... İçinde taşıdığı kişilik cevheri ile, edindiği engin kültürü buluşturmuş bir dinginlik ve ongunluk dönemi.
Ve 91 yıllık muhteşem bir ömürden sonra, 2 yıldır hasreti çekilen 65 yıllık hayat arkadaşına (iki yıl önce kaybettiğimiz sevgili eşi Nazmiye Hanım ile) sonsuza dek kavuşma...
 
Hiç Oy Vermedim Ama...
 
Orta okul lise yıllarımda hayatıma giren Süleyman Demirel, biz zamanın solcu ve sosyal demokrat gençliği için tam bir “Ortadoğunun önemli ülkesi, Atatürk’ün ortadoğu bataklığından çekip çıkarıp batı medeniyetine yakın bir yere koyduğu Türkiye’yi, Amerika’nın arzularına göre dizayn etmekle görevlendirilmiş, asla oy verilmemesi gereken bir siyasetçi”ydi. Türkiye’nin ikinci yokluk yıllarının yaratıcısıydı. Ülkemizin kargaşa ya da kendini arama yıllarının (1972-1980) baş aktörüydü. Dünyamızı karartan Amerikan ambargosu yıllarında 70 cente muhtaç olduğumuzda başbakanımızdı. Siyasi hayatımıza “dün dündür, bu gün bu gün”ün “yollar yürümekle aşınmaz” gibi derin bir demokrasi söyleminin, olgunluğunun girdiği yıllar...
1980 yılında görevinden silahla uzaklaştırılmış bir başbakan ve 7 yıllık siyasi yasaktan sonra, İzmirli demokratların büyük oy katkısı ile siyasi yasağı sona ermiş ve aktif siyasete dalmış bir “Muhteşem Süleyman”, siyaset ustası ve cumhurbaşkanlığına kadar uzanan olgunluk dönemi... Onunla birlikte olgunlaşan bizler için de artık, oy verilmese de kabul görmüş bir siyasetçi...
 
Demirel’in Günahını Almışız...
 
Dün kaybettiğimiz Süleyman Demirel’in kendi yaşantımla ilgisini ve iyi yönlerini bu şekilde özetleyebiliyorum. Onunla birlikte kendi evrelerimi de gözümün önüne getirebiliyorum. Bazı güncel karşılaştırmalar yaptıkça, bazı alanlarda burnumuz sürtüldükçe, vaktiyle Süleyman Demirel’in çok günahını almış olduğumuz gibi bir sonuca varabiliyorum. O ve onun gibi siyasilerden, vaktiyle ortaya koyduğum ağır karşıtlıklardan dolayı, kendimi özür dileyecek durumda hissedebiliyorum.
Nur içinde yat Muhteşem Demokrat, Muhteşem Süleyman...
Yazı ile ilgili açıklama:
 
Süleyman Demirel’in, siyasi hayatının birinci ve ikinci dönemlerinde eleştiricek, ülkemiz ve insanımıza pahalıya mal olmuş eylem ve söylemleri de vardır. Ancak bu yazı, Peygamberimiz’in “ölülerinizi iyi yönleriyle hatırlayın, anın...” sözüne uygun olarak yazılmıştır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 
VİDEO HABERLER


YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN